İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise grup toplantısında en az Bingöl’de yaşananlar kadar seviyesiz bir konuşma yaptı. Şehit ağabeyine “pornocu” dedi.
Yetmedi “yavşak” diyerek hakaretler etti.
Üstelik bu sözleri bir genel başkan ve bir kadın olarak TBMM’deki kürsüden yaptı. Aynı Akşener, şehit kardeşi için kullandığı ağır ifadeleri iki hafta önce Kurtalan'da "Burası Kürdistan'dır" diyen bölücüyü diyememişti. Şehit bacısına küfür eden Lütfü Türkkan için ise
“Lütfü Bey bir hata yaptı. Hislerine yenik düştü”
güzellemesi yaptı. Grup başkan vekilliğinden istifa etmesini siyaset tarihinin en onurlu davranışı olarak sundu neredeyse. Oysa Meral Akşener bir kadın olarak, Lütfü Türkkan’ın muhatabı kim olursa olsun girdiği bir tartışmada, karşı tarafın namusuna laf etmesini, kız kardeşine sözlü olarak meyletmesini ahlaki yönden ele alan konuşma yapsaydı infial noktasına gelen bu hadiseyi kontrol altına alabilirdi.
Lütfü bey hislerine yenilmiş ama bu nasıl bir küfür kardeşim. Bir insanın namusuna nasıl laf edersin?
Tartışmayla alakası olmayan bir hanımefendiye iğrenç
küfürler edemezsin.
Karşı taraf şahsıma ne söylemiş olursa olsun edilen küfrü kabul edemem”
deseydi mesela…Demeliydi. Zira kendisi bu konuda çok hassas, keskin, konu kadınlar olunca siyaset üstü tavır alan ve gayet ataerkildir. Nereden mi çıkardım?İki örnek vereceğim
İlki,
Twitter'daki kimliksiz bir hesaptan küfür edilmesi meselesi.
Tüm Türkiye'nin adeta cinsiyetçilik sınavına tabi tutulduğu
olay üzerine Meral Akşener de TBMM Grubunda konuşma yapmış ve
"çirkin dilinizi de ellerinizi de kadınların üzerinden çekin artık"
diye haykırmıştı. İkincisi,
2013 yılında paylaştığı tweet.
Bakın konu namus olunca nasıl keskinleşmiş Meral Hanım:
“Namusuma laf eden olmadı. Edilse idi gereğini yapmak eşime ve ağabeyime düşerdi. (Oğlum küçüktü) Bizim aile töresi böyle işler muhteremler.”