Fotoğraf albümü / “Türkiye'den Film Var” Festivali-Bakü (11-16 Kasım 2008)

Ali Murat Güven
01:00, 30/11/2008, Pazar
Yeni Şafak
Fotoğraf albümü / “Türkiye'den Film Var” Festivali-Bakü (11-16 Kasım 2008)
Fotoğraf albümü / “Türkiye'den Film Var&#822

11-16 Kasım tarihleri arasında, “Türkiye'den Film Var” adlı uluslararası festivali yerinde izlemek üzere, Kültür Bakanlığı ve SİNEBİR'in (Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği) davetiyle Azerbaycan'daydım.

Başkent Bakü'nün en güzel tiyatro binası konumundaki “Teatr Hadimleri İttifakı'nın tamaşa salonu”nda dört gün boyunca süren toplu gösteri, sırasıyla Astana (Kazakistan), Aşkabat (Türkmenistan), Bişkek (Kırgızistan)'ı ziyaret eden bu stratejik organizasyonun dördüncü ayağını oluşturmaktaydı.

Festivalde Azerî sinemaseverlere Türk sinemasının son dönemde ürettiği 9 önemli film ücretsiz olarak sunulurken, seçkide yer alan 2007 yapımı “Kabadayı”nın yönetmeni Ömer Vargı ve yapımcısı Mine Vargı da filmleri için Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'nde düzenlenen görkemli “Ortaasya Galası”na katıldılar.

Kültür Bakanlığı ve SİNEBİR, Türkiye'ye karşı pek de dostça hisler beslemeyen Özbek lider İslam Kerimov'un bizden gelen her şeye karşı alabildiğine mesafeli ve soğuk bürokrasisini aşmayı başarabilirlerse, bu güzel festival önümüzdeki günlerde Özbekistan'ın başkenti Bişkek'e de taşınacak; böylelikle oradaki soydaşlarımız da çağdaş Türk sinemasının başyapıtlarıyla buluşma fırsatı elde edecekler.

Normal koşullarda, yıllardır her yurt dışı gezimin ardından yapageldiğim üzere, bu geziyi de en küçük bir ayrıntısını bile atlamadan uzunca bir yazı dizisine dönüştürmeyi planlıyordum. Üstelik de Azerbaycan'ın şimdiye kadar ziyaret ettiğim onca ülke arasında özel bir yeri ve önemi vardı benim için. Ne de olsa dedemin, babamın öz yurduydu.


/resim/site/0260d4a4f2e0d1f18a2by.jpg

Bakü'deki ilk sabahımızdan bir hatıra… Türkiye Büyükelçiliği'nde düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısında, Turizm ve Tanıtma Müşavirimiz Melda Araz hanımefendi (en sağda) ve festivale ilişkin sorularına cevap verdiğim iki Azerî bayan meslektaşımızla birlikte...

Ancak, sayfamızın üçüncü yayın yıldönümünü -kendi çapımızda- kutladığımız geçen pazar günü ve sonrasındaki hafta boyunca okurlarımıza egemen olan şaşırtıcı “serinlik”, böylesine meşakkatli bir gezi yazısını hazırlamak üzere bilgisayarın başına oturduğumda, çok geçmeden benim de aynı serinliği kapıp duygusal açıdan “nezle olmama” yol açtı. Malûmunuz, uzun ve esaslı yazılar döktürebilmek için insanın en azından bir parça “havasında” olması gerekiyor. “Motivasyon”, bizim mesleğimizin ekmeği ve suyudur; onu bulamadığınızda içinizden tek bir satır bile yazmak gelmez.

Görebildiğim kadarıyla, okur cephesindeki hiç kimsenin benden “Azerbaycan izlenimlerimi” falan talep ettiği yoktu. Gezi nedeniyle ara verdiğimiz haftanın ardından güç bela bilgisayarımın başına geri dönüp canımı dişime takarak yetiştirdiğim irili ufaklı onca “ciddi” yazı ve bunlara tepki olarak karşımda bulduğum o ilginç “mezar sessizliği”nden sonra, Bakü serüvenlerine ilişkin tek satır yazmasam da hiç kimsenin keyfinin kaçmayacağı yönünde güçlü bir izlenime kapıldım. Hele de dünyanın hemen her köşesinden okurları bulunan popüler bir sinema sayfasına üçüncü yaş gününde hafta boyunca topu topu üç adet “kutlama mesajı” gelince, en az 2-3 günümü alacak olan böylesine kallavi bir yazı yerine, uzun süredir ihmal ettiğim çocuklarıma biraz daha yönelmemin, hem mesleğim hem de babalık görevlerim adına çok daha yararlı olacağına karar verdim.

