Hayat Mutluluğun büyüsü

Mutluluğun büyüsü

Vladimir Nabokov’un mutluluğu bir direnç ve inattan beslenir. Zanganeh’in çalışması akademik bir sayım döküm değil. Onun Nabokov okumalarının merkezinde “dünyayı yeniden büyülemek için okuruz” sözü var.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Mutluluğun büyüsü
AHMET EDİP BAŞARAN

Sanatçıların mutlulukla her daim sorunları olmuştur. Belki elde edilemeyen bir istek belki yarım kalmış bir arzu belki hiçbir zaman sonu gelmeyen o uzun beklentiler, bekleyişler... Mutlu aşk yoktur, demişti Louis Aragon. Nietzsche, sanatın mutlak bir acıdan doğduğunu söylüyordu ısrarla. Acı çünkü mutluluğun konuşlandığı yerin tam karşısında insan tekinin evrensel yalnızlığı üzerinde her daim hükümrandı. Acı olmadan, acıya yoldaş olmadan, acılanmadan hangi sanatçı dilindeki kekemeliği çözebilmişti. Acının susturduğu sanatçılar vardı bir de. Bunlar bilindik meseller, bir kenarda dursun. Salt acıya meyletmeden hayatın tam ortasından, yaşamın vitrininden mutluluk fotoğrafı çeken sanatçılar da var. Vitrin güzeldir, aslında gördüğümüzü sandığımız şeylerin iç yüzlerini o vitrinde okumaksa insanın maharetine kalmış.

Vladimir Nabokov, ahir ömründe yazdıklarıyla tam da böylesi bir mutluluğun izini sürmüş bir yazar. Hayatının belli durakları ona acı veren kopuşlar ve terk edişlerle geçmiş olsa da, bu böyle. Onun kitaplarından birinin adı Karanlıkta Kahkaha. Kitabına verdiği isim bile Nabokov'un hayat ve insan algısına dair önemli ipuçları sunuyor sanırım. Karanlık ne denli kesif ve korkutucu olursa olsun, o karanlığı dağıtacak muzip bir kahkaha her zaman vardır. Nabokovvâri mutluluk tam da böylesi bir direnç ve inattan beslenir. Lila Azam Zanganeh'in Nabokov ve Mutluluk alt başlıklı Büyücü isimli kitabı Nabokov'daki mutluluk imgesinin arkeolojisi üzerine hazırlanmış önemli bir çalışma.

BU KİTABI NİÇİN OKUYALIM

Zanganeh, “Neden bunu ya da başka bir okuyalım?” başlığıyla yazdığı önsöz bölümünde Nabokov ve mutluluk özelinde kışkırtıcı sorular soruyor. Bu sorularda bir nevi kitabın yazılış hikâyesine dair önemli ipuçları görüyoruz. “Okumaktan, özellikle kitap okumaktan, der daim çekinmişimdir” diyor Zanganeh. Bu durum, belki de Zanganeh'in okuma eylemine yüklediği anlamla ilgili. Hobbes'in cümlesini aktarıyor bir yerde: “Başkaları kadar çok okumuş olsaydım, onlar kadar cahil olurdum.” Zanganeh'i korkutan, okudukça cahilleşen insan yanlarımız mı bilemiyorum ama şu da bir gerçek ki, okumaktan kaçış yok. Dünyanın cahili olmadan dünyanın bilgesi olmak ne mümkün. Bütün kadim öğretiler de “önce bildiklerinizi unutun” uyarısıyla başlamaz mı zaten?
Zanganeh, dünyayı yeniden büyülemek için okuruz, diyor. Onun Nabokov okumalarının merkezinde de bu büyülenme kelimesi var şüphesiz. Mutluluğu keşfetme sürecinde edebiyatın özelde Nabokov'un nasıl bir yeri olduğunu anlattığı şu cümleler Zanganeh'in çalışmasını okurken bize rehberlik yapabilir: Edebiyat – özelikle Nabokov – mutluluk için yalnızca bir kılavuz değil, aynı zamanda onu deneyimleme yolu oldu. Dilsel dehası ve üç dilli oluşunun getirdiği zarafetle VN, okuduğum bütün yazarlardan çok daha canlı bir biçimde uyandırıyordu mutluluğu. Nabokov okumalarının sonucunda Zanganeh, onun mutluluğun usta bir yazarı olduğuna ikna olduğu söyler.

