
Türkiye, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını, kendi bekası ve ulusal çıkarları açısından elzem gördüğü için Barzani’nin bağımsızlık referandumuna karşı çıkıyor. Türkiye’nin Barzani ve Talabani ile 90’lı yıllarda kurduğu dostluk ve müttefiklik ilişkileri, Washington Anlaşmasıyla bozulmuştu. Günümüz konjonktüründe ise Türkiye ve Barzani arasında bilhassa Barzani petrollerinin Türkiye üzerinden taşınması ve pazarlanması konusunda yapılan 50 yıl süreli anlaşma ile dostluk ilişkileri ABD’ye rağmen yeniden başlatılmıştı.
Suriye ve Irak’ta beklenmeyen gelişmelerin yaşanmasıyla, bu ülkelerin toprak bütünlüğünün bozulması güçlü bir olasılık olarak bölgede istikrarı bölge ülkelerine rağmen tehdit eden bir unsur olmaya devam etmektedir. Bu tehdit ve olağanüstü gelişmeler karşısında, Türkiye’nin B ve C planları şüphesiz vardır, olmalıdır. Zira ABD’nin BM ve bazı Avrupa ülkelerinin bağımsızlık ilanına karşı oldukları söylemi açıklamalarda kalmaktadır. Bu ülkelerin el altından Barzani’nin bağımsızlık referandumunu desteklemeleri son dönemlerde yaşanan Türkiye düşmanlığı üzerinden birlikte hareket edebilecekleri yabana atılmaması gereken önemli bir varsayımdır. Ve tedbir alınmasını elzem kılmaktadır. ABD Ortadoğu’da Kürt kartını bölgenin istikrarsızlaştırılması iç savaş ve kaosun devam etmesi adına psikolojik harp söylem ve eylemleriyle desteklemektedir. Suriye ve Irak başta olmak üzere Türkiye’nin de dahil olduğu ülkeleri bölmek ve parçalamak amacıyla “böl parçala yut” stratejisiyle neredeyse alenen hareket etmektedir. ABD’nin bu tavrı Suriye ve Irak’ta etkinliğini kaybettiğinin açık işaretlerini taşımaktadır. Zira Suriye ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu’da günümüzde yaşanan gelişmeler ve ittifaklar inisiyatifin bölge ülkelerinin eline geçtiğini göstermektedir. Bu durumda ABD bağımsızlık referandumunu ileri bir tarihe uzatarak şartların lehine gelişmesine oynamaktadır. Bağımsızlık referandumu sonrasında Kürtlerin bağımsızlık ilan ederek ayrılması Irak’ta yeni çatışma ve iç savaş ortamının yaratılması ABD’nin stratejileri açısından çakışsa da Kürtlerin ayrılması aynı zamanda zaten bölünmüş olan Irak’ın fiilen 3’e bölünmesi anlamına gelecektir. Dolayısı ile ABD Sünnilerin radikal İslamcı grupların etkisine diğer yandan Irak’ın Şii gruplarının İran-Rusya eksenine girmesi tehdidi ile karşı karşıya kaldığından bölgede güç kaybı ve Irak’taki belirleyici fonksiyonlarını yitirmek endişesi ile referandumu uzatmak istemektedir.
Türkiye’nin ulusal güvenliği ve bekasına karşı faaliyetlerde bulunan Pentagon, NATO ve İsrail, Kürt kartını geçmişte olduğu gibi günümüzde de Türkiye’ye karşı kullanmak amacıyla taşeron ve piyonlarını devreye sokmaya çalışmaları halen devam etmektedir. IKBY’nin bağımsızlık referandumu böylesine bir hamledir. Burada IKBY lideri Barzani’nin 1998 de imzaladığı Washington anlaşmasındaki hata ve ihanete bu kez düşmemesi kendisinin siyaseten var olup olmayacağı ile ilgili bir duruma işaret etmektedir. Pentagon ve İsrail tarafından kendisine sunulan 4 ülke topraklarında kurulması planlanan sözde “Birleşik Kürdistan” projesinin liderliğini kabul edip etmemesi kendi kaderini de belirleyecektir. ABD ve İsrail’in bu teklifini kabul etmemesi ve bağımsızlık referandumundan vazgeçmesi Türkiye’nin karşı hamlelerinin Washington anlaşmasıyla bozulan Kürt-Türk ittifakının Ortadoğu’da yeniden tesis edilmesini sağlayabilecektir. Aksi halde Barzani, PKK, PJAK ve PYD/YPG ile nasıl anlaşacak veya liderlik kurabilecektir? Zira Barzani IKBY içinde dahi Goran ve Komel ile önemli sorunlar yaşarken Birleşik Kürdistan projesinin bir tuzak olduğunu fark etmemekte midir? Barzani’nin bu durumu Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma deyimine çok uygun düşmektedir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.