Velhasıl, bizim okur profilimizi, bu sayfalar üzerinde kurmaya çabaladığımız kültür ve sanat meclisine katılım noktasında harekete geçirmek biraz zor…


/resim/site/0360d4a39ab0d1f18a1by.jpg

Bu festivalden sonra belleğimdeki “sinemasal hatıralar” galerisindeki ayrıcalıklı yerlerini alan iki güzel insan… Geçen sezonun büyük yankı uyandıran yapıtlarından “Kabadayı”nın Azerbaycan galası vesilesiyle festivale katılan ünlü yönetmen Ömer Vargı ve aynı filmin yapımcısı olan değerli eşi Mine Vargı ile Bakü'de çıktığımız geziden…

Ne tür taklalar atarsanız atın, nicedir genel bir bezginlik, boşvermişlik ve heyecansızlık hâli egemen durumda bahçemize…

O yüzden, geceleri gündüzlere katıp, yazı işleri müdürlüğünün haftalık olarak talep ettiğinden çok daha fazlasını (üstelik de yalnızca internet edisyonunun müdavimleri için) üretmeye çabalamanın çok da fazla bir anlamı yok gibi…

Bu yüzdendir ki Bakü izlenimlerimi yazmak amacıyla tam yerime oturmuştum ki ekranda bir-iki paragrafı ardada sıraladıktan sonra, “Derdin ne oğlum senin?” diyerek tekrar yerimden kalktım.

Sanırım çok da iyi yaptım. Ki bundan sonra da hep böyle yapacağım. Madem ki bu gazetenin film eleştirmeniyim, o hâlde filmlerimi eleştirdiğimde ve katıldığım etkinliklerle ilgili kısa birer haber yaptığımda aslî görevim tamamlanmış demektir; daha fazlası için ölesiye çırpınmanın gereği de yok, karşılığı da…

Orada beş gün boyunca verdiğim gazetecilik emeklerinin bütün bütün heba olup gitmemesi için de, altlarına açıklamalar konulmuş bir “fotoğraf galerisi” oluşturmakla yetindim; ille de merak edenler için bu sayfaya onları dizerek paylaşmış olacağım Bakü gezimizin ilginç anlarını ve anılarını…

Açık söyleyeyim ki bazen “Dubai'den satın aldığı iç çamaşırları”nı ya da “düzensiz regl hâli”ni konu edinen yazılar yazdığında okurlarından e-posta kutusunu bloke edecek sayıda mesajlar alan Ayşe Arman ve Pakize Suda gibi meslektaşlarımı acayip derecede kıskanıyorum.

Mesleklerini böylesine coşkun bir “feed-back” yağmuru eşliğinde, büyük bir zevkle yapıyorlar çünkü…


* * *

FESTİVAL İÇİN ÖZEL TEŞEKKÜRLER


- “Türkiye'den Film Var” festivalinin önceki üç ayağıyla birlikte Azerbaycan-Bakü bölümünü de büyük bir başarıyla organize eden Wadi-İstanbul Ajansı'na ve onun “bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji deposu” görünümündeki başkanı Sayın BÜNYAMİN ATMACA'ya,

- Bu organizasyon için seçtiği harika filmler, oyuncular, yönetmenler, yapımcılar ve müzisyenlerle ülkemizin –kaba saba bir partizanlıktan kendini kaybetmiş durumdaki- sanat çevrelerine “Türk sineması, hiç bir politik takıntı sergilemeden, en demokratik biçimde ve bütün renkleriyle birlikte nasıl tanıtılır” dersi veren SİNEBİR ve onun değerli başkanı Sayın İSMAİL GÜNEŞ'e,

- Büyük bir ileri görüşlülük sergileyerek böyle bir organizasyona imza atan Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Sayın ABDURRAHMAN ÇELİK'e,


/resim/site/0450d4a21f60d1f189fby.jpg

Öyle her zaman kolay kolay oluşamayacak türden, ilginç bir dörtlü kombinasyon… Hürriyet'ten Ahmet Hakan Coşkun, hayatı boyunca ne “sağ”a ne de “sol”a yaranamamış olan ülkücü yönetmen İsmail Güneş, Milliyet'ten Ömer Erbil ve biraz Yeni Şafak'ı biraz da kendisini temsilen ben, Bakü caddelerinde geziniyoruz.

