Yazarlar G-20 zirvesinde neler konuşuldu?

G-20 zirvesinde neler konuşuldu?

Erdal Tanas Karagöl
Erdal Tanas Karagöl Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kovid-19 salgını nedeniyle geçen yıl Suudi Arabistan’da yüz yüze gerçekleşemeyen G-20 zirvesi, salgın sonrasında ilk defa İtalya’nın başkenti Roma’da yüz yüze gerçekleşti.

G-20 zirvesinde koronavirüs ile mücadele, aşıya ulaşım, salgın sonrası ekonomik kalkınma ve iklim krizi konuları öne çıkan önemli gündem maddeleriydi. Roma’da gerçekleşen bu zirveden hemen sonra İskoçya’nın Glasgow şehrinde başlayan İklim Zirvesi nedeniyle de G-20 zirvesinin en önemli konusu iklim değişikliği olduğu açıktır.

G-20 ZİRVESİNE KİMLER KATILIYOR

G-20 grubu içerisinde yer alan ülkelere bakıldığında, G-7 olarak bilinen gelişmiş ülkelerin yanısıra gelişmekte olan ülkeler de yer almakta.

G-20 ülkeleri ise dünyanın en büyük 19 ekonomisi ve AB’dir.

G-20 içinde yer alan ülkeler ise, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Almanya, Japonya, Fransa, İtalya, Birleşik Krallık, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye ve AB.

G-20 zirvesine, üye ülkelerin yanı sıra uluslararası kurum ve kuruluşlar ve ev sahibi ülkenin davet ettiği diğer ülkeler katılıyor.

Bu yıl gerçekleşen zirveye Rusya ve Çin uzaktan katılmayı tercih ettiler.

G-20 ZİRVELERİ NEDEN ÖNEMLİ?

G-20 zirveleri bir çok açıdan önemli zirveler haline geldi.

Şöyle ki;

G-20 zirveleri, küreselleşen sorunlar nedeniyle gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkelerin bir araya geldiği ve küresel ekonomik sorunlara çözüm arandığı inisiyatifler oldu. Ayrıca, G-20’de yer alan gelişmekte olan ülkeler sayesinde, G-20 zirveleri bir çok fakir ülkenin sesinin duyurulması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır.

G-20 zirvelerinin ilk gerçekleştiği 1999 yılından 2008 yılına kadar Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları katılırken 2008 küresel ekonomik krizi nedeniyle devlet başkanlarının katıldığı ve önemli kararların açıklandığı zirveler haline geldi.

G-20 zirvelerine devlet başkanlarının katılması ile beraber, G-20 yalnız dünyanın ekonomik sorunlarının değil gündem de olan tüm sorunların konuşulduğu zirveler oldu.

G-20, dünya nüfusunun yüzde 60’ını, dünya ekonomisinin yüzde 80’ini ve uluslararası ticaretin yüzde 75’ine sahip olması nedeniyle dünya ekonomisinde temsiliyet açısından da önemli bir konuma sahip oldu.

Bu nedenle, G-20 bir inisiyatif olsa da ve dolayısıyla da bir yaptırım gücü olmasa da dünya ekonomisinde temsiliyet gücü yüksektir.

G-20 zirvelerine gelişmekte olan ülkelerin de katılması nedeniyle, 1945 yılından sonra kurulan uluslararası kurum ve kuruluşlara olan eleştirilerin kısmen azalmasına da neden olduğu tartışma götürmez.

Ancak, G-20’nin bir yaptırım gücü olmaması nedeniyle de dünyada artan küresel ekonomik sorunlara ne kadar çare olacağı da ayrıca tartışılması gerekiyor.

G-20 ZİRVESİNDE NELER KONUŞULDU?

G-20 zirvesinde koronavirüs ile mücadele, salgın sonrası ekonomik kalkınma ve iklim krizi konularına odaklandı.

İtalya Başbakanı ve zirvenin ev sahibi olan Draghi’nin salgından iklim değişikliğine, adil ve hakkaniyetli vergilendirmeye kadar, ülkelerin tek başına hareket etmelerinin bir seçenek olmadığını vurgulaması çok önemli. Çünkü dünyadaki mevcut sorunların küreselleşmesi nedeniyle tüm ülkelerin beraber hareket etmekten başka çareleri olmadığı da açıktır.

Kovid-19 bunun en önemli örneğidir. Ayrıca, Kovid-19 sonrası ortaya çıkan tedarik zinciri krizi, enerji fiyatları meselesi ve iklim değişikliğinin neden olduğu sorunların yalnızca birkaç gelişmiş ülkenin çözebileceği sorunlar olmadığını da herkes görmüş oldu.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.