Hayat Okçuluğumuz ortak miras

Okçuluğumuz ortak miras

Geleneksel Türk okçuluğu tarih boyunca alanının en iyisi olmayı başardı. Geçtiğimiz günlerde UNESCO tarafından insanlığın ortak kültür mirası olarak da kabul edilen okçuluğumuz tarih öncesi dönemde başlayan yüzlerce yıllık bir macera.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Okçuluğumuz ortak miras
Fotoğraf: Arşiv

Dünyada geleneksel okçulukta Türkiye başı çekiyor. Savaşların seyrini belirleyen okçuluk konusunda oldukça önemli bir geçmişe sahibiz. Binlerce yıl önce başlayan bu maceranın kıymeti, günümüzde yapılan araştırmalarla bilinir hâle getirilmeye çalışılıyor. Bunun son meyvesini ise geçtiğimiz hafta aldık. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Geleneksel Türk Okçuluğu’nun UNESCO tarafından insanlığın ortak mirası ilan edildi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, somut olmayan kültürel miras unsurlarının UNESCO aracılığı ile tüm dünyaya tanıtılması ve insanlığın ortak mirası olmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

HEM YAYLI HEM ATLI

Geleneksel Türk Okçuluğu, Türkiye’de gerçekleştirilen geleneksel okçuluk sporu etrafında şekillenen, yüzyıllar içinde belirlenmiş ilkeleri, kuralları, ritüelleri ve toplumsal uygulamaları, geleneksel zanaatkarlıkla üretilen ekipmanları, okçuluk disiplinleri ve atış tekniklerini barındıran bir somut olmayan kültürel miras unsuru olma özelliğini taşıyor. Yaya ve atlı olarak gerçekleştirilen farklı disiplinleri bulunan “Geleneksel Türk Okçuluğu”nun icrasında kullanılan ekipmanlar, malzeme bilgisi, beceri, sabır ve ustalık gerektiren bir zanaatkarlıkla üretiliyor. Eğitim sırasında, gençlerin kültürel değerlere ilişkin görgü ve bilgisini artırmaya, onların çevreye, doğaya saygılı ve öz disipline sahip bireyler olarak gelişim göstermelerine önem verilen unsurun güçlü bir sosyal ve eğitimsel fonksiyonu bulunuyor.

REKOR TOZKOPARAN’DA

Osmanlı Türklerinde ise okçuluk eski Türklerdeki okçuluk anlayış ve uygulayışının bir uzantısı olarak görüldü. Türklere Anadolu’nun kapılarını açmış olan Osmanoğulları ok ve okçuluğa çok büyük önem ve değer verdiler. Yüzyıllarca devam eden bu gelenek özellikle savaş meydanlarında önemli başarılar alınmasını sağladı. Ok atma konusunda dünya menzil rekoru II. Beyazıt döneminde yaşamış olan Tozkoparan İskender’e ait. Tozkoparan, 846 metreyle rekoru kırarken Japonlar 120, İngilizler ise 328 metre menzile sahipler. Bu bilgi bile okçuluk konusunda bugünde ve tarihte nasıl bir yerimiz olduğunu gösteriyor. Öte yandan 178 ülkenin taraf olduğu UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi kapsamında, Türkiye adına Temsili Listelere kaydedilen unsur sayısı, “Geleneksel Türk Okçuluğu”nun da ilanıyla 18’e yükseldi. Türkiye böylelikle Temsili Listelere en çok unsur kaydettiren ilk 5 ülke arasındaki yerini korudu.

Çin kaynaklarında da geçiyor

  • Fotoğraf :Arşiv
    Fotoğraf :Arşiv
  • Çin kaynaklarında geçen Türklerin ok ve yay sevgisini gösteren bir anektodu şöyle naklediyor: “Çinliler özellikle yağmurlu havalarda Türklere saldırıyor. Çünkü o hava şartlarında ok kullanmak pek mümkün değil. Ayrıca yay ve ok yapılan huş ağacı Türkler için çok kıymetli. Yin Dağı bir zamanlar Türklerin hakimiyetindeymiş. Zaman gelmiş dağı Çinliler almış. Hunlar bu dağın önünden geçerken ağlarlarmış. Çünkü en iyi ok ve yay yapılan ağaçlar buradaymış.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.