Gazze güvende olursa BM'ye güven gelir

04:00, 23/09/2026, Çarşamba
Yeni Şafak
Gazze güvende olursa BM'ye güven gelir
BM kürsüsünden önemi mesajlar veren Erdoğan, konuşmasının sonunda ayakta alkışlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda liderlere Gazze’deki soykırımı durdurma ve BM’de reform çağrısı yaptı. BM’nin kan kaybetmeye devam ettiğini belirten Erdoğan, “BM’ye güven gerçekten artırılmak isteniyorsa, yapılması gerekenler bellidir: Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine güvenle bakacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Gazze’de yaşananlara dikkat çekerek, “Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir” dedi. Birleşmiş Milletler’in (BM) 81’inci Genel Kurulu kapsamında ABD’nin New York kentindeki BM Genel Merkezi’nde Genel Kurul’a hitap eden Erdoğan konuşmasında başta Gazze olmak üzere Filistin, Birleşmiş Milletler’in reformu, bölgesel çatışmalar ve uluslararası sistemin geleceğine ilişkin mesajlar verdi. Gazze’yi “çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampı” olarak nitelendiren Erdoğan, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu.

FİLİSTİN’İN SESİNİ DUYURMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: “Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim: Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti’nin Değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bugün bir kez daha Filistin Devleti’ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.”

30 YILIN EN KANLI DÖNEMLERİNDEN BİRİ

Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok. Sadece son bir yıldaki tabloya göz atmak kâfidir. Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti. Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı.

3 YILDA 74 BİN ÖLÜM

“Yalnızca Gazze’de son 3 yılda, çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı hâlen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor; eşlerinin, çocuklarının, anne ve babalarının naaşlarını çıkarıyor. İsrail’in saldırılarında ellerini, ayaklarını kaybetmiş masum yavrular, tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor. Gazze’deki hastanelerde, yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlası şu anda hizmet veremiyor.”

İÇİM PARÇALANARAK İFADE EDİYORUM

“Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım: Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Başkan Trump’ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı bin 500’ü aşmıştır. Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği hâlde İsrail Hükümeti işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria’da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs’te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişimi engelleniyor. Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor.”

BU TAYYİP ERDOĞAN’IN ŞAHSİ MESELESİ DEĞİL

“Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan, soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var.”

TEŞKİLAT KAN KAYBEDİYOR

“Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur: Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu görevini icra edemez hâle gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar derin bir hayal kırıklığı içindedir. Ama hatırlatmak isterim ki bir gün herkes, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacaktır. Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum.”

ÇOCUKLAR SİHA DEĞİL UÇURTMA GÖRSÜN

"Eğer Birleşmiş Milletler'e olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir. Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle, umutla bakacak. Birleşmiş Milletlere güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir."

ATTIĞIMIZ İMZANIN TAKİPÇİSİYİZ

“Gazze’de ise bir yıl evvel Şarm El-Şeyh’te attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum. Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin: Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz. Körfez’de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor. Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum.”

GÜVENLİK KONSEYİ REFORME EDİLMELİ

“190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne âdildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi “Dünya 5’ten büyüktür” ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir. Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken diğer yandan daha âdil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum:

* Uluslararası hukuk güçlü ve zayıfa farklı uygulanmamalı, cezasızlık sona erdirilmelidir.

* Krizlerin çözümünde bölgesel sahiplenme, iş birliği ve açık diplomasi güçlendirilmeli;

* Uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.

* İş birliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.

* Gelir adaletsizliğine karşı ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallık temelinde yeni bir paradigma oluşturulmalı.

* Teknoloji insan merkezli kullanılmalı; tekno-kutuplaşma ve dijital hegemonyanın yeni eşitsizlikler oluşturmasına izin verilmemelidir.”

HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ

“Tayyip Erdoğan olarak; vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz; ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz. Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir: Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz. Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.”

Körfez toplantısına katıldı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile Körfez İşbirliği Konseyi çok taraflı toplantısına katıldı. Trump, toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında, "Türkiye’den arkadaşım, o tam bir sert adam. Onunla uğraşmayın, o sert biridir. O harika bir adam" ifadelerini kullandı. Erdoğan ise zirve sonrası Körfez’deki sorunları çözmek için çalıştıklarını söyledi.

