Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Ekonomik büyüme moral verdi

Ekonomik büyüme moral verdi

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Pazartesi 2020 yılının 4. çeyrek büyüme rakamları açıklandı ve yılın tamamına ait büyüme tablosu netleşti.

Türkiye ekonomisi, küresel salgın yılında OECD ülkeleri arasında tek ve G20 ülkeleri arasında 2. yüksek büyümeyi gerçekleştirdi.

Dünya tarihinin en yüksek oranlarda piyasa daralması-ekonomik küçülmeleri yaşadığı bir dönemde Türkiye’nin yüzde 1,8 oranında büyümesi dünyayı şaşırtmış, ülkemiz açısından da moral kaynağı olmuştur.

**

2020 büyümesinde önemli ayrıntı tarım ve sanayideki reel artışlardır. Özellikle imalat sanayiinin 4. çeyrekte yüzde 10,5 düzeyindeki artışı büyümenin niteliği ve istihdama katkısı noktasında sevindiricidir.

Özellikle Sanayi Bakanlığı'nın teşvikleriyle makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüksek artış (yüzde 38,7) sanayi büyümesinin devam edeceği ipuçlarını vermektedir. Bu bağlamda sabit sermaye yatırımlarındaki artış (yıllık yüzde 6,5) büyümedeki sağlıklı gelişiminin ve gelecekle ilgili iyimserliğin de yansımasıdır.

Yine hanehalkı (yüzde 8,2) ve kamu tüketimi (yüzde 6,6) artışları büyümeyi belirleyen önemli harcama kalemleri olmuştur.

Turizm ve diğer hizmetler sektörü (yüzde 4,3) ve inşaat sektöründeki küçülmeye (yüzde 3,5) rağmen büyüme gerçekleşmiştir.

İç talep kaynaklı büyüme kaçınılmaz olarak enflasyonu da (yüzde 15) yükseltmiştir. Ayrıca, genişletici politikalar neticesinin yansıması olarak bütçe açığı ve cari işlemler açığı artmıştır.

**

Şunu söylemek gerekiyor; özellikle ekonomide yaşanan istikrarsızlıklar durumunda para ve maliye politikalarının aktif kullanılması kaçınılmazdır. ABD, AB, İngiltere, Japonya ve diğer ülkeler mutlak ve nispi anlamda çok daha yüksek dozda genişletici para ve maliye politikaları uygulamış (IMF bunların şeceresini tutuyor, merak edenler bakabilir) ama negatif büyümeden kurtulamamışlardır.

Burada Türkiye’nin potansiyelinin ortaya çıkartılması bir tarafa, yapılan müdahalelerin ne derece anlamlı ve yerinde olduğunu da ortaya koymaktadır.

Büyümenin arka planında kredi genişlemesi (yüzde 21) ve kamu bankaları aracılığıyla uygulanan düşük faiz politikası etkili olmuştur. Özel tüketim (yıllık yüzde 8,2) ve yatırımlardaki (yüzde 10,3) artışın büyüme üzerindeki etkisinden bunu görmekteyiz.

Devletin bütçe açıkları pahasına özellikle sosyal harcamaları artırması da büyümede etkili bir başka faktör(yıllık kamu tüketimi yüzde 6,6 artmış).

**

Ekonomilerin daralma (resesyon-depresyon) yaşadığı dönemlerde genişletici para ve maliye politikaları uygulanması gerektiği lisans düzeyinde iktisat dersi alanların bile anlayabileceği politik bir reaksiyondur.

Genişletici para politikalarıyla (kamu bankaları öncülüğünde uygulanan düşük faiz ve kredi genişlemesi) alınan ekonomik sonuçlar (pozitif büyüme) zamanlama doğruluğunu da teyit etmektedir.

Ekonomi politikaları zaman zaman birbiriyle çatışan hedefleri (büyüme ve enflasyon çatışması gibi) içerir. Bu çatışmaları uyumlaştıran politika tercihleri bir yönetme sanatıdır. Özellikle dinamik bir ekonomik yapıya sahip Türkiye gibi gelişen ülkelerde daha büyük-yetenekli sanatçıya ihtiyaç vardır. Çünkü politika kısıtları ve çatışmalar çok daha güçlü ve fazladır (genç nüfus, fiyat hareketleri, kur ve faiz oynaklığı, yabancı sermaye hareketleri gibi değişkenlerin aktifliği). En önemli kısıt da döviz ihtiyacının ve dolayısıyla kurların stabilize etme güçlüğüdür.

Bu politika zorlukları bilinmesine rağmen, dünyanın zor süreçten geçtiği bir salgın döneminde, dünya ekonomi basınının övgüyle haberleştirdiği Türkiye’nin pozitif büyümesini; uygulanan politik araçlardan, artırılmış kırılganlıklardan, dolar cinsinden GSYH azalışından (reel büyüme var ve kurlar arttığı için -2020 yılında dolar kuru yüzde 20 artmış- bu doğal, hadi bir de satınalma gücüne göre GSYH hesabı yapalım) bahsederek değersizleştirmeye çalışma en basit ifadeyle absürd kalmaktadır.

**

Sonuçta; büyüme rakamı hem uluslararası imaj bakımından, hem toplumun morali bakımından önemli bir motivasyon kaynağı olmuştur.

Tabii ki, pandeminin neden olduğu sosyo-ekonomik yaraları, özellikle düşük gelirli kesimin hayat standardındaki kayıpları telafi edici aktif sosyal politikalara devam edilmelidir.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.