Gözyaşı Çetesi adlı dizinin senaristi Ali Ulvi Hünkar, üç kadının hikayesini anlattığı dizinin senaryosunu karısı için yazdığını söyledi
Daha önce Cesur Kuşku, Yeditepe İstanbul, Sultan Makamı dizileri ile Güz Sancısı adlı sinema filminin senaryosunu yazan Ali Ulvi Hünkar, şu sıralar ATV'de yayınlanan Gözyaşı Çetesi'nin senaryosunu kaleme alıyor. Senaryolarında kadını üstün tuttuğunu belirten Hünkar, kadının hayatta erkekten daha üstün konuma geçtiğini bu nedenle kadının üstün olduğu öyküler yazdığını belirtiyor.
Hünkar şöyle konuşuyor; "Kadın bir gün gideceğini bili-yor, evlenip kocasının evine gidiyor, başka bir yere gidiyor ama erkek bilmiyor. Aslında her an göçe hazırlar, kadını her zaman belirsiz bir şey bekliyor. Kendilerini buna hazırlıyor ve bu, onları pratik anlamda üstün hale getiriyor. Ben de buradan çıkarımlar yaparak yazıyorum." Hünkar, "Nasıl oluyor da kadınları bu kadar iyi tanıyorsunuz?"sorusuna; "Bunun üzerinde hiç düşünmedim" diyerek cevap veriyor ve ekliyor; "Kadın dünyasını anlıyorum ancak anlamak için özel bir çaba sarfetmiyorum"
Ali Ulvi Hünkar, dizinin hikayesini ise şöyle özetliyor: "Kendini gerçekleştirmiş ancak kalpleri boş 3 kadının kalplerini doldurma çabası içinde nasıl komik duruma düştüğünü anlatıyordu dizi. Ancak sanırım izleyicinin güçlü kadın sevmemesi nedeniyle bu pek tutulmadı. Kadınlar, akıllı kadın görmek istemiyor. Benim kadınlarım akıllı, maddi durumu iyi ama seyirci istemedi" Hünkar, şimdi dizinin Deniz ve Cevahir'in aşkları ihtimalleri üzerine gideceğini söylüyor. Dizide üç yalnız kadından Berrin karakterini canlandıran Ayşe Şule Bilgiç, Hünkar'ın sadece kadınları değil, insanları da çok iyi anladığını belirtiyor. Dizinin başta daha kadın ağırlıklı bir dizi olduğunu ifade eden Bilgiç, "Reyting kaygıları nedeniyle dizi erkek dizisi gibi oldu. İlerleyen bölümlerde bu değişim görülecektir" diyor.
Kadınların hikayesinden yola çıkarak aşka ve insan hikayele-rine yer veren Gözyaşı Çetesi dizisinin senaristi Ali Ulvi Hünkar, bu diziyi eşi için yazdığını söylü-yor. Diziyi, eşinin Meg Ryan ve Julia Ruberts filmlerini çok beğenmesi üzerine, kendisinin "Ben daha iyisini yazarım" demesiyle ortaya çıktığını anlatan Hünkar, daha sonra eşinin de hikayeyi beğendiğini belirtiyor. Senaryolarını eşinin yanında yazdığını anlatan Hünkar, İzmir'de Çeşmealtı'nda ormanın içinde yaşadıklarını belirtiyor. Tüm gün evde olduğunu, eşinin de çalışmadığını belirten Hünkar, iki çocuklarıyla mutlu bir hayat sürdüklerini söylüyor.
Dizide Seda karakterini canlandıran Sibel Taşçıoğlu da Gözyaşı Çetesi'nin, insanların mutsuzlukları çaresizlikleri ve yalnızlıklarını anlattığını belirtiyor. Senarist Ali Ulvi Hünkar'ın kadınları çok iyi gözlemlediği fikrine katılan Sibel Taşçıoğlu, kadınların herşeye ağlayabildiği için dizinin adının da Gözyaşı Çetesi olduğunu dile getiriyor.