BMGK’da veto imtiyazı kaldırılmalı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. ‘Daha adil bir dünya’ için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız” dedi. Erdoğan, Bloomberg için “BM, Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı makale kaleme aldı.

ARTIK ERTELENEMEZ DURUMDA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünyanın tanık olduğu salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalar gibi trajedilerin, dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını belirtti. Küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğunu vurgulayan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin hâlâ İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığına işaret etti.

STRATEJİK HEDEF OLMALI

Veto imtiyazının kaldırılmasının, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü BMGK'ya ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir” dedi.

Hiç olmaması gereken engelleri aşalım

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD ile iş birliğini nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji gibi alanlarda ileriye taşımaya hazır olduklarını kaydederek, “İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz” dedi. Erdoğan, New York’ta bir restoranda düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı. Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayiinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir. Artık firmalarımız sahip oldukları donanımla ABD'de yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğimize inanıyorum. Amerika’yla iş birliğimizi ortak üretim imkânları dahil çok boyutlu şekilde derinleştirmemiz, ortak faydamıza olacaktır.”

Diplomasi trafiği hız kesmedi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York’ta hem Türkevi’nde hem de BM Genel Merkezi'nde liderlerle görüştü. Erdoğan, ayrıca Doktor Patrick Soon-Shiong ile görüştü.

LÜBNAN’A YARDIMLAR SÜRECEK

Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ı kabulünde, Türkiye’nin Lübnan’da kalıcı huzur ve istikrarın sağlanması için gayret gösterdiğini belirtti. BM Lübnan Geçici Görev Gücü’nün yerini almak üzere uluslararası bir girişime ihtiyaç olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin Lübnan halkının yanında olmaya devam edeceğini, Lübnan’a insani yardım ve tıbbi destek göndermeyi sürdüreceğini söyledi.

GÜRCİSTAN’IN EN BÜYÜK TİCARİ ORTAĞIYIZ

Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze ile görüşmesinde ise Türkiye’nin, Gürcistan’ın 18 yıldır en büyük ticaret ortağı olmasından memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, ticaret, ulaştırma ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda iş birliğini daha ileri taşıyacak adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Erdoğan, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan iş birliği mekanizmalarından en verimli şekilde yararlanılmasının da ülkelere fayda sağlayacağını belirtti.

KURTİ’DEN ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

Kosova Başbakanı Albin Kurti’yi kabulünde Erdoğan, Türkiye’nin Kosova’ya uluslararası camiada hak ettiği yeri alması için desteğinin devam edeceğini, Türkiye olarak Balkan ülkeleri arasındaki diyaloğu da desteklediklerini ifade etti.

BM MARJINDA LİDERLERLE MESAİYİ SÜRDÜRDÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının ardından da liderlerle görüşmelerini sürdürdü. İlk olarak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Merkezi'nde Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi. Basına kapalı görüşmeye bakanlar da katıldı. Erdoğan, görüşmede Türkiye ve Katar olarak ikili ilişkileri yatırım, ticaret, enerji ve savunma sanayi başta olmak üzere her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Erdoğan ayrıca Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye, İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile de görüştü. Erdoğan, Burnham'ı kabulünde, Kıbrıs Türk halkının Ada'daki egemen eşitliği ve uluslararası statüsünün tanınmadığı hiçbir formülün sonuç vermeyeceğini söyledi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de diplomasi mesaisine devam ediyor: Liderlerle ikili görüştü
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de diplomasi mesaisine devam ediyor: Liderlerle ikili görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü: Karadeniz ve Kıbrıs vurgusu
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü: Karadeniz ve Kıbrıs vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM hitabına sanal medyada yoğun ilgi: Milyonlara ulaşıp gündemin ilk sırasına yerleşti
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM hitabına sanal medyada yoğun ilgi: Milyonlara ulaşıp gündemin ilk sırasına yerleşti
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026