Fenerbahçe şampiyonluğu kaçırdı. Avuçların içinden sabun köpüğü gibi kaydı şampiyonluk. Onca hayal, onca verilmiş söz yalan oldu. Bunun sorumlusu tabii ki futbolcusundan yöneticisine herkes. Ama öne çıkan üç kişi var. Başkan Aziz Yıldırım, Daum ve Guiza.
Daum''u anlatmaya gerek yok. Yaptığı hatalar, elindeki en iyi malzemeyle bile, bir çuval inciri berbat eden sonuçlar. Guiza ise her maçta yüzüne yerleşen ağlak ifadeyle sabır taşı çatlattı. Daum ve Guiza gitmeli fikrine katılıyorum. Bu seneki başarısızlığın baş sorumlusu olarak gösterilen Aziz Yıldırım''a, "Artık bırak" denmesine ise katılmıyorum. Neden mi?
Hiç kimse onun kadar Fenerbahçe için mesai harcamaz, hiç kimse onun gibi özel hayatını, sağlığını kulübü için ihmal etmez. Bir insan kulübünü canından çok sever mi? Sever işte Aziz Yıldırım. Sportif alandaki başarı stresine rağmen Fenerbahçelilerin yıllardan beri içi rahatsa, kulüp emin ellerde diyorsa bu Aziz Yıldırım sayesindedir. Fenerbahçe büyüyor, gelirleri dünya kulüpleri düzeyine ulaştı. En büyük, en iyi transferleri yapıyor. Kulübü tesis ve gayrimenkul zengini yaptı. Amatör branşlarda yapılan bütün yatırımların meyvesi şampiyonluklarla toplanıyor. Türkiye''de alt yapıya ilk kez Fenerbahçe kulübü bilimsel bir şekilde yaklaşıp geleceğin yıldızlarını yetiştiriyor. Kulüp yönetiminde ilk kez gerçek profesyonelleri görevlendiren yine Aziz Yıldırım yönetimi. Rakip takımların haklarını savunan, gelirlerini artırması için Kulüpler Birliği''nde mücadele veren yine Aziz Yıldırım. Say, say bitmez. Yanlışı yok mu? Var. Bunları zaten kendisi söylüyor. Hesabını da genel kurulda veririm diyor.
LİNÇ KAMPANYASI BAŞLATILDI
Burnuna kadar kamera soktukları için azar işiten, haberleri yalanlanan meslektaşlar bahane edilerek Aziz Yıldırım''a karşı bir linç kampanyası başlatılmıştı. Fırsat bu fırsat deyip kuyruk acısı olanlar devreye girdi. Sonra komplo teorileri üretildi. Ne oldu komplo teorilerinize, Federasyon ''Fener''asyondu, hani hakemleri atıyordu, hani rakip takımları, yöneticileri ayarlıyordu, hani futbolcuları bağlıyordu? Nerede o gol yiyen kaleciler, penaltı kaçıran oyuncular? Ne oldu? Ayıp değil mi "duyum aldık, onun üzerine konuştuk, yorum yaptık" demek? Yakıştı mı size? Özür dilemek erdemdir.
Kulübün tesislerine gitti, suç oldu. Gitmedi, "neden gitmedi" dendi. Oyuncusuna başarı diledi, garipsendi. Aşağı inmedi, "neden inmiyor" dendi.
Bu, şunu gösteriyor; Fenerbahçe''nin güçlenmesi, büyümesi, önlenemeyen bir şekilde devam ediyor. Buna ayak uyduramayanlar, rahatsızlık duyanlar, nemalanamayanlar, "Fenerbahçe ve diğerleri" ateşine odun taşıyıp yeni düşmanlıklar icat ediyor. Çok tehlikeli… Sokaklarda formasından dolayı insanlar çevrilip darp ediliyor. Türk futbolu kaybeder. Herkes aklını başına almalı. Rekabet hep sahada olmalı.
Fenerbahçe, Trabzonspor''u farklı da yenebilir, şimdi kutlama da yapılıyor olabilirdi. Olmadı. Fenerbahçelilerin kaçan şampiyonluk sonrası ciğerleri yanıyor. Ama hepsi de Bursaspor''un tertemiz şampiyonluğunu kutluyor, tebrik ediyor. Sezon artık geride kaldı. Daha mantıklı ve dingin düşünme zamanı. Aziz Yıldırım giderse Fenerbahçe başkansız mı kalır? Hayır. En az onun kadar çalışkan, başarılı olacak Fenerbahçeli çok. Onun görevi daha bitmedi. Türk futboluna yapacağı çok hizmet var.
Sezon boyunca salonda, filede, potada, ringde, pistte, havuzda, parkurda çalıştı, sporcularına moral vermek için başarılı olmaları için çırpınıp durdu. 10 hafta önce futbolda morallerin sıfıra indiği zaman ilk o koştu. Ayağa kaldıran o oldu. Şimdi görev Fenerbahçelilerde… Moral vermenin sırası mı olur? Oluyor işte. Hep o verecek değil ya.
Başlıklar :


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.