Savunmada ikinci atılım
04:00, 22/07/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 05:06, 22/07/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

Türkiye'nin NATO içindeki caydırıcılığına katkı sunmasının yanı sıra savunma sanayiinin teknolojik dönüşümünü de hızlandırması bekleniyor.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan küresel sistemin çöktüğünü görerek savunma sanayiine önemli yatırım yapan Türkiye şimdi yeni döneme hazırlanıyor. Silah sanayii artık birkaç şehir ve firmayla sınırlı kalmayacak. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), 81 şehirde KOBİ’leri, üniversiteleri ve teknoparkları kapsayan geniş tedarik zinciri kuracak.
Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi, Türkiye'nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Zirvede müttefik liderlerin övgüyle söz ettiği yerli ve milli savunma projelerinin ardından, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) yeni dönem yol haritasını netleştirdi. Yol haritasının merkezinde kritik savunma teknolojilerinin yerli ve milli imkânlarla üretilebilmesi için ülke genelinde güçlü bir tedarik ve üretim ekosistemi kurulması yer alıyor.
BİN 100'Ü AŞKIN PROJE YÜRÜTÜLÜYOR
SSB "Geleceğe Yön Verecek Teknoloji ve Yetenekleri Milli İmkânlarla Geliştirmek" stratejisi kapsamında halen bin 100'ün üzerinde proje yürütülüyor. Amaç, sadece bugünün ihtiyaçlarına cevap veren platformlar geliştirmek değil, geleceğin muharebe ortamında belirleyici olacak kritik teknolojileri de Türkiye'nin kendi imkânlarıyla üretebilmesini sağlamak. Bu kapsamda motor teknolojilerinden mikroçiplere, radar sistemlerinden hava savunma ağlarına kadar kritik alanlarda dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.

TEDARİK ZİNCİRİ TÜM TÜRKİYE'YE YAYILACAK
Yeni dönemin en önemli adımlarından biri de savunma sanayi üretiminin birkaç büyük firma ile sınırlı kalmaması olacak. SSB, kritik teknolojilerin geliştirilmesi ve üretilmesi için 81 şehirdeki KOBİ'leri, üniversiteleri ve teknoparkları kapsayan geniş bir tedarik ekosistemi oluşturacak. Böylece savunma sanayiinde ihtiyaç duyulan teknolojilerin yerli ve milli imkânlarla üretim kapasitesi artırılacak, üretim süreçleri hızlanacak ve sektörün krizlere karşı dayanıklılığı güçlenecek. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan küresel sistemin çöktüğünü görerek savunma sanayiine önemli yatırım yapan Türkiye şimdi yeni döneme hazırlanıyor. Silah sanayii artık birkaç şehir ve firmayla sınırlı kalmayacak.
ÇIĞIR AÇAN TEKNOLOJİLERE ODAKLANACAK
Türkiye, SİHA'larla elde ettiği küresel başarıyı yeni nesil teknolojilere taşımayı hedefliyor. SSB'nin öncelikleri arasında yapay zekâ, sürü insansız sistemler, kuantum teknolojileri, yönlendirilmiş enerji silahları (lazer) ve uzay tabanlı savunma sistemleri bulunuyor. Mevcut teknolojilerde rakiplerini yakalamaya çalışmak yerine henüz küresel ölçekte tam hâkimiyet sağlanamayan alanlara yatırım yapılacak. Böylece Türkiye'nin savunma alanındaki asimetrik üstünlüğünün daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor.
SATIN ALMAK DEĞİL ÜRETENİ YAŞATMAK
SSB'nin bir diğer önceliği ise savunma sistemlerinin ömür devri boyunca sürdürülebilirliğini sağlamak. Yerli imkânlarla geliştirilen platformların bakım, onarım ve modernizasyonunun da Türkiye'de yapılması sayesinde hem lojistik bağımsızlık güçlenecek hem de milyarlarca dolarlık kaynağın yurt içinde kalması sağlanacak. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin NATO içindeki caydırıcılığına katkı sunmasının yanı sıra savunma sanayiinin teknolojik dönüşümünü de hızlandırması bekleniyor.

Ekonomi
THY ve HAVELSAN’dan stratejik iş birliği: 12 uçuş simülatörü Türkiye’de üretilecek

Ekonomi
ASELSAN Türkiye'nin ilk Mavi Su Verimliliği Belgesi'ni aldı

Ekonomi
ASELSAN’dan 1,5 milyar avroluk imza

Ekonomi
CANiK NATO Zirvesi’nde Türkiye-ABD ilişkilerine katkı sağladı
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.