Zanganeh'in çalışması akademik bir sayım döküm değil. Nabokov eserlerinin bilmem hangi akımın hangi sosyolojik, psikolojik sebeplerin çerçevesinde oluştuğuna dair kuramsal gevezeliklerden, bol dipnotlu sebep-sonuç karmaşasından alabildiğince uzakta. Yani demem o ki, Nabokov üzerine biyografik bir çalışmadan söz etmiyoruz burada. Hatta hayatında hiç Nabokov romanı okumamış okurlar da kitapta anlatılanlara bigâne kalacaklardır, şimdiden uyarayım. Çünkü bu çalışma Nabokov romanlarından yapılmış alıntılar, atıflar çerçevesinde Zanganeh'teki, Nabokov imgesinin etrafında dönüyor. Onun dünyasındaki Nabokov'a “mutluluk imgesi” merkezinde bir göz atmış oluyorsunuz bir bakıma. Özetle bu çalışmada mutluluğun büyüsüne kapılıp gitmiş bir Nabokov hayranı var.

MUTLULUĞUN HARİTASINDA DOLAŞMAK

Zanganeh, kitabın bir serüvenin kaydı olduğunu söylüyor. Her bölüm, girişte sunulan haritada da görülebileceği gibi bir mutluluk düşüncesine odaklanıyor. On beş bölümden oluşan çalışma teşekkür ve Nabokov atıflarının yapıldığı kaynakça bölümüyle sona eriyor. İçinde mutlaka “mutluluk” kelimesinin geçtiği bölüm başlıkları ve bölümlerin neler içerdiğine dair okuma yönergeleri okur için bir kılavuz hükmünde. Çalışma, Nabokov'un ölümüyle açılıyor. Bir hayatın sonuna bakarak, o hayatı en başından yeniden kurgulama çabası olarak da okunabilir bu tutum. Nabokov, 2 Temmuz 1977 tarihinde bu dünyadan göçtüğünde Zanganeh, henüz on aylık bir bebektir. Bu yüzden “Ehemmiyetsiz varlığımdan sonsuza dek bihaber olacaktı” der.

Hafızanın berraklığında mutluluk, geçmiş özlemiyle ve ince bir yaşanmışlık tutkusuyla iç içedir. Zanganeh, Nabokov tutkusunun kendince sebeplerini ararken, “Nabokov takıntım geçmişe duyulan özlemin doğal bir sonucu muydu?” diye sorar ve ekler: “Mahvolmuş bir geçmişten doğan hususi bir yitirme hissi miydi bu? Hem ülkesinden hem de anadilinden sürgün edilen bir romancının dokunmuş sesi miydi beni onun dünyasına dalmaya iten?” Bu yüzden sürgün, Nabokov'un dünyasını en iyi özetleyen kelimedir belki de. 1917 Bolşevik devrimiyle birlikte ülkesini terk etmek zorunda kalır Nabokov. Zanganeh, “Bir zamanlar çocukluğunu, Rusçasını ve babasını yitirerek, sürgünün saydam uçurumundan geçmiş biri olarak, VN kendisini tutkuyla mutluluğa adadı” der. Zanganeh de, ülkesi İran'dan uzak düşmüş bir isimdir ve Nabokov'a olan özel ilgisinin arkasında belki de ülkelerinden uzak düşmenin getirdiği bu kader ortaklığı vardır.

1919 yılı Nisan ayında yirmi yaşına basmasına günler kala Vladimir, kuru meyve taşıyan Umut adlı bir gemiye binerek Rusya'dan kaçar. 1938'de Paris'te küçük dairesinde İngilizce kaleme aldığı ilk romanı Sebastian Knigh'ın Gerçek Yaşamı'nı tuhaf bir ıstırap içerisinde yazmaktadır. Çünkü o, “hür, zengin ve son derece itaatkâr Rusçasını ikinci sınıf bir tür İngilizce” için terk ediyordur. Zanganeh, bu onun için “hususi bir trajedi” olmalıydı, der. Zanganeh'in çalışmanın en ilgi çekici yönlerinden birisi de onun Nabokov'la yaptığı kurgusal röportaj. Nabokov'u yakından tanımak isteyenler için bu kurgusal röportaj önemli bir imkân.
Zanganeh, kitap boyunca Nabokov'un Konuş, Hafıza; Ada ya da Arzu; Lolita; Solgun Ateş ve Edebiyat Dersleri kitapları özelinde Nabokov'un yazdıklarıyla kendi yaşadıkları ve deneyimleri arasında mutluluk fotoğrafları yakalamaya çalışıyor. Nabokov'un meşhur kelebek koleksiyonuna benzer, Zanganeh de Nabokov kitaplarından topladığı mutluluk koleksiyonlarından örnekler sunuyor bir bakıma. Büyücü, bu mutluluk koleksiyonuna göz atmak isteyenler için iyi bir tercih.



***
Büyücü: Nabokov ve Mutluluk
Lila Azam Zanganeh
Çev: Gözde Serteser
Everest Yayınları
Kasım 2015
260 sayfa

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.