Yazarlar Avrupa resesyona sürüklenirken güncel bir soru ABD resesyonda mı değil mi?

Avrupa resesyona sürüklenirken güncel bir soru: ABD resesyonda mı değil mi?

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Bu aralar Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’u yakından takip etmek gerekiyor. Zira dünyada enerji konusundaki en yetkin kurum olan IEA’nın başında ve teknik çalışmalara dayalı bilgilerle süreci doğru şekilde okumamızı sağlayacak açıklamaları o yapıyor. Öte yandan IEA raporları da durumu anlamamız açısından kapsamlı analizlerle dolu.

ENERJİDE KRİZ VAR MI?

Son dönemde biz konuyu sadece fiyatlar üzerinden okusak da enerji tarafında işler görünenden çok daha karmaşık bir hal almış durumda. IEA Başkanı Birol şöyle diyor: “Dünya, derinliği ve karmaşıklığı açısından bu kadar büyük bir enerji krizine hiç tanık olmamıştı.” Yani daha önce hiç görmediğimiz biçimde bir enerji krizinin içindeyiz. Dahası da var. Birol’a göre enerji krizinde henüz en kötüsünü görmedik. Özellikle Avrupa’yı uzun ve zorlu bir kışın beklediği konusunda hemen herkes hemfikir.

AVRUPA RESESYONA GİDER Mİ?

Küresel ekonominin başı yüksek enflasyon ile belada. Pandemi döneminde uygulanan genişlemeci para ve maliye politikaları enflasyonun kontrolden çıkmasına neden oldu. Ekonomistlerin en büyük eleştirisi merkez bankalarının adım atmakta geç kaldığı yönünde olurken ekonomi yönetimleri de ekonomilerin desteklenmesi gerektiği için bu kadar genişlemeci olduklarını iddia ediyor. Ancak mesele sadece para ve maliye politikalarından ibaret değil. Tekrar edelim; şu anda çok ciddi bir enerji krizinin ortasındayız.

Rusya-Ukrayna Savaşı ile beraber derinleşen enerji krizi ülke ekonomilerini giderek daha fazla etkiliyor. Bu işten en fazla zarar görenlerden birisi de Avrupa Birliği. Önümüzdeki dönemde AB’nin enerjiye erişimi de dahil olmak üzere pek çok sorun kapıda. Rusya’nın adımları şimdiden AB’yi zora sokmuş durumda. Avrupa’da doğalgaz fiyatları pandemi öncesi dönemin 10 katına çıktı bile. Daha da kötüsü henüz işin çok başındayız. Kışa doğru enerji krizinin daha da derinleşeceğini öngörüyoruz. Yaşanacak olan doğalgaz kesintilerinin ve artan enerji maliyetlerinin mevcut enflasyonla mücadele politikaları ile beraber AB ekonomisini resesyona götüreceği konusundaki tahminler gün geçtikçe artıyor.

RESESYON MU DEĞİL Mİ?

Önceki yazılarımda da belirtiğim üzere ABD ekonomisi iki çeyrek üst üste daralmış durumda. Normal koşullarda buna teknik olarak resesyon diyoruz. Ama Amerika’daki Ulusal Ekonomi Araştırma Bürosu’nun (NBER) resesyon tanımına ilişkin daha farklı bir tanımlaması var. Bunu da önceki yazımda belirtmiştim.

NBER ekonominin resesyonda olup olmadığını ilan etmek için baktığı 6 değişkenden 4’ü ekonomik olarak durgunluğa işaret etmiyor görünüyor. Örneğin ABD’de sanayi üretimi yavaşlamasına rağmen halen güçlü seyrediyor. Tarım dışı ücretlerde de durum kötü görünmüyor. Bireysel reel tüketim büyümesi her ne kadar belirgin şekilde azalmış olsa da yıllık büyümesi halen pozitif. Transfer harcamaları hariç reel gelirlerdeki yıllık artış da pozitif seyrediyor. Ancak tüm bunlara rağmen ABD ekonomisi 2 çeyrek üst üste daraldı. Genel kanı ve eğilim ekonominin resesyonda olduğu yönünde.

AB’NİN RESESYONU BİZİ NASIL ETKİLER?

AB ekonomisinin daralması Türkiye için çok iyi bir haber değil. Zira AB bizim en büyük ihracat pazarımız. Bu bakımdan oradaki yavaşlamanın bizim ihracatımızı olumsuz etkileyeceği aşikar. Dahası enflasyonla mücadele etmek için Avrupa Merkez Bankası’nın yaptığı sert faiz artışına rağmen euro/dolar paritesi hala güçlenmiyor. Bu durum bizim gibi ara mamulleri dolar ile alıp ihracatını yoğunlukla euro ile yapan ekonomileri olumsuz etkiliyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.