Hayat Farklılıklar zenginliktir

Farklılıklar zenginliktir

Coşkun Karademir, Anadolu müziğini bağlamasıyla dünyaya taşıyor. Farklı sanatçılarla ortak projelere imza atan sanatçı “Her farklılık müzikte zenginliktir” diyor. Karademir 21-25 Ekim tarihleri arasında Budapeşte’de düzenlenecek olan Womex 20 etkinliğinde farklı ülkelerden müzisyenlerle bir araya gelecek. Karademir, “Ben bu dostluk dilini müziğimle yakalamaya çalışıyorum ve aynı düşüncelerle çalışmalarıma devam ediyorum” diye anlatıyor.

İlker Nuri Öztürk Yeni Şafak
Coşkun Karademir ve Mahsa Vahdat
Coşkun Karademir ve Mahsa Vahdat

Coşkun Karademir, Anadolu müziğini bağlamasıyla birlikte farklı coğrafyalara taşıyor. Köy köy gezmek yerine dünyayı dolaşıyor, mahalli aşıklar yerine Mahsa Vahdat, Tord Gustavsen gibi gönüldaşlar buluyor. Modern ozanlık diyebileceğimiz bir temsille yola devam eden sanatçı Secret Ensemble, Endless Path, Öz albümlerine imza attı. Karademir 21-25 Ekim tarihleri arasında Budapeşte’de düzenlenecek olan Womex 20 etkinliğinde farklı ülkelerden müzisyenlerle bir araya gelecek. Yeni albümü Silence (Sessizlik) için gün sayan sanatçı ile yolculuğunu ve deneyimlerini konuştuk.

Dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların yer aldığı Macaristan’daki Womex 20 etkinliğine katılacaksınız. Neler söylemek istersiniz?

Bildiğiniz gibi Womex, dünya müziğinin uluslararası anlamdaki en büyük oluşumu. Uzun zamandır katılım sağlıyordum ve çalışmalarımı oradan aldığım fikirlere göre şekillendirmeye çalışıyordum. Coşkun Karademir Quartet projem de bunlardan biri. Bu sene yirmincisi düzenlenen Expo’ya, Türkiye’yi temsilen seçilmek gurur verici. Emeklerimin karşılığını görmek bana doğru yolda olduğumu gösteriyor ve daha özel projeler geliştirmem için ilham veriyor. Umarım bu başarıların devamı başka sanatçılardan da gelir.

Coşkun Karademir

CİDDİ ÖVGÜLER ALDIM

Coşkun Karademir Quartet’in çalışmalarına ilgi nasıl?

Orta Avrupa, Kuzey Avrupa ve Sibirya gibi birçok coğrafyada konserler verdik. Grup olarak yaptığımız müzik Avrupalı dinleyici tarafından çok ilgi gördü. Anadolu müziğinin bir nevi minimal prototipini sunuyorduk. Ardından Avrupa’daki önemli müzik eleştirmenlerinden albümle ilgili ciddi övgüler aldım. Quartet projem devam ediyor ve ikinci albümü hazırlamaya başladım.

Tord Gustavsen, Derya Türkan, Ömer Arslan ile hazırladığınız Silence’ın (Sessizlik) tanıtımlarını dinledik. Bu albümde müzikseverleri ne bekliyor?

Tord Gustavsen ile arkadaşlığım 2017 yılında başladı. Ardından beraber yaptığımız konserlerde yakaladığımız ahenk ve uyum bizi Silence albümüne kadar getirdi. Bu albümü tasarlamaya yaklaşık iki sene önce başladım. Nihayetinde Derya Türkan ve Ömer Arslan’ı da dahil ederek Kasım 2019’da İstanbul’da kaydettik. Albüm bir aksilik olmazsa 2021 yılında Avrupa’daki bir plak şirketi tarafından yayınlanacak. Özel bir buluşma oldu. Çünkü farklı müzik tarzlarından ustaların buluştuğu bir projeydi. Tabii ki başından beri kurgum bu yöndeydi ama çıkan sonuç beni daha da mutlu etti açıkçası. Umarım bu duygularımı dinleyicilerimiz de hisseder. Albümü özetleyecek olursam; benzeri bir albümü daha önce dinlemedim, özel ve derin bir müzik ortaya çıktı.

Anadolu ve çevre coğrafyanın müzik kardeşliği mevcut. Farklı isimlerle çalıştınız. Sizi şaşırtan, besleyen, farklar, bakışlar nelerdi?