- Organizasyonun, benim de katıldığım Bakü ayağında bizzat yer alarak hem ekibe moral veren, hem de çalışmaların başarıyla yürütülmesini yerinde denetleyen Sinema Daire Başkanı Sayın Nejat Gökçe'ye,

- Bizleri ve yanımızda getirdiğimiz filmleri birinci sınıf bir protokol ile ağırlayan Türkiye Cumhuriyeti'nin -tek kelimeyle muhteşem- Bakü Büyükelçisi Sayın HULUSİ KILIÇ ve değerli eşine,

- Kültür ve Tanıtma Müşavirimiz Sayın MELDA ARAZ hanımefendi ve Türkiye aşığı Azerî şair-yazar Sayın NİZAMİ ZÖHRABİ başta olmak üzere, himayelerinde düzenlenen bu festivalin başarıyla tamamlanması için canla başla çalışan Bakü Büyükelçiliğimiz'in -istisnasız- bütün mensuplarına,

- Organizasyonun diğer aşamalarıyla birlikte bu bölümüne de çeşitli biçimlerde destek veren TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı), TÜRKSOY (Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi), TRT ve Başbakanlık Tanıtma Fonu'nun değerli yöneticilerine…

En içten saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Türk sinemasının dış dünyaya ve özellikle de nicedir ihmal edilmiş bulunan kardeş coğrafyalara açılımı adına, elbirliği içinde çalışarak son derece anlamlı bir organizasyona imza attınız.

Üstelik bunu da devletin kıt kaynaklarını çarçur etmeksizin, son derece ekonomik davranarak yürüttünüz ki sizlerin dört ayrı ülkedeki sinemaseverlerin ayağına giderek gerçekleştirdiğiniz bu festivalin toplam bütçesinin, yerinde durarak düzenlenen herhangi bir ulusal festivalden daha pahalıya mâlolmadığı apaçık ortadaydı.


/resim/site/0520d4a0a610d1f189eby.jpg

Ahmet Hakan Coşkun, Bünyamin Atmaca ve İsmail Güneş'e gecenin o vakti yolun ortasında ne anlattığımı gerçekten hiç hatırlamıyorum; ancak muhataplarımın yüzlerine yayılan gevrek gülümsemeden anlıyorum ki onları pek mutlu eden şeyler söylemişim.

Emeği geçen ve başarı için koşturan herkesin eline, dimağına ve de yüreğine sağlık…

Gazetem ve şahsım adına hepsini can-ı gönülden kutluyorum.

Ben katılımcıları arasında olayım ya da olmayayım; hiç mühim değil. Fakat, Türkiye'nin ve Türk sanatının dünya sahnesindeki aydınlık geleceği adına, sizlerden mutlaka bu tür organizasyonların devamını bekliyoruz.


* * *

AZERBAYCAN HAKKINDA ÇEŞİTLİ KAYNAKLAR


1992-HOCALI KATLİAMI HAKKINDA ÇEŞİTLİ KAYNAKLAR:


/resim/site/0620d49f08b0d1f189dby.jpg

Bu fotoğraf da tarafımdan “Festivale Azerbaycan medyasının ilgisi ne düzeydeydi?” sorusunu yöneltebileceklere net bir cevap olsun diye çekildi. Yönetmen Ömer Vargı, “Kabadayı”nın Türkiye Büyükelçiliği'ndeki galasında ardı ardına gelen röportaj taleplerini karşılamaya çalışırken...


/resim/site/0710d49d8e60d1f189cby.jpg

Mine ve Ömer Vargı çiftiyle bir başka hatıra karesi… Bakü gezimiz sırasında, Hazar denizi kıyısında çay içmek üzere mola verdiğimiz ıssız bir kafeteryada…


/resim/site/0810d49c1800d1f189bby.jpg

Hazar'ın soğuk dalgalarının vurduğu o ıssız sahil kafeteryasından bir başka kare: Bizlere beş gün boyunca eşlik ederek Bakü'nün tarihi ve doğal güzelliklerini canla başla tanıtan, karakteri de adı gibi güzel mihmandarımız Latif bey…


/resim/site/0910d49984e0d1f189aby.jpg

Bakü'de edindiğim yeni dostlardan bir diğeri: Halen Azerbaycan'ın en çok izlenen üçüncü televizyonu konumundaki, yarı Azerbaycan-yarı Türkiye sermayeli Hazar TV'nin program müdürü, güleryüzlü ve konuksever kardeşimiz Ahmet Gül… Aslen Türkiyeli olup kanaldaki yöneticilik görevi nedeniyle yaklaşık bir yıldır Bakü'de yaşayan Gül, "Eminönü'nde denize karşı bir yere çöküp kokoreç yeme özlemi" haricinde, kendisini asla gurbette hissetmediğini söylüyordu o güzel muhabbetimizde. Bu fotoğrafı da yönetmen İsmail Güneş ile birlikte, onun yönetimindeki Hazar TV'de bir programa konuk olduktan sonra çektirdik.


