Fantastik Sinema sadece fantezi değildir!
04:00, 08/08/2026, Cumartesi
Yeni Şafak

Örümcek Adam.
Önce The Odyssey, sonra da Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün, sinemada gişeyi salladı. İki filmin 2 haftada yaptığı toplam hasılat 2 milyar doları aştı. Fantastik sinemanın ne olduğu ve neden bu kadar etkili olduğu üzerine de düşünmek gerek. Belki de zamanı ve zemini tanımlayan en güçlü araçlardan biri fantastik sinemadır.
“Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün”, bütün zamanların açılış hasılat rekorlarını kırdı. Gişedeki yükselişi de devam ediyor. Daha 8 günlük performansla yılın en çok izlenen filmi oldu bile… 1,3 milyar dolar hasılatı geçti. 2 milyar doları aşması bekleniyor. Bir önceki Örümcek Adam filminin (Eve Dönüş Yok, 2021) 1,9 milyar dolar hasılata ulaştığını düşünürsek kendi rekorunu kıracak gibi.
Ve elbette Marvel evreninde geçen filmlerle de yarıştırılıyor. Zira küresel gişeyi belirleyen Hollywood yapımlarının en çok izlenenleri Marvel filmleri. Bu evrenin en çok izlenen filmi 2019’daki “Avengers: Endgame” (2,79 milyar dolar)… Şimdi Örümcek Adam bu seviyeye ulaşır mı? Zannetmiyoruz fekat yaklaşacağı kesin.
MARVEL NE ANLAM İFADE EDİYOR?
Peki, nedir Örümcek Adam’ı ya da Marvel Evreni denen şeyi bu kadar çekici yapan?
Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün filmi ile başlayalım…
Hikaye ya da işleyiş açısından hakiki bir “yepyenilik” beklemeyin. Öyle bir şey yok. Serideki sıkıcılığı gidermek ve akıcılığı canlandırmak için yapılan küçük sürprizler var elbet. Ama bunlar da sinemaya bir şey katacak, akıllardan çıkmayacak şeyler değil.
Tom Holland’ın oyunculuğunun daha sahici, izleyicinin bağ kurmasına müsaade ettiğini söyleyebiliriz. Elbette hikayenin de bunda payı var. Daha insan bir Örümcek Adam görüyoruz.
Filmin teknik başarısından bahsetmek gereksiz olabilir. Zira Marvel filmlerinin en büyük başarısı teknik zaten. Hatta bu filmde tekniğin albenisine kapılmayan bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz. Zendaya vitrin mankeni olarak yer alırken, filmin ikinci yarısında gördüğümüz Sadie Sink’in oyunculuğunun filmin en iyi göstergesi olduğunu söyleyebiliriz.
Görüldüğü gibi Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün için söylenecek kötü bir şey yok. Bu tarz filmleri sevmiyorsanız zaten sevmezsiniz (Ben de mesafeliyim fekat hedefleri doğrultusunda başarılı bir film). Ama bir Avengers: Endgame kadar mekanik değil. Diğer birçok Marvel filmi kadar tekniğe saplanmamış. Genel olarak Örümcek Adam serisini buraya koyabiliriz. Marvel’in en insani tarafı belki…
NEREDEYSE BİR ASIRLIK BİRİKİM KULLANILIYOR
Marvel Evreni, Hollywood’da birilerinin, bir gün otururken aniden akıllarına gelince oluşturdukları bir ortam değil. -Birçoğunuz bildiği gibi- Marvel Evreni, 1939’da Martin Goodman tarafından Timely Comics adıyla kuruldu. Neredeyse bir asır önce temelinin atıldığını söyleyebiliriz. Yani ABD (ya da Batı) kendi birikimini kullandı. Kapitalist dünyanın yegane kurtarıcısı ABD, sinema eliyle kurtarıcı olarak tescillendi. Hollywood bunun için var zaten. Ve bunu sadece kahramanlık filmleri yaparak, filmlerle tarihi yeniden yazarak yapamasınız. İnsanlara hayal de satmanız lazım.
HAYAL KURMAK MI, HAYAL SATMAK MI?
Evet hayal. Evet satmak!
Fantastik sinemanın en ciddi tehlikesinin insanlara sunduğu hayal dünyasını, kahramanlık kıstaslarını, ahlaki çizgileri, insani tanımları tektip hale getirmesi olduğunu söyleyebiliriz. Zaten Hollywood, Soğuk Savaş sürecinde ve tamamlanınca zaferini ilan eden kapitalist küresel sistemin en güçlü araçlarından biri değil mi?
Modern zamanın ‘sahibi’ olan Batı’nın en iyi yaptığı şey, elkindeki her türlü aracı kitlesel etkiye dönüştürebilmesi. Zaten kapitalizmin ilgilendiği de fert olarak insan değil, bireysellik pompaladığı insana mümkün olduğu kadar çok şey satabilme ihtimalidir!
İnsanın hazzına ve tüketimi teşvik etmedeki hızına oynayan kapitalizmin kullanışlı aracı olan sinemanın; en gösterişli kanalı olan ticari sinemanın; taşıyıcısı olan Hollywood’un; en çok faydalandığı janr olan fantastik sinemanın; en çok rağbet gören basamağı Marvel…
TANIMLAR, KABULLER VE DAYATMALAR…
Haz, hız, hayal, tehlike, kahramanlık, aşk, nefret, tutsaklık, kurtuluş ve ne ararsanız var… Fantastik sinema kırmızı çizgisi, küresel sistemin kullanışlı alanı olan her yerdir. Ve bu da sürekli yeniden tanımlanır. Bu çizgiler gittikçe genişlemektedir. Her kuşak ve dönem ile yenilenir. Çünkü daha çok satmak, daha çok kişiye ulaşmak, daha çok kişiyi etkilemek, daha çok kişiye ulaşmak, daha çok tanım yapmak, insani değerleri ve dengeleri daha çok sarsmak, daha çok kişiye ulaşmak ve neticede daha çok satmaktan başka emel yoktur.
İşte Marvel’ı ve fantastik sinemayı güçlü kılan şey budur. İnsanoğlunun kaçtığı ya da kontrol altında tutmak istediği şeyleri hedefler. Sinema salonuna mahsus bir sarsılma yaşadığınızı sanarsınız ama hayatınıza dair tanımlamaları yeniden yaparsınız. Sinemanın genel olarak etkisi de budur zaten. Lakin fantastik sinema büyük oranda gençleri hedeflediği için her dönem yeniden tanımlanma yaşandığını söyleyebiliriz.
Belki de zamanı ve zemini tanımlayan en güçlü araçlardan biri fantastik sinemadır. Ne dersiniz?

Hayat
Sinemayı yerli yapımlar mı kurtaracak?

Hayat
Türk destanı anlatılmayan sinema eksiktir

Hayat
Nolan’ın filmi heyecanı karşılıyor mu?
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.