
Ahmet Şık’ın kaleme aldığı kitabın 42 sayfasında, AK-PARTİ iktidarıyla birlikte yürütülen Ergenekon operasyonlarının derin devletin bağırsak temizliğinden çok 28 Şubat’ın rövanşı olduğu yönündeki iddiası kanaatime göre kitapta neden hedef alındığımın önemli nedenlerinden biri olarak gözüküyor.
Henüz, taslak halinde olan bir kitap üzerinden, sosyal medya platformlarının kullanılarak şahsıma karşı hukuksuz ve gerçeklere aykırı bir şekilde yargısız infaz yapılması, TBMM 28 Şubat Darbesini Araştıran Alt Komisyon’a sızan bir yapının şahsımı ve İDB’nın kurumsal kimliğini hedef alan hukuk dışı iftiraları ve analizleri açısından birebir benzeşmesi çok dikkat çekici ve ilginç bir tesadüf!
Bilindiği gibi, 11 Nisan 2012 tarihinde TBMM’de AK-PARTİ, CHP ve MHP’nin ortak önergeleriyle TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu kurulmuştu. Komisyon Başkanlığı’nca, 1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 ve 28 Şubat darbeleri ve 27 Nisan E- Muhtırası’nı araştırmak için alt komisyonlar oluşturulmuştu. 28 Şubat Darbesi’ni araştıran alt komisyonun daveti üzerine, 16.10.2012 tarihinde komisyona, isteğim üzerine medya ve halka açık bir oturumda ifade vermiştim. İfadem öncesi, DZ.K.K Askeri Savcılık hazırlık tahkikat dosyası, Askeri Savcılığın iddianamesi ve esas hakkındaki mütalaası, askeri mahkemenin yargılama duruşma tutanakları, gerekçeli beraat ve görevsizlik kararları, Ankara 2’No.’lu DGM’nin devlet görevi yaptığımıza yönelik beraat ve gerekçeli kararları ile Nesim Malki cinayeti ile ilgili 3 klasör dosyayı bir milletvekilinin danışmanı vasıtasıyla komisyona ulaştırmıştım.
19.11.2012 tarihinde 28 Şubat Darbesi’ni araştıran, Alt Komisyon 643 sayfadan oluşan ‘’Taslak çalışma Raporunu’’ sosyal medya üzerinden kamuoyuna açıklamıştı. Raporda, tarihsel gerçekler ve mahkemelerce verilmiş beraat kararları gözardı edilerek, 28 Şubat cuntasının psikolojik harp jargonu doğrultusundaki sıfat ve terimlerle hukuk dışı bir şekilde suçlanıyordum.
- 28 Şubat sürecinde ortaya çıkan skandallardan birisi de Dz.K.K bünyesindeki BÇG birimi tarafından darbe planlarının yapıldığına dair ‘’askeri casusluk ‘’skandalı olayıdır.
Bu olay sonrasında, yapılan soruşturma ve yargılama neticesinde, Emniyet İst.D.Bşk Bülent ORAKOĞLU ’’askeri casusluk’’ suçundan mahkumiyet almış ve cezası infaz edilmiştir.
Bülent ORAKOĞLU, Genelkurmay’ın telefonlarını dinlediği iddia edilince bilgi ve görgüsünü arttırmak üzere görevden alınarak ABD’ye gönderildi.
Komisyon raporunda 28 Şubat sürecinde ortaya çıkarılan skandallardan birisi de ‘ASKERİ CASUSLUK ‘ skandalıdır denmiştir. Bu olay bir skandal ve casusluk değil, Emniyet İstihbarat Dairesi’nin kanunlar çerçevesinde darbeyi önleme amacıyla yaptığı bir devlet görevidir.
Ankara 2 No.’lu DGM’de yapılan ilk duruşmada 15 dakikada şahsım ile ilgili oybirliği ile beraat kararı verilmişti. Mahkemenin gerekçeli kararı aynen şöyledir: ‘’2559 Sayılı Polis ve Vazife Salahiyetleri Kanunu’nun Ek 7’nci maddesindeki hükme göre ‘Polis, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak emniyet ve asayişi sağlamak üzere ülke seviyesinde istihbarat faaliyetinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar değerlendirir, YETKİLİ MERCİLERE VEYA KULLANMA ALANINA ULAŞTIRIR. Devletin diğer istihbarat kuruluşları ile işbirliği yapar. SANIK( BÜLENT ORAKOĞLU ) KENDİSİNE ULAŞAN DAVAYA KONU BİLGİ VE BELGELERİ İÇİŞLERİ BAKANI’NA İLETMEKLE YASANIN ÖNGÖRDÜĞÜ ÖDEVİ YERİNE GETİRMİŞTİR.’’ .............. BERAATİNE OYBİRLİĞİ İLE KARAR VERİLMİŞTİR.
