
ABD Başkanı Obama"nın Irak ve Suriye"de, IŞİD ile mücadele stratejisinin temel noktasını teşkil eden "''çekirdek koalisyon"dan"'' Türkiye"de "''uzak durma ve operasyonlara sınırlı destek verme"'' yönünde bir karar alınmıştı. Örgütün elinde rehin bulunan diplomat ve sivillerin hayatlarının riske girebileceği endişesi, ulusal güvenliğimize yönelik tehdit oluşturabilecek diğer çekinceler, ülke ve bölgesel çıkarlar birlikte değerlendirilerek bu yönde bir dış politika stratejisi belirlendiği gözlemleniyor.
Türkiye, Musul Konsolosluğu"nun, IŞİD tarafından ele geçirilerek aralarında üç çocuğun da bulunduğu 49 diplomat ve sivilin rehin alınması sonrasında vatandaşlarımızın burnu dahi kanamadan sağ salim kurtarılmaları amacıyla uluslararası camia ile birlikte, arka kapı diplomasisi de devreye sokularak yapılan çalışmalar, maalesef günümüze kadar bir sonuç vermedi.
IŞİD"in uzun süre rehineleri serbest bırakacağı yönünde, Türkiye"yi oyalamaya yönelik psikolojik harekat kokan asparagas haberlerin medyada yer alması da ilginçti. Zira karşımızda sosyal medya platformlarını ve cihadist propaganda yöntemlerini çok iyi kullanan ve bu sayede 40 ülkeden örgüte katılımları sağlayan Ortadoğu"daki dengeleri altüst eden cinayet mekanizması esrarengiz bir örgüt var.
Rehinelerin tümünün sağ salim kurtarılması konusunda, yetkililerin haklı olarak gösterdiği hassasiyet ve arka kapı diplomasisinde olumlu bazı gelişmelerin kaydedilmesi gibi etkenlerle rehinelerin tutulduğu mekanın bilinmesine rağmen nokta bir operasyonla rehinelerin kurtarılması yönünde bir çalışma yapılıp yapılmadığı bilinmiyor. Zira Türkiye IŞİD konusunda rehinelerin can güvenliğini tehlikeye atmamak için yayın yasağı da olmak üzere bu konuda oldukça ketum davranıyor.
12 Eylül"de ABD Dışişleri Bakanı Kerry ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında Çankaya"da yapılan ikili görüşmede "''bölgedeki tüm terör örgütlerine karşı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de ortak mücadele etme yönündeki kararlılık, istihbarat paylaşımı, Suriye muhalefetine lojistik destek ve insani yardıma devam etme kararı alındı"''.
Ancak, Türkiye IŞİD"in askeri yöntem ve taktiklerle bitirilemeyeceğini, bu örgütü ortaya çıkaran siyasal ve sosyal sorunlara çözüm bulmadan sorunun çözülemeyeceğini, ABD ve Maliki"nin Irak"ta Sünni aşiretleri dışlayarak, Şiileri desteklemeleri sonucu uyguladıkları yanlış strateji ve politikaların, IŞİD veya MİŞİD türü örgütlerin bu coğrafyada doğmasına gelişip büyümesine zemin hazırladığı tezini, uluslararası platformlarda ve Cenevre Konferanslarında devamlı dile getirmişti.
Ankara"nın tezlerine göre mutlak siyasi çözümün iki ayağı var. Irak"ta yeni kurulan hükümetin etnik, dinsel ve mezhepsel açıdan birleştirici bir rol üstlenerek tüm unsurları kapsamasının gereği ve Suriye"de 2011 yılından bu yana yaşanan iç savaşın bitirilerek Esed rejiminin iktidardan uzaklaştırılması siyasi çözümün olmazsa olmaz iki şartı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye"nin önemli çekincelerinden bir diğeri ise, ABD"nin IŞİD ile savaşan gruplara silah desteği konusunda, bu silahların Suriye"de rejimle işbirliği içinde olan ancak IŞİD ile savaştığı için silah yardımı isteyen PKK"nın Suriye ayağı olan PYD"nin eline geçmesini istemiyor. Irak ordusunun hemen hemen tamamının Şii olması geçmişte bu silahların Sünni muhaliflere karşı kullanılmasının IŞİD-MİŞİD gibi örgütlerin Sünni aşiretler arasında taban bulmasına neden olduğu özellikle vurgulanıyor.
Türkiye ABD"nin IŞİD"e karşı yapacağı hava saldırılarında yeni sığınmacılar sorunu ile karşılaşmak istemiyor, bu nedenle Suriye ve Irak sınırlarına yakın bölgelerde sığınmacılar için tampon bölgelerde mülteci kampları kurulmasının gereğine de işaret ediyor.
IŞİD"in eylemlerindeki insanlık dışı vahşet derecesindeki katliamlarının, canlı yayında kafa kesmelerinin tek bir amacı olabilir, dünyada İslamofobiyi arttırarak devam etmesini sağlamak.
IŞİD"in Irak"taki saldırıları, bölgenin sınırlarını, haritasını ve güç dengelerini değiştirebilecek bir dinamiğe sahip olması açısından küresel güçlerin ve Batı"nın, Ortadoğu"nun yeniden şekillenmesi amacına ve planına zemin hazırlama işlevini gördüğü yönünde özel bir proje olarak kurulduğuna dair epeyce ipuçları kamuoyuna yansımış vaziyette bulunuyor.
Bu açıdan bakıldığında IŞİD"in, Türkiye"de ve Ortadoğu"da KÜRT-TÜRK ittifakını hedef aldığı ÇÖZÜM sürecinde PKK"nın silah bırakma aşamasına gelindiği bir süreçte IŞİD ile mücadelesinden dolayı PYD veya PKK"ya ABD tarafından silah yardımı yapılması ihtimali ve Kuzey Irak petrollerinin Türkiye üzerinden taşınması ve pazarlanması ile Erbil ile Ankara arasında gelişen siyasi ve ekonomik ilişkiler, Türkiye"nin Barzani ye IŞİD ile savaşında malum nedenlerle destek vermemesi nedeniyle biraz gerilmiş görünüyor.
NSA ajanı Snowden"in, IŞİD"i ABD, İngiltere ve İsrail"in Ortadoğu"da denge ve tehdit unsuru olarak kurduklarını açıklaması ve diğer bazı kanıtlar, ABD"nin IŞİD ile mücadelede samimi olmadığı konusunda güçlü kuşkuların doğmasına neden oldu. Snowden IŞİD"in amacının bölgede İsrail"in güvenliğini tesis etmek ve korumak olduğunu da açıklamıştı.
Türbeleri yıkan, Mekke"yi ele geçirerek Kabe"yi dahi yıkabileceği tehditlerini savuran IŞİD"in İsrail aleyhinde tek bir kelam etmemesi efendilerinin kimler olduğu konusunda derin ipuçlarını gözler önüne seriyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.