Trump’ın karşısındaki Avrupalı liderler fotoğrafı ne anlatıyor? “Büyük ulusların kibri”ne ne oldu? Batı, soykırımlarla başlattığı tarihi, soykırımla tamamlıyor! Yeryüzü onların mülkü değil. İsrail’le soykırım ortaklığı Avrupa’nın çöküşü olacak.

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 21/08/2025, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Trump’ın karşısındaki Avrupalı liderler fotoğrafı ne anlatıyor? “Büyük ulusların kibri”ne ne oldu? Batı, soykırımlarla başlattığı tarihi, soykırımla tamamlıyor! Yeryüzü onların mülkü değil. İsrail’le soykırım ortaklığı Avrupa’nın çöküşü olacak.
Alaska Zirvesi
’nden sonra
Washington Zirvesi’
nden verilen fotoğraf, Ukrayna
Barış Görüşmesi’
nden
çok daha önemliydi.
Dünya için çok daha
büyük kırılmaları
ifade ediyordu. Barıştan çok bir “
çöküş
”ün hikayesini anlatıyordu.
Avrupalı liderler, Trump’ın karşısına dizilmiş, kendilerine dikte edilenleri not alıyordu.
Her biri durumu anlıyor,
suratlar asık
, kendini kurtarmak için bacak bacak üstüne atmış
iyi görüntü verme telaş
ına düşmüş haldeydi.

EZİK, ÇARESİZ, BİTKİN AVRUPA: HANİ “BÜYÜK ULUSLARIN KİBRİ” NEREDE!
Ancak Rusya korkusu ile Avrupa’nın
doğu sınırı
nı korumak için Trump’ın önünde
diz çöküyor
, kendi
uluslarını rencide edecek şekilde ezik, çaresiz, bitkin
bir görüntü ile kendi tarihlerinin kötü sayfalarına yerleşiyordu.
Her biri
“Büyük Avrupa Ulusu” kibri
ile dünyaya hava atan liderler,
Trump’ın kabinesi ile günlük değerlendirme toplantısı
ndan daha fazlası değildi. Her birisinin ülkesinde, bu görüntüden rahatsızlığı tahmin etmek hiç de zor değil. Bu liderler,
sadece Rusya korkusu ile bu hale gelmişse
, bunun bir adım sonrası onlar için
faciadır
.
Kendi ülkelerini, milletlerini rencide ettiler. Bu fotoğraf, Avrupa’nın nasıl bittiğinin, yolun sonuna geldiğinin, büyük tükeniş yaşadığının, liderlik krizi yaşadığının
, 21. yüzyılın güç matematiğinde, her ülkenin kendi ulusal arayışı dışında, bir varlık gösteremeyeceğinin göstergesidir.

KANINI AKITMADIKLARI, TEK BİR MİLLET KALMADI. ALIMLI AVRUPA ŞEHİRLERİ KAN ÜZERİNE KURULMUŞTUR!

15. yüzyıldan itibaren “Coğrafi Keşifler” palavrasıyla dünyaya yutturulan sömürgecilik dalgası ile başladıkları tarih burada sona ermiştir.

Beş yüz yıldır, dünyanın tamamını sömürdüler, yağmaladılar. Dokunmadıkları, kanını akıtmadıkları, kıyıma uğratmadıkları, ülkelerini yağmalamadıkları, zihinlerini iğfal etmedikleri tek bir millet kalmadı.

Alımlı Avrupa şehirlerinin temellerinde, yeryüzünün her köşesinden milletlerin kanı vardır. Batı medeniyeti dedikleri şey, soykırım, acı ve yıkımlar üzerine inşa edilmiştir.

İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana, Avrupalılar kadar kan akıtan, insanlığı sömüren, milletleri helak eden başka bir toplum olmamıştır.


SÖMÜRGECİ GÜÇLER OLARAK BAŞLADILAR. “SÖMÜRGE ÜLKELERİ” OLARAK BİTİRDİLER.

