Yazarlar Nerde o eski bayramlar

Nerde o eski bayramlar

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Dini bayramların Türk toplumunda ve kültüründe çok önemli ve ayrı bir yeri var.

Toplumların kültürleri; tarihi yaşanmışlıkların birikimini, değere dönüşmesini, ilişkilerin gücünü, ortak hareket edebilme duyarlılığını, birlikte hareket etme özelliğini yansıtır.

Dini bayramların bir ibadet boyutu, bir de kültürel davranış moduna dönüştürülen dini ritüel boyutu var.

Kurban kesimiyle, bir taraftan dini bir yükümlülüğü yerine getirilmesi; bunun gelenekle birleştirilerek bir yaşam kültürüne dönüştürülmesi, diğer tarafta kesilen kurbanın özellikle fakirlere dağıtılması ve bu sayede yardımlaşma ikliminin ortaya çıkması söz konusudur.

**

Geçmişten günümüze bayram geleneklerinde ve özellikle ritüellerinde ciddi bir yozlaşmanın olduğunu görmekteyiz.

Bunun arka planındaki en önemli faktörlerden biri ataerkil aileden çekirdek aileye doğru hızlı dönüşümdür.

Bazı aileler geleneklerini yaşatmakta; bayramlara sıla-i rahim, anne babaların elini öpmeye, hal hatır sormaya, onlarla hem-hal olmaya, yeni doğan ya da büyüyen balaları dedeler ninelerle tanıştırmaya ve bütün aileyi bir araya toplayan zengin bayram kahvaltılarına devam etmekteler.

Bu tamamen anne babanın çocukları yetiştirme tarzıyla, popüler kültürün benimsenmemesiyle ve çocukların geleneğe sahip çıkmaları ile alakası var.

**

Bizlerin hatırladıkları çocukluk bayramlarında; yeni elbiseler giyinme, büyüklerin elini öpmeler, bayram harçlıkları, bayram şekerleri, bayram için hazırlanan tatlılar, büyüklerin bayram sohbetleri, eş dost akraba ve mezarlık ziyaretleri en temel bayram rutinleriydi.

Her ritüelin toplumsal ilişkileri güçlendirme bağı olduğunu düşünüyorum.

Ha bir de zaman zaman kurban kesimini izlerdik.

Prof. Dr. Ali Murat Daryal “Kurban kesmenin psikolojik ve metafizik temelleri” kitabında insanların kan görmeleri ile içlerindeki vahşi duyguların tedavi edileceğini (acıma-merhamet duygularını geliştireceğini), bu nedenle kurbanın başında bulunmasının Peygamberimiz'in tavsiyesi olduğunu yazar.

Daryal hoca insanların “kandan tiksiniyorum onun için kurbana bakamam” söyleminin tam da İslam’ın, insanların içindeki vahşi (Freud saldırganlık diyor) duyguların kurbanla tedavisi düşüncesine uygun olduğunu belirtmektedir.

Kurban kesmenin başlıca şartı kişinin kurbanı kendi kesmesi, kesemiyorsa birisine kestirirken başında bulunmasıdır.

Son dönemde bu ritüel profesyonelleştirildi. Kurban kesilen mekanda bulunulsa bile çoğu kez kurbanı kesilirken görmek mümkün değil.

Hatta büyük marketler kurbanı size et olarak satar pozisyona bile geldi.

Profesyonel kişilere kurbanlar kestirilip paylaştırılıyor ya da bir kuruma hediye edilip kurban fakirlere dağıtılıyor.

Bu durum ise kurbanın ibadet boyutunun ne derece sağlıklı olduğunu sorgulanmasına neden olmaktadır. Çünkü, kurban kanı akıtmak vacip, etini dağıtmak sünnettir.

**

İsmail peygamber kurban edilirken koç inmesi, kurbanın ömrü uzattığı olarak yorumlanmaktadır.

Yine kurban kesmek nesillerin artışına, berekete, çoğalmaya neden olur yorumları da çıkarılmaktadır.

Kurbanın (koç-koyun için asgari 1 yaş) belirli yaşa gelmiş olması şartı aynı zamanda hayata saygı olarak anlaşılmalıdır.

Kurban mali güce göre kesilen bir ibadet de değildir. Çok zenginler de, az gelirlilerde 1 tane kurban kesiyor.

Yine kurban et için kesilmez ve kazası söz konusu değildir.

**

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Kurban Bayramı ritüellerinin ataerkil aileden çekirdek aileye evrilme sonrasında büyük ölçüde azaldığını, insanların bayramları tatil yapma fırsatı olarak değerlendirdiklerini söyleyebiliriz.

Özellikle teknolojinin de gelişmesiyle; telefondan sesli ya da görüntülü aramanın anne babayı ve aileyi bayramlarda hatırlamaya yetecek bir davranışa indirgendiğini görmekteyiz.

Sosyal yardım boyutu belli kurumlar eliyle yapılabilmektedir. Bu sayede kurbanın komşu ilişkilerini geliştirme boyutu da dışlanmıştır. Dolayısıyla çok önemli bir sosyal iletişim aracı devre dışı bırakılmaktadır.

Bugünkü uygulamalarla kurbanın dini rükünlerinin ne ölçüde sağlıklı yerine getirildiği de tartışılır.

**

Nerede o eski bayramlar deyimi nostaljik bir aforizmanın ötesine taşınmıştır. Bu arayış bayram ritüellerindeki büyük değişimin-yozlaşmanın bir yansımasıdır.

Bizleri birlikte-ortak hareket eden toplum formuna taşıyan bayram fırsatlarını tatile dönüştüren yoz-seküler akımın rüzgarından kurtulmamız gerekiyor. Aile fertlerine de bu noktada ciddi yükümlülükler düşmektedir.

İbadet şuuruyla nice bayramlara ulaşmamız dileğiyle…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.