ABD Büyükelçisi John Bass’ın FETÖ ile dansı

04:0011/10/2017, Çarşamba
G: 18/09/2019, Çarşamba
Bülent Orakoğlu

ABD İstanbul Başkonsolosluğu’nda irtibat görevlisi olarak görev yapan FETÖ mensubu Metin Topuz siyasi, askeri casusluk ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya teşebbüs suçlamasıyla tutuklanmıştı. Metin Topuz’un itirafları sonunda Başkonsolosluk’ta görevli vize işlemlerini takip eden, Mete C. isimli şahsın eşi Sevil C. ve kızı FETÖ elebaşı Gülen’in BankAsya’ya para yatırın talimatına uydukları gerekçesiyle gözaltına alınmışlardı. Mete C.’nin konsoloslukta saklandığı tahmin edilmekte olup yakalanması yönünde

ABD İstanbul Başkonsolosluğu’nda irtibat görevlisi olarak görev yapan FETÖ mensubu Metin Topuz siyasi, askeri casusluk ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya teşebbüs suçlamasıyla tutuklanmıştı. Metin Topuz’un itirafları sonunda Başkonsolosluk’ta görevli vize işlemlerini takip eden, Mete C. isimli şahsın eşi Sevil C. ve kızı FETÖ elebaşı Gülen’in BankAsya’ya para yatırın talimatına uydukları gerekçesiyle gözaltına alınmışlardı. Mete C.’nin konsoloslukta saklandığı tahmin edilmekte olup yakalanması yönünde çalışmalar devam etmekte iken ABD Büyükelçiliği tarafından, Türkiye’ye vize kısıtlaması getirildiği açıklanmıştı. Türkiye de misilleme olarak aynı şart ve gerekçelerle ABD’ye vize uyguladığını açıklamıştı.


17/25 Aralık sözde soruşturma dosyalarını ajan Topuz mu ABD’ye götürdü?

FETÖ’cü savcı, polis ve komutanlarla, Gezi, MİT TIR’ları, 17/25 Aralık ve 15 Temmuz kalkışması ve kumpaslarında irtibat içinde olduğu anlaşılan Metin Topuz, talimatları konsoloslukta görevli Federal Narkotik (DEA) polisi Jason Sondoval’dan aldığını itiraf etmişti. ABD ajanı Topuz, firari savcı Zekeriya Öz ve eski FETÖ’cü polis müdürleriyle çok sayıda telefon görüşmesi ve örgütsel irtibatı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. “Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü’nün 17/25 Aralık darbe girişiminde taşeron olarak kullandığı
şüpheli Metin Topuz’un darbe girişiminin emniyet ve yargı ayağını yürüten şüphelilerle, yabancı ülke istihbarat servisleri arasında ‘aracılık görevi’
yürüttüğü sözde soruşturma dosyasındaki
sahte delil ve ses kayıtlarının yurt dışına çıkarılması
konusunda terör örgütünün
dış ayağı
olduğu belirlenmişti.” Metin Topuz, Çağlayan Adliyesi’nde firari savcı Zekeriya Öz başta olmak üzere ismi tespit edilemeyen diğer FETÖ’cü bir savcı ve bazı ABD’li yargı yetkilileriyle yapılan toplantıyı amiri Jason Sandoval’ın emri ile organize ettiğini 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nde itiraf etmişti. Bu durum akıllara Zekeriya Öz’ün Türkiye’den kaçarken Ergenekon ve 17/25 Aralık sözde soruşturmalarda bazı önemli kumpas dosyalarını da yanında götürdüğü iddiasını akıllara getirmişti. 17/25 Aralık sözde soruşturmalarının polis müdürlerinden bir kısmını bazı dosyalarla birlikte ABD ajanı Topuz’un ABD’de nereye ve neden götürdüğü şimdilik bilinmiyor. Ancak kuvvetle muhtemel ki Amerika’da Zarrab soruşturmasını yürüten yargının siyasi bir kararla son dönemde Türkiye’de bakan seviyesinde tutuklama kararı vermesi, iddianamenin gizli tutulması ile FETÖ’cü polis müdürlerinin ABD’ye sır ziyaretleri arasında önemli bir irtibat var. Star yazarı Kekeç’in “15 Temmuz hadisesinin birçok şeyi açığa çıkardığı, FETÖ mamulü bütün soruşturmaların ve iddiaların altını boşalttığı fikriyatının en muhalif kesimler tarafından bile kabul gördüğü” tezi, ABD ajanı Metin Topuz’un ABD Büyükelçiliği’ndeki asıl görevinin dış ülke istihbarat servisleriyle 17/25 Aralık darbe girişiminde bulunan FETÖ’cü polis ve yargı mensupları arasında aracılık görevini yaptığı tespiti ile birleştiğinde haklı ve doğru bir analiz olarak görünüyor.

ABD İstanbul Başkonsolosluğu’ndan ajan Topuz, Adil Öksüz’ü neden aradı?

Bu satırların kaleme alındığı saatlerde ABD Büyükelçisi, pardon Hilary Clinton’un FETÖ muhibbi büyükelçisi John Bass yeni bir açıklama yaparak Türkiye’ye vize kısıtlamasının kendi kararı olmadığını bu durumun Amerika ve Türkiye hükümetleri arasında yapılacak görüşmeler ile ABD Büyükelçiliği’nde görevli personelin güvenliğine ilişkin Türkiye’nin vereceği taahhütlerin çözebileceğini açıklamıştı. FETÖ muhibbi Bass ister kendi inisiyatifiyle, ister ABD Müesses Nizamı isteğiyle, isterse Trump’un emirleriyle bu işi yapmış olsun ortada büyük bir becerisizlik ve Türkiye’yi ve istihbarat birimlerini hafife alma hatası var. Bass ikinci açıklamasında Türk güvenlik kuvvetlerinin ABD Büyükelçiliği’ndeki operasyonları sürdürmesi halinde ABD Büyükelçiliği’nin Türkiye’deki tüm FETÖ darbe girişimlerinin arkasında ABD’nin ve kendi rolünün ortaya çıkacağından derin endişe duyduğu için operasyonları durdurmak istiyor. Ancak olayı soruşturan yargı ve güvenlik birimlerimiz Adil Öksüz ile ABD ajanı Topuz arasındaki ilişkileri, İstanbul Başkonsolosluğu’ndan Adil Öksüz’ün Topuz tarafından neden arandığını, Akıncı Üssü iddianamesinde 3’üncü sanık olan mahrem imam Kemal Batmaz’ın ABD tarafından neden deşifre edildiğini, vize krizi öncesinde ABD’nin FETÖ’yü gözden çıkarıp çıkarmadığını Bass ile ilgili hukuk dışı bazı olayların organizatörü olduğuna yönelik iddiaları gizlilik içinde tüm detaylarıyla araştırıyor. John Bass’a bir Türk atasözü ile cevap verecek olursak ‘korkunun ecele faydası yok’ Bass efendi. John Bass için kanaatime göre Türkiye’de görev yapmış en basiretsiz, beceriksiz, Türk ve İslam düşmanı, Diplomatik Misyon’dan bihaber, FETÖ ile dans ederken 15 Temmuz’da ellerine kan bulaşmış bir katil diyebiliriz.

#ABD
#Türkiye
#FETÖ
#John Bass