/resim/site/1010d497afe0d1f1899by.jpg

Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Melda Araz, SİNEBİR Başkanı-yönetmen İsmail Güneş ve bendeniz, Hazar TV'nin en popüler günlük kuşak programlarından birine canlı yayın konuğu olarak festivali anlattık. Ki sonradan sevinç içinde öğrendim ki bu program Türkiye'de de bir çok okurumuz tarafından izlenmiş.


/resim/site/1120d4960da0d1f1898by.jpg

“Türkiye'den Film Var” festivalinin mimarlarından, SİNEBİR Başkanı ve yönetmen dostumuz İsmail Güneş ile bir diğer Bakü hatırası…


/resim/site/120d4949d10d1f1897by.jpg

Türk sinema sanatçıları ve medya mensupları, Bakü'de bulundukları beş gün boyunca ülkede faaliyet gösteren -ikisi devlete ait- toplam 8 televizyon kanalına konuk oldu ve bir düzineden fazla yazılı basın organıyla da söyleşiler gerçekleştirdiler. Bu muhteşem PR trafiğinin ardında ise Bakü büyükelçiliğimizde görev yapan Türkiye âşığı bir isim vardı. Fotoğrafta en solda görülen, Azerî şair ve yazar Nizami Zöhrabi… Sevgili gönül dostumuz Zöhrabi, festivalin Azerbaycan kamuoyuna tanıtımı noktasında yüksek bir başarıya ulaşılabilmesi için tek kelimeyle kendisini yerden yere vurdu. Öyle ki Bakü'den ayrılırken, neredeyse konuşup görüşmediğimiz hiç bir basın-yayın organı kalmamış gibiydi!


/resim/site/130d4930e40d1f1896by.jpg

Azerbaycan Türkçesinin Türkiye Türkçesinden -göze ve kulağa hoş gelen- farklılıkları, bu ülkeye ilk kez giden bütün Türkler gibi kısa sürede bizim de en gözde geyik malzemelerimizden birine dönüştü. Fotoğraf makinem zırt-pırt arızalandığı için ne yazık ki caddelerde karşıma çıkan en renkli örnekleri görüntüleme imkânını bulamadım. O yüzden, sigara otomatının üzerindeki şu uyarıyla yetinmeniz gerekiyor: “Sigaret çekmek, sizin sağlamlığınız üçün tehlikelidir!”


/resim/site/140d49122e0d1f1895by.jpg

Bu da Bakü gezimizden neşe yerine hüzünle bezeli bir hatıra… Ermeni ordusunun 25-26 Şubat 1992'de, Karabağ bölgesinde Rus birliklerinin desteği eşliğinde gerçekleştirdiği Hocalı Kasabası Katliamı'nda, yarısına yakını kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 2000 Azerî şehit edilmişti. Kurbanların cenazeleri sonradan Bakü'nün merkezinde kurulan görkemli bir şehitliğe (Şehitler Hiyabanı) taşındı. Gezimizin ilk gününde şehitliğe yaptığımız ziyaret sırasında, adını bilmediğim bir soydaşımın mezarı başında kendi kendime çektim bu kareyi… Hocalı Katliamı'nın acısı Azerî toplumunun ortak belleğinde daha dün yaşanmışçasına taze ve yakıcı bir hâlde duruyor. Ermenilerce gasp edilen Karabağ toprakları yeniden Azerbaycan'a bağlanmadan da bu acı geçecek gibi değil…


/resim/site/150d48b5110d1f1894by.jpg

Bakü'de beş gün boyunca karşılaştığım hemen her Azerî'ye şunu sordum: "1992'de, Ermeniler topraklarınıza saldırdığında savaş sanatı konusunda deneyimsiz, silahsız ve de hazırlıksızdınız Pekiyi, bugün yeniden saldırsalar, tavrınız ne olur? Kendinizi bu kez dış saldırılara yeterince hazırlıklı hissediyor musunuz?". İstisnasız hepsi, “O günler geride kaldı. Bir kez daha toprak koparmaya kalkışırlarsa oyarız onları” diyerek cevap verdi bu soruma, “Kara, hava ve deniz gücüyle topyekün Türk ordusu tarafından yetiştirilen, tam techizatlı, yüzbin kişilik aslî bir ordumuz var. Gerekiyorsa bir 500 bin kişi de ânında gönüllü olarak silah altına girer. Böyle bir yalnızlık ve gaflet tarihte yalnızca bir kez olurdu ve ne yazık ki 1992'de oldu. Ancak, Karabağ er ya da geç bu topraklara yeniden bağlanacaktır!”. Ülkesinin şehitlerini ziyarete gelen bu küçük komando ve onu oraya getiren öğretmeni de beş gün boyunca çevremden duyduğum bu sözlerdeki kararlılığın âdeta bir kanıtı gibiydi. Ermenistan “Bu iş nasıl olsa böyle gider” diyerek hiç heveslenmesin; çünkü Azerîler Hocalı ve Karabağ'ı asla unutmuyorlar.


