Hayat Aded ve mikdar kavramının seyri

Aded ve mikdâr kavramının seyri

“Eukleides Geometrisi ‘Süreklilik Aksiyomu’ Açısından Eleştirilebilir mi?” başlıklı ikinci makalede mikdâr kavramının en sıkı temsil edildiği Eukleides’in Elemanlar’ının modern matematik felsefesinde geliştirilen süreklilik aksiyomu açısından eleştirilip eleştirilemeyeceği tartışılıyor.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Aded ile Mikdâr İhsan Fazlıoğlu Ketebe Yayınları 2019 180 sayfa
Aded ile Mikdâr İhsan Fazlıoğlu Ketebe Yayınları 2019 180 sayfa

İDİL BAHÇE

İhsan Fazlıoğlu’nun kaleme aldığı, “Aded ile Mikdâr üst başlığı ve İslâm-Türk Felsefe-Bilim Tarihi’nin Mathemata Mâ-cerâsı” adlı kitapta bir sûret/form araştırmasının en temel iki kavramı olarak aded ve mikdârın İslâm felsefe-bilim geleneğindeki seyri masaya yatırılıyor. Üç ciltlik bir çalışmanın ilk cildi olan kitap, altı bölümden oluşuyor. Fazlıoğlu, makalelerinde bir sûret/form araştırmasının en temel iki kavramı olarak aded ve mikdârın İslâm felsefe-bilim geleneğindeki seyrini ele alıyor.

MATEMATİK DOĞRUNUN TANIMI NEDİR?

“Kaynakları ve Etkileri Açısından Aristoteles’in Sayı Tanımı” adlı ilk bölümde Aristoteles’in sayı tanımı çözümleniyor. İslâm-Türk felsefe-bilim tarihi içinde geliştirilen yeni bir sayı tanımı konusuna da değiniliyor. Bu bölümde Gottlob Frege’nin Ekim 1889’da Hermann Schubert’e yazdığı mektuptan bir alıntı yapılıyor. Frege şöyle diyor: “Bilimin hâlâ sayının mâhiyetine dair belirsizlik içinde olması bir skandaldır! Hadi sayının genel kabul görmüş bir tanımının olmamasından vazgeçtik, bari hiç değilse vakıaya mutabık olaydı.” Yazar, bu ilk makalede matematik felsefesi araştırmalarının zeminine yerleştirilen ve Aristoteles’e kadar geri giden sayının tanımı sorunun peşinden gidiyor. “Eukleides Geometrisi ‘Süreklilik Aksiyomu’ Açısından Eleştirilebilir mi?” başlıklı ikinci makalede mikdâr kavramının en sıkı temsil edildiği Eukleides’in Elemanlar’ının modern matematik felsefesinde geliştirilen süreklilik aksiyomu açısından eleştirilip eleştirilemeyeceği tartışılıyor. ‘Matematik doğrunun tanımı nedir?’, ‘Matematik nesneler nedir?’ gibi soruların cevapları aranıyor.

HARRAN KÖKENLİ MATEMATİKÇİLERİN KATKILARI

Üçüncü makalede ise İslâm temeddünündeki Harran kökenli matematikçilerin muhtelif alanlardaki katkıları ele alınıyor.Harran menşeli matematikçilerin başında gelen Sâbit b. Kurre’ye dair önemli bilgiler paylaşılıyor. Kitabın dördüncü makalesinde ise adı pek duyulmayan ‘Alemuddin Kaysar’ adlı bir matematikçinin hem hayatı hem de eserleri inceleniyor. Ayrıca mikdâr kavramına dayalı klasik hendesede çok bilinen Pythagoras teoremine Kaysar’ın verdiği farklı bir ispat metni, çevirisi ve değerlendirilmesi ile birlikte ele alınıyor. “Altın-Orda Ülkesi’nde İlk Matematik Kitabı Hesap Biliminde Şaheser: el-Tuhfe fî ilm el-hisâb” başlıklı beşinci makale kitabın en kapsamlı bölümü. Fazlıoğlu burada, Altın-Orda Ülkesi’nde kaleme alınan bir matematik eseri ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Söz konusu eser, daha iyi anlaşılması için tarihî bağlamı içine yerleştiriliyor ve Altın-Orda’nın kuruluşu, Müslümanlaşması ve yüksek İslâm kültürünün üretilmesi süreçleri ayrıntılı bir şekilde ve örneklerle birlikte çözümleniyor. Günümüze ulaşan nüshaları tanıtıldıktan sonra eserin matematik incelemesi yapılıyor. Son makalede ise kelâmcıların, tanecik fiziklerinin temel ontolojik birimi olan cevher-i ferd kavramını temellendirmek için Eukleides’in Elemanlar’ını nasıl istihdam ettikleri örneklerle gösteriliyor.

İhsan Fazlıoğlu’nun aded ile mikdâr kavramları etrafında belirli bir mantık çerçevesinde bir araya getirdiği makaleler bu alanda bilgi sahibi olmak isteyenler için önemli bir fırsat. Bu ilk cilt ve yayınlanacak diğer ciltlerdeki nihâî amacın bir sûret/form araştırması olan kadim matematiğin İslâm temeddününde hâricî ve zihnî sayılabilirlerin (ma’dûd), ölçülebilirlerin (memsûh) ve bilinmeyenlerin (mecbûr) ilişkilerini araştırmak yattığının altı çiziliyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.