24 Haziran seçimlerine günler kala Adil Öksüz’e ait kritik

04:0018/06/2018, Pazartesi
G: 18/06/2018, Pazartesi
Bülent Orakoğlu

Darbe görünümlü, Türkiye’de iç savaş çıkarma suretiyle ülkemizin işgal edilmesine zemin hazırlamaya yönelik kanlı 15 Temmuz kalkışması FETÖ’cü terörist TSK imamı Adil Öksüz tarafından planlanmıştı. Adil Öksüz diğer bir sivil imam Kemal Batmaz ile birlikte kalkışma planlarını Pensilvanya’da terörist başı Gülen’e imzalatarak kısa sürede Türkiye’ye dönmüş ve ordu içindeki FETÖ’cü militanlarla birlikte ülkemizin genel güvenliği ve Türk milletini hedef alarak başarısızlıkla sonuçlanan kanlı isyanı başlatmışlardı.

Darbe görünümlü, Türkiye’de iç savaş çıkarma suretiyle ülkemizin işgal edilmesine zemin hazırlamaya yönelik kanlı 15 Temmuz kalkışması FETÖ’cü terörist TSK imamı Adil Öksüz tarafından planlanmıştı. Adil Öksüz diğer bir sivil imam Kemal Batmaz ile birlikte kalkışma planlarını Pensilvanya’da terörist başı Gülen’e imzalatarak kısa sürede Türkiye’ye dönmüş ve ordu içindeki FETÖ’cü militanlarla birlikte ülkemizin genel güvenliği ve Türk milletini hedef alarak başarısızlıkla sonuçlanan kanlı isyanı başlatmışlardı. İsyan Türk milletinin, cansiparane bir şekilde tanklara ve darbecilerin savaş uçakları ve helikopterlerine karşı dik durması, devlet –millet işbirliğinin en üst düzeyde ortaya konması sayesinde kısa bir sürede başarısız kılınmıştı. Başarısız darbe sonrasında Türkiye’de yapılan operasyonlarda örgüt yapılanması büyük bir darbe alan FETÖ ana karargahını Almanya’ya taşımıştı.



Darbenin en önemli ve kilit isminin en önemli darbe delili ile Akıncılar Üssü’nden yargı ve güvenlik güçlerine sızmış kripto FETÖ’cülerin müdahalesiyle bırakılması sonrasında Adil Öksüz kısa sürede kayıplara karışmış kendisini yakalamak üzere görevlendirilen özel yetişmiş timler de Adil Öksüz’ü günümüze kadar yakalayamamışlardır. Bu durum güvenlik güçlerimizin başarısızlığından çok Adil Öksüz’ün terör örgütünün ana çekirdeğini oluşturan sivil imamların 1 numarası olmasıyla doğrudan ilgilidir. Zira Türkiye başta olmak üzere 100’ü aşkın ülkede ülke imamı olarak görev yapan mahrem imamlar Adil Öksüz’ü gizleyebilecek kapasitededirler. Bu durum neredeyse gizlenme ve saklanma konularında uzmanlaşmış bir terör örgütüyle karşı karşıya olduğumuzun açık bir göstergesidir. Netice olarak, ülkemizde Adil Öksüz üzerinden yapılan tartışmalar ve analizler giderek algı operasyonlarının havada uçuştuğu ülkeler arası istihbarat savaşına dönüşmüş görünüyor. Sosyal medya platformlarında Adil Öksüz’ün İngiltere, ABD, Almanya ve Türkiye’de olduğuna yönelik çeşitli iddialar ortaya atıldı. 15 Temmuz darbe girişiminden günümüze 4 binden fazla firari FETÖ’cüye kucak açan Almanya’da yaklaşık 70 binin üzerinde FETÖ’cü olduğu tahmin ediliyor. Bu nedenle 15 Temmuz sonrasında Türkiye’den kaçan FETÖ’cü firarilerin Almanya’daki örgüt elemanlarınca korunduğu, kendilerine kalacak yer temin edildiği, oturum ve iltica talepleri konusunda destek sağlandığı bu konuda Alman makamları ile FETÖ arasında iyi ilişkiler olduğu biliniyor.