/resim/site/160d489fcd0d1f1892by.jpg

Ve bu da “Türkiye Türkleriyle Azerbaycan Türklerinin arasındaki muhabbet tam olarak ne düzeyde?” diye soranlara yanıt olabilecek bir fotoğraf: Bakü'nün en güzel meydanı… Yanıbaşında Hocalı şehitlerinin mezarları… Biraz ilerisinde 1918 yılında Bakü'yü İngiliz ordusu ve Ermeni çetecilerden kurtarmaya gelen (ve de kurtaran) Osmanlı birlikleri komutanı Nuri Paşa ile o çatışmalarda şehit olan binin üzerindeki Türk askerinin anısına dikilmiş güzel bir anıt… Tam ortada Osmanlı stili bir cami ve meydandaki direklerde de karşı karşıya iki bayrak... Biri Türkiye, biri de Azerbaycan bayrağı… Bilemiyorum, durum yeterince açık mı?


/resim/site/170d4889cd0d1f1891by.jpg

Ata topraklarına vedâ edeceğimiz gün, Bakü'deki en büyük ve en gösterişli elçilik binası olan Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'nin girişinde çektirdiğimiz bir hatıra karesi: İsmail Güneş, Nizami Zöhrabi, Bünyamin Atmaca ve ben…


/resim/site/180d48719c0d1f188fby.jpg

Mihmandarımız Latif bey, Bakü gezisinin ilk gününde tam tekmil hazır bulunan kafilemize, hemen karşıdaki “Azerbaycan Respublikası'nın Millî Meclisi”ni tanıtıyor.


/resim/site/190d485e6a0d1f188dby.jpg

Bir Azerî olarak gezi boyunca benim keyfim gayet yerindeydi ve hiç bir yabancılık çekmeksizin bulduğum her yerde bu ülkenin simge yemeklerinden “bozbaş”ı mideye indirip durdum. Fakat, bol yağlı ve ilginç baharatlarla bezenmiş Azerî yemeklerinin ekipteki herkese iyi geldiğini söylemek biraz zordu. O yüzden de midesi hassas bazı arkadaşlarımız son karışına kadar bir sürü ıvır zıvırla donatılan masalardan bile yarı aç-yarı tok kalktılar.


/resim/site/200d4849160d1f188cby.jpg

(Sağdan sola)Yönetmen Ömer Vargı, SİNEBİR Başkanı İsmail Güneş, yapımcı Mine Vargı ve Telif Hakları-Sinema Genel Müdürlüğü Sinema Daire Başkanı Nejat Gökçe, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'nde düzenlenen basın toplantısında Azerî medyasının sorularını yanıtlarken…


/resim/site/210d4834ac0d1f188bby.jpg

Bu da yine kolumu olabildiğince açarak, kendi başıma çektiğim karelerden biri…Ortaasya Türk cumhuriyetlerine gittiğinde kendini kaybedip ilk olarak diskotek ve pavyonların nerede olduğunu soran geleneksel “Türk tüccar profili”ne inat, biz de “Cuma”da Bakü'nün en güzel camisindeydik.


/resim/site/220d48042a0d1f188aby.jpg

Bakü'nün “köhne şehir” olarak adlandırılan, tarihî yapılarla dolu sur içi bölümü, bu ülkeyi ziyarete giden herkesin mutlaka ve en öncelikli olarak görmesi gereken bir kültür mirasına ev sahipliği yapıyor. Nitekim, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü Sinema Daire Başkanı Nejat Gökçe ve organizasyonu yapan Wadi-İstanbul Ajans'ın yöneticisi Bünyamin Atmaca da UNESCO tarafından "dünya kültür mirası" listesine alınan bu bölgede gördükleri muhteşem güzellikteki tarihî binaları âdeta büyülenmiş bir vaziyette uzun uzun incelediler.
Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026