FETÖ' nün dış destekli, 17 Aralık başarısız darbe girişimi sonrasında çöküş sürecine girdiği, özellikle de terör örgütü ile organik bağ içinde olan, Bank Asya'daki ilginç para trafiği ve hisselerinde yapılan usulsüz işlemlerin, manipülasyon ve spekülasyonların ortaya çıkarılmasıyla çöküşün hızlanarak devam edeceği anlaşılıyor.
TMSF'nin Bank Asya' ya el koyması ve yönetimi geçici olarak üstlenmesiyle, Fethullah Terör Örgütünün finans kaynakları, Türkiye aleyhindeki yurt içi ve dışı faaliyetleri ile ilgili harcamaları, Bank Asya, THY ve yabancı istihbarat servisleriyle ilişkileri mercek altına alınabilecektir. Bu sayede FETÖ'nün kurdurduğu, yazılı ve görsel medya organları, Kaynak Holding, Sürat Kargo, Gökkuşağı, FEM Boydak Grubu, Koza-İpek Holding gibi yüzlerce şirket, Türkiye genelinde iş adamlarının kurduğu dernekler, 210'dan fazla özel okul, binlerce ışık evi, 460 dershane ve kurs, 500 öğrenci yurdunun yanı sıra, Türk Cumhuriyetleri'nden Kanada'ya, Nijerya'dan Singapur'a uzanan 134 ülkede toplam 400 okul 38 öğrenci yurdu, üst aklın denetim ve kontrolünden çıkarılıp millileştirilebilecektir.
TMSF yetkilileri, ' Teknik şartlar yerine getirilmediği, şeffaflık kriterlerine uyulmadığı ve bankadaki bazı yüklü ve çok sayıdaki hesabın kime ait olduğu açıklanmadığı' için bankaya hukuken el koyduklarını açıklamışlardı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK) Bank-Asya'da yaptığı denetimlerde, sahibi belli olmayan çok sayıdaki 'sır 'hesabın, FETÖ'ye yakın holding sahiplerine ait olduğu, takipteki kredi alacaklarını düşük gösteren bankanın 50 ye yakın şirkete hileli kredi kullandırmak suretiyle yüzbinlerce küçük veya amatör yatırımcının mağdur edildiği ve soyulduklarını tespit etmişlerdi.
Sır hesaplardaki gizem ve karanlık ilişkiler, FETÖ lideri Gülen ile örgütün drijan kadrosundan bir görevli ile yaptığı telefon konuşmalarının yer aldığı ses kaydında deşifre edildi. Tapedeki konuşmalarda Gülen, üst düzey örgüt elemanına şantaj ve tehdit yoluyla bazı holding ve iş adamlarına yatırtılan paraların, 17-25 Aralık başarısız darbe girişimi sonrasında, panikleyen iş dünyası tarafından, Bank Asya'dan apar topar çekilmesi karşısında himmete yönelme talimatı veriyordu. Ses kaydında ayrıca Bank Asya'dan yoğun para çekiminin yaşandığı bunların başında da Türk Hava Yolları, Takas Bank ve Türkcell'in geldiği ifade ediliyordu.
Geçmişte dini cemaat veya hizmet hareketi örtüsü altında, üst aklın kontrolünde Truva atı işleviyle siyaset ve devlet kurumlarına sızan bu illegal yapı, 29 Nisan 2015 tarihinde MGK'da MGSB ve Milli Askeri Stratejisi'nde milli güvenliğimize yönelik iç ve dış tehdit teşkil eden Fethullah Terör Örgütü olarak kabul edilmesi sonrasında, Bank-Asya'nın da FETÖ'ye iç ve dış finansal destek sağlaması açısından kanuni gereğinin yapılmasını zorunlu hale getirmiştir.
Diğer önemli bir konu FETÖ'nün, CIA ve MOSSAD başta olmak üzere, Batılı bazı ülkelerle kurduğu ajanlık ilişkilerinde, THY içindeki sızma ve örgütlenmesinin boyutları, hava alanlarında Türkiye aleyhinde hangi örtülü operasyonları gerçekleştirdikleri, halen operasyon el güçleri olup olmadığının tespit edilerek, örgüt elemanları ile birlikte deşifre edilmeleri sağlanmalıdır.
Zira CIA'nın kontrolünde kurulduğu iddia edilen, Moon, Scientology ve Gülen Tarikatları ile Opis Dei arasındaki şaşırtıcı benzerlikler ve ilişkiler yumağının çözülüp ortaya çıkarılması milli güvenliğimiz açısından elzem görünmektedir. Her dört tarikatın da teorisi, dini yorumlayışları, çalışma tarzları ve hedefleri arasında olağanüstü uyumun göze çarpması kuşkusuz ''komuta merkezinin aynı olması ''ile izah edilebilir. Bu dört illegal oluşumun, tarikat maskesi altında CIA'nin örtülü faaliyetleri için kullanılıp yönlendirildiğine yönelik ciddi iddialar bulunuyor.
Moon, Opis Dei ve Gülen Cemaati, Siyonist tarikatların propaganda ve örgütlenme çalışmalarını birebir sürdürürken, kullandıkları kilit kavramların da aynı olduğu gözlemleniyor. ''Diyalog, hoşgörü, dini araştırmalar ve sevgi, dinler arası diyalog'' maskesi ardında Ortadoğu ve dünyada, Siyonizm'in hegemonyasını pekiştirmek ve yaymak için hedef ülkelerde legal görünümlü illegal faaliyetlerini sürdürüyorlar.
İsrail ile ilişki, ABD açısından kilit öneme sahip. Graham Fuller'in İslamcı hareketi konu alan ''Kuşatılanlar'' kitabında İslamcı hareketlerin Batı ile entegrasyonunda yapması gerekenlerin başında İsrail ile iyi ilişki kurulması geliyor.
Moon ABD'de, The Washington Post'un da aralarında bulunduğu birçok medya kuruluşunun patronudur. Zaman Gazetesi ilk kurulduğunda, ilk matbaa tesislerini veren Moon olduğu iddia edilmektedir. Hatta Moon'un, ABD'de Samanyolu adlı bir TV kanalı olduğu da iddialar arasındadır.
Opus Dei gizli bir Yahudi örgütüdür ve gizemli Kabala geleneğine bağlıdır. Hıristiyan görünmeleri sadece taktikseldir. Neden FETÖ Katolik Opis Dei tarikatına bu kadar çok benziyor? Çünkü iki örgütü de kendi hesabına çalışması için CIA kurdurmuştur. Aynı model, aynı taktik, aynı yapılanma, kullandıkları sembol ve kelimeler bile aynı.
Türkiye, 29 Nisan MGK toplantısında paralel devlet yapılanmasını FETÖ olarak niteleyip bu örgüt ile topyekun bir mücadele başlatmakla ülke menfaatleri açısından hayırlı bir karar aldı. Sıra bu terör örgütü ile ilişkili siyaset, medya, iş dünyası ve üniversiteler başta olmak üzere diğer kamu kurum kuruluşlarındaki örgüt mensuplarının deşifre edilerek içimize sızmış etki ve nüfuz ajanlarının tasfiye edilmesinde.