Anadolu Ajansı’na yapılan bir ihbarda, FETÖ’nün sözde TSK imamı darbeci Adil Öksüz’ün Almanya’nın başkenti Berlin’de örgüte ait bir evde saklandığı bilgisi adres bilgileriyle birlikte öne sürülmüştü. Alman yetkililerin İnterpol’ün kırmızı bülten ve tutuklama emriyle aradığı Adil Öksüz’ün tutuklanmasını ve Türkiye’ye iadesini Federal Adalet Bakanlığı’nın reddettiği haberi ‘Tagesspigel gazetesinde’ yer almıştı. Aynı haberde, Alman güvenlik makamlarının bu nedenle Adil Öksüz’le ilgili çekingen davranarak, Adil Öksüz’ün sadece kaldığı yer tespiti yapılmıştı. Ancak Eyalet Kriminal Dairesi’nin devlet güvenlik birimi Adil Öksüz’ün korunmasına ilişkin tedbirler aldığı bilgisi haberde iddia edilmişti. Oysa 2017 yılının son ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda birden fazla kez görüşen Merkel ikinci kez aradığında Öksüz’ün Almanya’da olduğuna yönelik iddiaları inandırıcı bulduğunu bu nedenle Adil Öksüz’ü yakalama kararı çıkarttıklarını bizzat Erdoğan’a söylemişti. Merkel’in Türkiye’ye karşı bu ani pozitif değişimi 2018 yılı içinde de devam etmiş, Der Spiegel dergisi geçen haftaki sayısında, Alman hükümetinin artık FETÖ’ye bakışını gözden geçirmekte olduğunu yazmış, Türkiye’nin FETÖ konusundaki uyarılarının ciddiye alındığını vurgulamıştı. Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın Şubat ayında hazırladığı gizli bir raporu kaynak gösteren Der Spiegel, ülkesinin örgütün faaliyetlerini yeniden gözden geçireceğini belirterek kritik olarak görülen FETÖ ile mücadelenin başlayabileceği belirtilmişti. Gizli raporda ’’Özetle FETÖ’nün antidemokratik bir yapı ve organize suç örgütünü andırdığı, FETÖ’nün yıllar içinde Türkiye’de başta emniyet ve adli kurumlar olmak üzere devlet kurumlarına sızan tehlikeli gizli bir paralel yapı olduğu nitelendiriliyor‘’ FETÖ ile ilgili bu açıklamalar 2018 Haziran ayı içinde yapıldığına göre Merkel Türkiye’ye karşı çift taraflı bir oyun mu oynuyor yoksa federal devlet veya yargısı ile Merkel arasında sorunlar mı yaşanıyor? Veya Almanya’da varlığı hala tartışılan Avrupa Gladyosu’nun Alman istihbarat teşkilatları içinde etkinliği devam mı ediyor? ABD ve Almanya arasındaki ekonomi savaşları tam gaz devam ediyor. Merkel düşmanımın düşmanı dostumdur stratejisiyle Türkiye’ye yaklaşıyor. Federal Alman polisi eğer Adil Öksüz’ü yakalayıp Türkiye’ye teslim ederse ABD’nin FETÖ’ye bilinen desteğinin resmiyet kazanması söz konusu. Gerçi, Türkiye’de CIA’nın kullandığı FETÖ’cü ajanların 17/25 Aralık ve 15 Temmuz’daki faaliyetleri ve darbe teşebbüslerinde ABD Büyükelçisi John Bass ve elçiliğin oynadığı rol tüm yönleriyle ortaya çıkarıldı. Bu durum Adil Öksüzün yakalanmasının ehemmiyetini azaltmış görünse de FETÖ elebaşı Gülen’in Pensilvanya’da kalmasını zorlaştırır kanaatimce.

24 Haziran seçimlerine az bir zaman kala AA tarafından Adil Öksüz ve akrabalarıyla ilgili kritik resim ve görüntülerin medyaya servis edilmesiyle ilgili bir gazetede yer alan habere göre konunun uzmanları FETÖ’cü teröristlerden Adil Öksüz’ün seçimden önce Türkiye’ye getirilebileceğine yönelik bir seçim yatırımı olarak değerlendirilmiş ve bu konuda Türkiye, ABD ve Almanya arasında bir anlaşma yapıldığı iddiası ortaya atılmış. Benim kanaatim ise bu resim veya görüntülerle Adil Öksüz’ün ailesi üzerinden FETÖ’cü üst düzey firarilerin himmet parasıyla gözleri kamaştıran o lüks yaşamları gözler önüne serilerek himmetin kesilmesi veya hakiki itirafçıların çoğalması amaçlanmış. En önemlisi de Adil Öksüzün kaçmasında önemli rol aldığına yönelik şüpheli kripto FETÖ’cülerin paniğe kapılmaları sağlanarak açık verebilecekleri düşünülmüş olmalı. Zira devletin en üst düzey yetkililerinin Adil Öksüz’ü yakaladık veya yakalamamız an meselesi açıklamalarının başka bir izah tarzı yok.

#FETÖ