İşte bu yüzden bu fotoğraf, bu beş yüz yıllık tarihin sonunu ilan ediyor. Avrupa için yolun sonunu, çöküşün başlangıcını ilan ediyor. “Sömürgeci güçler” olarak başladıkları küresel hakimiyetlerinin, “sömürge ülkeleri” haline gelerek bittiğini ilan ediyor.

Evet, yeni sömürgeci güç 1950’lerden sonra ABD. Batı dediğimiz şey artık ABD. Ama İsrail ve birkaç ülke dışında yeryüzünde bir tane ortağı, müttefiki kalmadı.

Görünüşte herkes ABD ile dost! Bu “dostlar”ın her biri ABD’nin bugünkü gücünden rahatsız ve bir an önce zayıflamasını bekliyor. Çünkü; Avrupa’nın beş yüz yıl süren sömürge hakimiyetinin ABD için 21. yüzyılın ikinci yarısına kadar bile sürmeyeceğini artık herkes biliyor.


ARTIK “BATI CEPHESİ” DİYE BİR ŞEY YOK. “BATI BARIŞI” İSE HİÇBİR ZAMAN OLMADI…

Bazıları o fotoğrafı, her ne kadar, “Batı Cephesi” görüntüsü diye işlese de, “Batı tek vücut” diye yorumlamaya çalışsa da, Haçlı Seferleri’nden bu yana devam eden ortaklık görüntüsü verilse de, aslında Batı Barışı diye bir şey olmayacağını, korkunun hakimiyetinin başladığını gösterdi.

Yüzyıllarca sömürdükleri Afrika’dan, Latin Amerika’dan, Asya’dan, Ortadoğu’dan çıkarıldıklarında, bu bölgelerdeki kaynaklardan uzaklaştırıldıklarında Batı bir “hiç”e dönüşecek. Abartı gelebilir ama bu tarih kesinlikle başladı.

Öyleyse “Batı Barışı” diye bir şeyden söz edemeyiz. Kendileri dışındaki dünya için hiçbir zaman, tek bir barış örnekleri olmadı. Ama artık kendi içlerinde de “Batı Cephesi”nin, “Batı Barışı”nın olmayacağını kısa süre içinde göreceğiz.


SOYKIRIMLA BAŞLADI, SOYKIRIMLA BİTİYOR. “MÜSLÜMAN SOYKIRIMI” ONLAR İÇİN SİYASİ GENETİK!

Kaynak alanları daraldıkça, Batı dışı dünya güçlendikçe, milletler kaynaklarına sahip çıktıkça, Batı’nın kendi içinde savaşlarına tanık olacağız. İki Dünya Savaşı da “Avrupa İç Savaşı”ydı. Üçüncüsü de öyle başlayacak.

Beyaz Saray’da bu aciz görüntüyü veren Avrupalı liderlerin “başarılı” oldukları tek şey, İsrail soykırımına ortak olmak oldu. Askeri ve siyasi olarak İsrail’in yanında durup, insanlık tarihinin bir büyük suçuna daha ortak imza koydular.

Şunu net biçimde söyleyebiliriz: Batı, soykırımlarla başlattığı tarihi soykırımla tamamlıyor. Çünkü soykırım, Batı medeniyetinin siyasi genetiğinde var.

Gazze’deki İsrail soykırımı, Batı’nın da soykırımıdır. “Müslüman Soykırımı”na kodlanmış zihinlerinin yeni yansımasıdır.


İSRAİL: BEŞ YÜZ YILIN KÖTÜLÜK ÖZETİ

Ama güçlerinin eridiği bir döneme denk gelen bu soykırımın sonuçları onlar için bu sefer farklı olacak. Çok yıkıcı olacak. Siyasi sistemlerini, toplumsal yapılarını, yönetim geleneklerini sarsacak.

