Yazarlar Temel Karamollaoğlundan akıllara ziyan asparagas iddialar?

Temel Karamollaoğlu’ndan akıllara ziyan asparagas iddialar?

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu hafta içinde Habertürk TV’de canlı yayında Türkiye aleyhinde skandal açıklamalarda bulundu. “Suriye’yi karıştıran ilk adımları AK Parti hükümeti attı. Suriye kan gölüne döndü. 30 milyon Suriyelinin yarısı yer değiştirdi” iddiası, iftirası ve yıkıcı muhalefet stratejisi ile AK Parti iktidarını ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı fütursuzca suçlamıştı. Her ne kadar Karamollaoğlu bu konuda “Bu açıdan bizim AK Parti’ye ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özel bir husumetimiz yok. Ama bir de gerçekler var. Bir insanın en büyük hatası kendi zaaflarını görmemesidir. Biz muhalefet olarak kendilerine bunu göstermeye çalışıyoruz. Ne yazık ki Erdoğan ve ekibi aynaya yeterince bakmıyor, tabii ülkeye de. Biz ise muhalefet olarak topluma, ülkeye baktığımızda gördüğümüzü anlatıyoruz” demişse de asıl kendisi dış güçlere ve vesayetçi yapılara karşı bir tepki vermediği halde devletin üst yetkililerini suçlamasını şiddetle kınıyorum. Suriye’de kendi halkını katleden, kadın çocuk demeden yüz binlerce insanı zindanlara doldurup işkence eden, kimyasal silahlarla zehirleyip katleden katil Esed’in suçundan, sorumluluğundan bahsetmeden, FETÖ-PKK/HDP terör örgütlerinin CHP ile kurduğu kirli ve gizli ilişkilerden tek satır söz etmeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve devleti suçlamasının Karamollaoğlu’nu aşan hadsiz söylemler olduğunu düşünüyorum. Yine bu asparagas iddia ve suçlamaların herhangi bir delil veya bir belgeye isnat etmemesi ister istemez “Bu iddiaların bir arka planı mı var” sorusunu sormamıza neden oluyor şüphesiz?

SURİYE’Yİ KİM KARIŞTIRDI?

Arap Baharı devriminin üzerinden yaklaşık 11 yıl geçti. Tunus, Bahreyn, Libya ve Mısır’da başlayan isyanlar 15 Mart 2011 tarihinde Suriye Dera’da barışçıl hareketler olarak başlayıp iç isyanlara dönüştü. İç savaşta şu ana kadar büyük çoğunluğu rejim ve rejime destek veren güçler tarafından düzenlenen saldırılarda olmak üzere yüzbinlerce sivil katledilirken, milyonlarca Suriyeli yerinden edilerek sığınmacı durumuna düştü.

OĞUZHAN ASİLTÜRK KONUSU VAR. NEDİR TAM DURUM?

Temel Karamollaoğlu, katıldığı bir programda Oğuzhan Asiltürk konusuna tam girmeyerek soruyu bir iki kelimeyle geçiştirmişti. Verdiği cevabın asıl gerçeklerle pek ilgisi yoktu. Karamollaoğlu “Oğuzhan Bey bazı fikirleri ortaya attı. Sayın Cumhurbaşkanı kendisini ziyaret etti, fikirlerini söyledi o kadar. Bu konuda verilmiş bir karar yok. Ama biraz önce ifade ettim, parti olarak ilke ve prensiplerimiz de ortada’’ demişti. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Asiltürk ile kurduğu ilişki basit bir ittifaktan çok öte bir durumdu. Bu ittifakın kurulması FETÖ ve hamisi ABD’yi bile rahatsız etmişti. Özellikle Millet İttifakı şüphesiz Karamollaoğlu da gelişmelerden rahatsızdı. Asiltürk’ün zamansız ölümü Cumhur İttifakı karşıtlarını rahatlatmıştı. Asiltürk’ün parti içinde yapılacak kongreye hazırlandığı bir süreçte hastalanması bana şüpheli gelmişti! Asiltürk’ün vefatı sonrasında kaleme aldığım köşe yazısının kısa bir bölümünü tekrar kamuoyunun dikkatine sunuyorum: “Asiltürk, son dönemde de AK Parti ve Saadet Partisi arasında köprü görevi görüyordu. Cumhur İttifakı içinde yer alarak hem dış güçlerin oyunlarını bozmak hem de seçimlerde yüzde 0.68 oy alan SP’yi hak ettiği bir konuma çıkarma derdindeydi. Ancak aşı olmadığı ve maske takmadığı için koronaya yakalanarak vefat etti. Asiltürk’ün Hakk’a kavuşması sonrasında yurt içinden ve dışından gelen taziye mesajları Asiltürk’ün devlet ve millet tarafından ne kadar çok sevildiğini gösteriyordu. Ancak başta FETÖ’cü devlet ve millet düşmanı hesaplarda görülen sevinç naraları, hadsiz söylemler, Cumhur İttifakı’nı da hedefe alıyordu. Milli Görüş’ün son lideri Oğuzhan Asiltürk’ün Hakk’a yürürken bizlere bıraktığı en önemli vasiyetinin Milli Görüş’ün iki partisini bir cephede (İttifak) birleştirmek olduğu aşikar sanırım. Seçimlerde oyunu bir sarraf hassasiyeti ile kullanan milletimiz FETÖ, PKK/YPG terör örgütleri ve ABD ile iş tutan milli ve yerli olmayan unsurlara 2023’te yapılacak seçimlerde yine derslerini vereceğine inanırken Oğuzhan Asiltürk büyüğümüze tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun inşallah.”

KARAMOLLAOĞLU 28 ŞUBAT CUNTASI GENERALLERİNİN TUTUKLANMASINI İÇİNE SİNDİREMİYOR

Saadet Partisi Genel Başkanı ve Milli Görüş’ün lideri olan Temel Karamollaoğlu’nun 28 Şubat Cuntası generallerinin darbe suçundan tutuklanmaları sonrasında “Bu şekilde cezalandırılmalarını içime sindiremiyorum” açıklaması hukuken ve siyaseten darbe ve darbecilere destek anlamına gelmiş, cuntaya meşruiyet sağlamıştır.

“NECMETTİN ERBAKAN HAYATTA OLSA CHP İLE BİRLİKTE OLURDU” YALANI

Gazeteci Fatih Atik, Ankara Masası programında Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na, “Necmettin Erbakan hayatta olsa CHP ile birlikte olur muydu?” diye soruyor. Karamollaoğlu tereddütsüz bir şekilde, “Bugün hayatta olsa kesinlikle CHP ile birlikte olurdu” diye karşılık veriyor. CHP zihniyeti ile SP zihniyetinin asla bir araya gelmesi mümkün değil iken. Üstelik Erbakan Hoca’nın CHP ile ilişkilerini çok daha ileriye götürebileceği iddiasında bulunmak tam anlamıyla ‘aymazlık’ sanırım. Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Karamollaoğlu’nun bu açıklamalarını saçmalık olarak değerlendirmiş “Temel Bey’in ebedi alemden, hocamla böyle bir irtibatı nasıl kurduğunu anlamakta doğrusu zorlanıyorum. Haddine mi senin” demişti.

Karamollaoğlu’nun son günlerde Başkan Erdoğan ve AK Parti’yi hedefe alan açıklamaları ve vesayetçi yapılara alenen verdiği desteğin arka planı aydınlatılmalıdır diye düşünüyorum!!!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.