
Ayşe Böhürler'in TVNET'teki Türk Kahvesi programının bu haftaki konuğu ülkemizin zengin tarihi eserleri ve eski uygarlıkları hakkında 800’e yakın başvuru eserini yayımlayan Arkeolog Nezih Başgelen oldu. Başgelen, müzeciliğin kurumsallaşmasında Sultan Abdülhamid'in büyük katkısı olduğunu söyledi. Tarihi dizi ve filmlere değinen Başgelen, "Üniversite sayısı arttıkça dünya sıralamasında geriye düşmeye başladık. Film senaryoları etkisinde gelişen onların rüzgarında yeşeren bir tarihe bakıyoruz" dedi.
Gündemin gerilimli konularından uzak hayatın içinden sorularla, hem konukların hem Türkiye'nin hikayesi Ayşe Böhürler'in sunduğu Türk Kahvesi ile ekrana geliyor.
Bu hafta ülkemizin zengin tarihi eserleri ve eski uygarlıkları hakkında 800’e yakın başvuru eserini yayımlayan Nezih Başgelen'in konuk olduğu Türk Kahvesi, bugün ve her pazar saat 11.10'de TVNET ekranlarında.
Programa Türk kahvesine yönelik bir yorumla başlayan ünlü Arkeolog Başgelen, 'Çay'ın Cumhuriyeti sembolize ettiğini, kahvenin ise Osmanlı'yı temsil ettiğini' belirterek, 'Osmanlı zamanında çayın bu kadar içilen ve ilgi gören bir yanı olmadığını' söyledi.
Arkeolog olmaya nasıl karar verdiğini açıklayan Başgelen, bu durumun ilkokul 4. sınıfa değindiğini belirterek, çocukluğundan bu yana hep merak duygusunu içerisinde taşıdığını ve arkeolog olmaya 9-10 yaşlarında karar verdiğini belirtti.
İzmir Fethiye gezisinin bu kararı almasında etkili olduğunu da söyleyen Başgelen, bu gezisi sırasında bulunduğu yerlerin fotoğraflarını çektiğini ve bu çekimler için en iyisi olana kadar uğraştığını söyledi. Başgelen, bu durumun dünyasını değiştirdiğini açıkladı.
Bugün 1500'e yakın eser üzerinde imzası bulunan Başgelen, bunun sadece bilinen sayı olduğunu belirtti.
Savaş döneminde arkeolojik çalışmalarında yeterince çalışmalar sürdürülemediğini belirten Başgelen, Gazi Mustafa Kemal, ilk arkeolog ekibinin yurt dışına gitmesinde öncülük ettiğini belirtti.
"Dizi film olacak kadar heyecanları serüvenler. Müzeciliğin başlangıcında Abdülmecid'in büyük bir önemi var. Onun Yalova seyahatiyle başlayan bir dönem. İlk kez Batı'ya giden ve Batı'daki müzeleri gören padişahımız Abdülaziz'dir. Hatta trene ilk kez binen ve Türkiye'ye gelmesinde katkısı büyüktür. 'Tren gelsin isterse yatak odamdan geçsin' demiştir.
- "Günlük siyaset akışında kültür konuları en sondan geliyor. Üniversite sayısı arttıkça dünya sıralamasında geriye düşmeye başladık. Film senaryoları etkisinde gelişen onların rüzgarında yeşeren bir tarihe bakıyoruz. Belge bilgi inceleyerek değil. O yüzden biz Şehzade Mustafa'nın farkında sonradan oluyoruz. Hürrem'i sevmiyoruz. İbrahim Paşa'ya gıcık oluyoruz. Birden bire o diziler perspektifinde değerler oluşuyor."