Son soykırım, insan ırkına yönelik bu kollektif saldırı, Batı’nın kendi sınırları dışındaki dünya ile zaten zayıflayan bağlarını da tamamen koparacak.

Batı’nın soykırıma dayalı siyasi genetiğin beş yüz yıllık özetinin İsrail’de toplandığını görüyoruz. Bu yüzden Gazze’ye Batı’nın gözüyle bakanlar insanlığı kaybedebilir. Geleceğin dünyasını kaybedebilir. 21. yüzyıl tarihini ıskalayabilir.


BU BARBARLIĞA BAKIŞLA ULUSAL POLİTİKA OLMAZ. İNSAN EKSENİ’DİR, PEYGAMBERLER EKSENİ’DİR!

Çünkü, Gazze’deki barbarlığa bakışımız ulusal politikalarla, jeopolitik hesaplarla, enerji ve askeri güvenlik stratejiyle olamaz.

İnsan ekseninden, Hz. Adem’in, peygamberlerin durduğu yerden, Allah’ın öğrettiği yerden bakmak zorundayız.

Çünkü bu, insan ırkına karşı bir “Haçlı Saldırısı”dır. İnsan medeniyetine, insan tarihine karşı işlenen korkunç bir barbarlıktır. Çünkü bu siyasi bir mesele değildir. Bir toprak meselesi değildir. Arap meselesi değildir.

Çünkü bu bir anlaşmazlık, bir eyleme veya suça misillemede bulunmak değildir. Vahşileşen, ilahi olana savaş açan, sapkınlaşan bir toplumun, “devlet” adı altında örgütlenerek, insan neslini hedef almasıdır. Elindeki silahları bütün insanlığa karşı kullanacağının açık işaretidir.


YERYÜZÜ ONLARIN MÜLKÜ DEĞİL. İNSANLIK ONLARIN REHİNESİ DEĞİL.

Çünkü bu bir savaş değildir. Savaş hukuku ile, askeri güçle, çatışma mantığı ile alakalı değildir. İsrail’in Batı’nın “soykırım ve insanlığa karşı suç” nitelemesinin sadece kendi güvenlikleriyle ilgili olduğunu biliyoruz.

Öyleyse onlara, yeryüzünün onların mülkü olmadığını, insan ırkının onların rehinesi olmadığını en sert haliyle göstermek boynumuzun borcudur.

İşte Batı, işte Avrupa 21. yüzyılın ilk çeyreğinde böyle bir vahşeti besliyor. İşte Avrupa, işte Batı, soykırımla başladıkları küresel hakimiyetlerinin son evresini de, böyle bir soykırımla tamamlıyor.

Bütün bu gerçekler önümüzdeyken biz başka ne söyleyebiliriz?


İLK İNSANDAN BU YANA ANLATILMIŞ BÜTÜN DOĞRULAR BİZE NE SÖYLÜYOR!

Batı düşmanlığına ihtiyacımız yok. Ama bu soykırım geleneğinin, bu güç adaletsizliğinin, bu küresel yağma düzeninin değişmesi için elimizden geleni yapmak boynumuzun borcudur.

İsrail’i coğrafya haritasından çıkarmak, bu yoldan çıkmışların elindeki gücü almak, bu soykırımcıları durdurmak ve devlet hakkını ortadan kaldırmak artık insanlığın ortak görevidir.

Bu eksende duracağız. Bu eksenden bakacağız. Ülkelerimizin, milletlerimizin ortak huzuru için buna mecburuz. İlk insandan bu yana anlatılmış bütün doğrular bize bu çağrıyı yapar.

Washington’daki o fotoğraf, Avrupalı liderlerin acizliği kadar, İsrail ve ABD karşısında ezikliği kadar, Batı’nın İsrail üzerinden yürüttüğü yeni Müslüman Soykırımı için bir eksende nasıl buluşabildiklerine dair bize ibret verici bir örnek sunuyor. Biz, Avrupa tükenişinden çok, buna yönelmeliyiz.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026