Z ve Alfa kuşağı sinemada maneviyat istiyor
04:00, 05/09/2026, Cumartesi
Yeni Şafak

Arşiv.
Sinemayı yeniden canlandırma noktasında arayışta olan Hollywood’da ilginç bir araştırma yayınlandı. Buna göre Z ve Alfa kuşakları, beyaz perdede dini/manevi hikayeler görmek istiyor.
Sinemayı yeniden canlandırma noktasında arayışta olan Hollywood’da ilginç bir araştırma yayınlandı. UCLA bünyesindeki Center for Scholars&Storytellers (CSS) tarafından yapılan araştırmaya göre Z ve Alfa kuşakları, beyaz perdede dini/manevi hikayeler görmek istiyor. O kadar ki, araştırmaya katılan gençlerin yüzde 97’si dini içerikler sayesinde manevi olarak ilham bulduğunu ya da rahatladığını belirtiyor.
GENÇLER HOLLYWOOD’UN DİNE BAKIŞINDAN BEZMİŞ
İlginç verilerden biri de Hollywood’un dine bakışına dair kanaat…
Araştırmaya göre yeni nesil izleyiciler, Hollywood’un dini sadece “aşırılıkçı/baskıcı” bir unsur olarak gösteren klişelerinden bezmiş durumda. Derinlikten uzak, didaktik “vaaz” filmleri de istenmiyor. Gençler, inancın günlük hayattaki sıradan yönlerini, karakterlerin şüphelerini, travmalarını ve içsel hesaplaşmalarını içeren yapımlar arzu ediyor.
HOLLYWOOD İÇİN CİDDİ KAZANÇ KAPISI!
Elbette Hollywood söz konusu olunca ‘para’ konuşmak lazım. Zira ticari sinemanın derdi kazançtır. Araştırmaya göre Hollywood’un dini ve maneviyatı kucaklaması bir tercih değil zorunluluk. Zira ekonomik ve sosyolojik gereklilik olarak ciddi bir kazanç kapısı.
Örnek olarak Angel Studios imzalı animasyon müzikal David verilebilir. Vizyonda 80 milyon dolar civarında küresel gişe hasılatı elde ederek yapımcılarını memnun etti. Ayrıca The Chosen serisinin sinema versiyonları ve The King of Kings gibi yapımlar da bu alandaki potansiyele işaret ediyor.
Neticede Hollywood’un dini dışlamak yerine kucaklaması hem temsilde adalet hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından zaruret. Dolayısı ile yakın zamanda daha çok dini içerikli yapım göreceğimiz kesin.
TÜRKİYE’DE DURUM FARKLI MI?
Peki, bu durumu ülkemiz açısından yorumladığımızda ne sonuç çıkar?
Bu konuya dair elimizde son dönem verisi yok. ABD’dekine benzer bir araştırma yapılmış değil. Ancak genel tablo ve son 20 yıldaki dönüşüme baktığımızda Türk izleyicisinin de inancı ile barışık ve tarihiyle kavgalı olmayan filmleri görmek istediği aşikar. Zaten son 20 yılda değişen sosyo-kültürel yapı ve ekonomik sınıfsal dönüşüm sebebiyle bunu gözlemleyebiliyoruz. Televizyon dizilerinden sinema filmlerine kadar geniş bir üretim ağında hikayeler artık din ve maneviyat ile kavga eden değil, anlayan ve anlamlandırmaya çalışan çerçevede…
YENİ BİR DAMAR BEKLENTİSİ VAR MI?
Haliyle ülkemizde de Hollywood’daki beklentiye benzer konuları ele alan yapımların çoğalmasının gerektiğini söyleyebiliriz. Yeşilçam’da bir dönem olumsuzlukları bünyesinde toplayan din adamının ve dindar tiplemesinin artık nadiren görüldüğünü söyleyebiliriz. Olumlu ve anlamaya çalışan örneklerin çoğalmasının ticari sinema için iyi bir kanal olacağını ön görmek zor olmasa gerek. Bağımsız sinemanın da dini karakterler ve unsurlarla barışık, anlam ve duygu peşinde olan hikayelerle yeni damarlar yakalayabileceğini vurgulamak lazım.

Hayat
Şimdi gerçekleri anlatma zamanı

Dünya
Hollywood yıldızlarından Filistin'e destek: 20 ünlü oyuncu Mervan el-Bergusi için imza attı

Hayat
Sinema bileti çok mu pahalı?