Aslına bakarsınız her farklılık aynı zamanda birer zenginliktir, müzikte de böyle. Ben uzun zamandır bu bakış açısıyla birçok ülkeden farklı tarzlara hâkim olan usta sanatçılarla konser ve albüm çalışmaları gerçekleştirdim. Bu çalışmaların tamamı belki kişisel kariyerim açısından bana bir fayda getirmiştir ama asıl sağladığı dostluktur. Ben bu dostluk dilini müziğimle yakalamaya çalışıyorum ve aynı düşüncelerle çalışmalarıma devam ediyorum. Buluşmalar sağladığım kültürler, müzikler ve sanatçılarla tabii ki teknik açıdan farklılıklar gözlemliyorum. Belki ilk anlarda zorlanıyoruz da, ama burada niyet devreye giriyor. O niyet de bir araya geldiğimiz zaman tüm farklılıklar yıkılıyor ve ortaya bir muhabbet çıkıyor. O insanlar da bu lezzeti alıyorlar ve son derece mutlu oluyorlar. Bu da doğru yolda olduğumuzun bir göstergesi bence.

SANAT İYİLEŞTİRİR

Salgın nedeniyle birçok etkinlik iptal edildi. Siz karantina sürecini nasıl geçirdiniz?

Söyleyecek çok fazla sözüm var, bir kısmını da farklı mecralarda dile getirdim, ama neticeye kavuşmadıktan sonra aynı ölçüde bir değerlendirme artık yapmak istemiyorum açıkçası. Sanatseverler bu sözlerimi inanıyorum ki anlayacaklardır. Ama özetlersem; kültür/sanat sektörüne ait herkes tükendi ve bir yasaklamayı daha kaldıramazlar. Buna dayanacak maddi ve manevi güçleri yok. Hiçbir destek almadan zaten bir seneye yakın zamandır yaşam mücadelesi veriyorlar. Birçok sektörün farklı zamanlarda ve periyotlarda aktif olabildiği şu durumda, insanlar rahatlıkla konserlere de gidebilir bence ki sanat iyileştirir, emin olun. Müziği sadece eğlence kategorisinde değerlendirip yasaklamak son derece yanlış ve eksik bir tutumdu. Umarım devam etmez bu bakış açısı ve dilerim bir daha bunu yaşamayız.

Youtube’ta birçok isimle düetiniz var. Bu tür platformların müzisyenlere ve müziğe olumlu ya da olumsuz etkisi nedir sizce?

Müzik platformlarının asıl niyetinin sadece müziklerimizi paylaşmak olduğunu söylersek bence samimi olmaz. Bu platformlar müzisyenler için aynı zamanda birer geçim kaynağı oldu artık. Bence müziğe bir zararı yok ama kazanç paylaşımları daha adil olabilir, en azından müzisyenler lehine... Olumlu etkisi şu olabilir; herkes kendi sanatını o veya bu şekilde icra edip insanların beğenisine sunabiliyor ve bu beğeninin azlığına ya da çokluğuna göre de bir kazanç elde ediyor. Bu bakımdan kendilerini ifade edebildikleri yerler aynı zamanda. Belki daha adil paylaşımların olduğu yeni ve güçlü müzik platformlarının sayısı artarsa iyi olabilir. Neticede rekabet olmayan yerde kimse müzisyenlerin haklarını gözetmez, bu böyledir.

Başarımız mutlu etti

Albümlerinizin ikisinde Mahsa Vahdat ile çalıştınız. Vahdat hakkında ne söylemek istersiniz? Onunla yaptığınız projelerin kariyeriniz açısından önemi nedir?

Beraber projeler gerçekleştirdiğim birçok önemli sanatçı gibi Mahsa da kendi alanında değerli bir sanatçı arkadaşım. Tabi uzun zamandır beraber konserler veriyoruz, albümler yayınladık, bunlarla beraber bir dostluk da oluştu. Neticede paylaştığınız şeyler aslında en kıymetliniz; duygularınız... Mahsa ile yaptığımız albümlerin Avrupa’da ciddi müzik ödülleri alması, dünya müzik listelerine girmesi vb. başarıları, ikimiz için de son derece mutluluk veren hadiselerdi. Birbirimizi iyi tanıyor ve beraber müzik yapmaktan da keyif alıyoruz. Dilerim bu zor zamanlardan sonra yeniden sevenlerimize kavuşuruz.

Bize düşen ‘Türk Arpı’nı hatırlatmak
HAYAT
Bize düşen ‘Türk Arpı’nı hatırlatmak
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.