Komisyonun raporunda Emniyet İstihbarat, D. Başkanı Bülent Orakoğlu’nun’ askeri casusluk suçundan mahkumiyet almış ve cezası infaz edilmiştir’ şeklindeki yalan ve iftira tespiti 28 Şubat Cuntası psikolojik harekat merkezinin bile aklına gelmediği kara propaganda amaçlı bir psikolojik harekattır.
28 Şubat Darbesi ile ilgili olarak alt komisyon, Orakoğlu aleyhinde hukuki gerçeklerle ilgisi olmayan ÜRETİLMİŞ ’tespit ve değerlendirmeleri ‘doğru kabul ederek’ 643 sayfalık taslak komisyon raporunu medya ya internet ve mail üzerinden servis ederek, ORAKOĞLU’nu, ‘’askeri casus’’ ilan etmiş’ üstelik bu suçtan yargılandı, mahkum oldu. Cezası infaz olundu şeklinde kesin bir hüküm ortaya koyarak TBMM çatısı altında hukuki gerçekler gözardı edilerek ORAKOĞLU’na iftira edilmiş, onur şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde yakıştırmalarda bulunulmuştur. Bülent Orakoğlu TC tarihinde bir ilk olarak darbe belgesini ve ’Batı Çalışma Grubu’nu deşifre eden’ ve darbeyi hükümete bildiren dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı’dır.
Orakoğlu, Türkiye’de tüm polislik yaşamında ve bilhassa 28 Şubat süreci içinde ve sonrasında sivil veya askeri savcılıklarda illegal telefon dinlediği gibi bir suçlamaya muhatap olmamıştır. Kendisi hakkında 28 Şubat Cuntası’nın emri ile iddianame hazırlayan Dz.KK Askeri Savcılığı tarafından da dinleme konusunda, ne kendisine ne de, yargılanan diğer personele bu yönde bir suçlama yapılmamıştır. Bu değerlendirme ve tespit: 28 Şubat cuntasının 28 Şubat süreci içinde belirli bir merkezden yürüttüğü ve darbeye karşı çıkan kişi ve kurumları yıpratmak, itibarsızlaştırmak, kamuoyu önünde küçük düşürme amaçlı kontrol ettiği gazetelere yazdırdığı bir kara propaganda ve psikolojik bir harekattır. Orakoğlu o dönemde cuntanın emirleri doğrultusunda masa başı haberleri manşet olarak gündeme getiren bazı medya tarafından linç edilmek istenmiş, Genelkurmay’ı, Cumhurbaşkanı’nı dinledi, casus, suç askeri casusluk, Gladyo, vatan haini, CIA ajanı, Köstebek vs. sıfat ve yakıştırmalar ile toplum önünde küçük düşürme itibarsızlaştırma amaçlı psikolojik harekatlara maruz kalmıştır. Bu psikolojik harekatların TBMM çatısı altında üstelik Darbe Araştırma Komisyonu raporlarında yer alması komisyonun kuruluş amacına aykırı ve KASITLI bir durumdur.
Aslında oynanan oyun çok basit, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in 28.12.2012 tarihinde TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanı Nimet Baş’tan komisyonun hazırladığı raporu teslim alırken yaptığı konuşma, TBMM çatısı altında komisyona sızan yapının şahsıma yönelik hedefini de açık ediyor.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, bu rapor Türkiye’nin geleceği için çok önemli. Bu raporun önemi bundan sonraki dönemlerde daha çok anlaşılacak. TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Raporu’nun gelecek kuşaklara bir REFERANS niteliği taşıması önemini arttırıyor.
MİT TIR’larını hedef alan, Paralel Yapı tarafından Adana Emniyet Müdürlüğü’ndeki bir yakınım üzerinden Orakoğlu soyadını hedef alan kumpas girişimi, yaklaşık 6 ay önce bir daire başkanı arkadaşımın kızının nikahında şahit olmam nedeniyle Gümrük Bakanlığı’nda çalışan damadının Bakanlık içindeki paralel yapı mensupları tarafından sigaya çekilmesi, Güven Erkaya’nın yakınlarına ödediğim 14000 TL tazminatta yargı içindeki paralel yapının rolü olup olmadığı, Darbe Araştırma Komisyonu’nda şahsıma karşı yapılan kumpasın arka perdesindeki güç odaklarını deşifre edeceğim kitap ile ilgili çalışmalara başlamış bulunuyorum.
Ne de olsa şahsıma karşı güç odakları tarafından yapılan kumpasları tarafsız! Bir gözle araştırıp kaleme alacak ideolojik yakınlık içinde olduğum bir yazar yok.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.