Necip Fazıl'dan insan ilişkilerine dair: "Para"
00:00, 22/09/2013, Pazar
Yeni Şafak
Necip Fazıl'dan insan ilişkilerine dair: "Para"
Şehir Tiyatroları, Ekim ayında perdelerini açıyor. Birbirinden değerli oyunlar yine sahnenin tozuyla buluşacak ve seyirci karşısına çıkacak. 3 Ekim 2013 tarihinde 27 oyunla başlayacak 2013-2014 sezonunda dünya ve Türkiye tiyatrosundan birçok önemli eser ile genç yazarlara ait oyunlar sahnelenecek. Balkan Göçünün 100. Yılı anısına sahnelenecek Fehime Seven'e ait 'Türkiye Kayası –Bir Göç Hikayesi-' Üstad Necip Fazıl Kısakürek'e ait 'Para' adlı oyun, Ziya Osman Saba'ya ait, 'Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi', NAzım Hikmet'in yazdığı ''Yolcu', Türk öykücülüğünün önde gelen ismi Sait Faik Abasıyanık'ın hayatına değen ve geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören 'Meraklısı için Öyle bir Hikaye' de seyirciyle buluşacak. Elbette, birçok çocuk oyunu da yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ile minik tiyatro severlere ulaşacak, onlara tiyatro sevgisi aşılayacak.
Göç, acılar üstünde yeni bir hayattır
Osmanlı'nın en acı hikayelerinden biridir, Balkanlardan çıkmak zorunda kalması. Milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından oalrak, Anadoluya sığınmak zorunda kalmıştır. İşte Fehime Seven'in 'Türkiye Kayası –Bir Göç Hikayesi-' bu acı hatıralardan bir örnek sunuyor. Türkiye Kayası, Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan bir ailenin öyküsünü anlatıyor. Geçmişlerini, anılarını ve hayallerini yaşadıkları yerde bırakıp yeni ümitlerle yola çıkan ailenin hikayesi izleyici ile buluşuyor.
Kapitalizme sahnenin tozunu yutturmak
Dünyamızın 2008 yılında yaşadığı ve etkisi hala devam eden mali kriz ve sonrasında Batılı ülkelerde yaşanan sosyal ve ekonomik çöküntü, kapitalizmin bedelini çok net şekilde ortaya koyuyordu. Çağdaş Türk Tiyatrosu'nun önemli yazarları arasında yer alan Bilgesu Erenus, Arka Bahçe adlı oyununda kapitalizmin tarihsel gelişimini, küreselleşmenin sonuçlarını eleştirel bir bakışla ele alıyor. Erenus adeta kapitalizme sahnenin tozunu yutturuyor.
Necip Fazıl'dan insan ilişkilerine dair
Son olarak 1941'de sahnelenen üstad Necip Fazıl Kısakürek'e ait 'Para' oyunu, yeniden tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşuyor. Sevgi, dostluk, güven ilişkilerinin, paranın belirlediği düzen ve işleyiş karşısındaki olumsuz yanını sorgulayan, 1940'lardan günümüze paranın olumsuz yüzünü sahneye taşıyan 'Para' adlı oyunu Engin Gürmen yönetiyor.
İstanbul ve kaybolan değerler
Dünyamızın 2008 yılında yaşadığı ve etkisi hala devam eden mali kriz ve sonrasında Batılı ülkelerde yaşanan sosyal ve ekonomik çöküntü, kapitalizmin bedelini çok net şekilde ortaya koyuyordu. Çağdaş Türk Tiyatrosu'nun önemli yazarları arasında yer alan Bilgesu Erenus, Arka Bahçe adlı oyununda kapitalizmin tarihsel gelişimini, küreselleşmenin sonuçlarını eleştirel bir bakışla ele alıyor. Erenus adeta kapitalizme sahnenin tozunu yutturuyor.
Deli dolu bir Roman öyküsü
1984 doğumlu genç yazar Firuze Engin'in yazdığı Hıdrellez, Şehir Tiyatrolarının genç kalemleri seyirciyle buluşturma projesinin bir ürünü. Meriç nehri kıyısında yaşayan coşkulu 'Romanlar'dan hüzünlü bir aşk öyküsü olan 'Hıdrellez', ruhu ne kadar özgür olursa olsun, sevdiğinin gönlünde tutuklu kalan genç bir kızın çaresizliğini ve yalnızlığını konu alırken, bir dönemin siyasi acılarına da tanıklık ediyor.
Hiç eskimeyen bir klasik
Batılılaşmaya özentimizin net fotoğrafı bu oyunda. Lüküs Hayat, Türk toplumunun Batı ile yüzleşmesi ve bu çerçevede yaşanan gülünçlükleri sahneye taşırken, bu durumun değişmezlerini 25 yıldır sahnede diri tutuyor. Oyunda yüzümüze tutulan ayna batılılaşma özentisinin ortasına düşmüş halktan insanların durumudur. Bir nevi cumhuriyetin dayattığı çarpık modernleşme anlayışı, Lüküs Hayat'ta trajikomik halleriyle ortaya konuyor.
Sait Faik'in İstanbul'u
Ünlü bir öykü yazarının gözünden İstanbul'u dinlemeye var mısınız? Savaş Dinçel, Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden Sait Faik'in öykülerinden, anılarından, yazılarından yola çıkarak onun şahitliğinde dolu dolu bir İstanbul turu yaptırıyor izleyenlere. 'Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye' izleyenleri, önce Burgazada, ardından Karaköy, Tünel, Beyoğlu, Hristaki Pasajı ve Taksim Parkı'na götürüyor.
Kırk Haramiler sahnede
Ali Baba ve Kırk Haramiler, 'açıl susam açıl' sözüyle zihnimize kazınan, hepimizin çocukluğumuzda tanıştığımız bir masal. Bu masalın iyi ve kötü, açgözlülük ile elindekiyle yetinme gibi yaptığı karşılaştırma hepimizin malumu. İşte şehir tiyatroları bu masalı sahneye taşıyarak, çocuklarınıza bu değerleri anlatmanın da bir yolunu açmış. Siz siz olun bu güzel masalı mutlaka çocuğunuza izlettirin.
Gözleri kapatmamak için…
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım yakın dönem Türk siyasal tarihine keskin bir bakış. 31 Mart Olayı ile başlayan ve 1960 yılının ortalarına kadar devam eden süreçte, ülkemizin siyasal ve toplumsal durumu tüm gerçekliğiyle yansıtılıyor. Düzene ayak uyduramamanın ve haksızlıklar karşısında yaşanan bir hayatı sahneye yansıtan oyunun yazarı Haldun Taner.
Lale Devri sonrasına bir bakış
Musahipzade Celâl'in yazdığı, İstanbul Efendisi ile Osmanlı'nın Lale Devri'nden sonraki gündelik yaşantısını ve sosyal ilişkilerini hicvediyor. Bir toplum eleştirisi olan İstanbul Efendisi, geçmişten günümüze
bir köprü kuruyor.
Zengin işi
İktisadi sınıflar arası ayrımdan/çatışmadan ve onların gündelik ilişkilerinden nasıl bir trajikomik hikaye çıkar? Zengin Mutfağı'nda 1970'ler Türkiyesi'nde zengin köşkündeki hizmetlilerin, o yıllardaki toplumsal kavga içinde taraf olup olmama konusunda yaşadıkları olaylar trajikomik bir anlatımla sunuluyor. Ayrıca Epik Tiyatro'nun ülkemizdeki önemli örneklerinden olan oyun, alt sınıf insanlarının yaşamsal ve düşünsel seçimlerini sorguluyor.
Başlıklar :








