Yazarlar Ekonomi güvenliği ve bir soru Peki ne yapsaydık?

Ekonomi güvenliği ve bir soru: Peki ne yapsaydık?

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Türkiye, geçtiğimiz hafta Cuma günü yeni bir spekülatif kur atağı ile karşı karşıya kaldı. Bu spekülatif atağın ardından aldığı hızlı önlemler ve güçlü iletişim ile kuru hızlı bir şekilde dengelemeyi de başardı. Bu arada bu spekülatif atağa neden olma ihtimali çok yüksek bir raporu hazırlayan yabancı bir finans kurumuna da soruşturma açıldı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Levent Yılmaz : Ekonomi güvenliği ve bir soru: Peki ne yapsaydık?
Haber Merkezi 21 Mart 2019, Perşembe Yeni Şafak
Ekonomi güvenliği ve bir soru: Peki ne yapsaydık? yazısının sesli anlatımı ve tüm Levent Yılmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


KORKACAK NE VAR?

Söz konusu yabancı finans kurumunun da içinde bulunduğu bazı bankalara BDDK ve SPK tarafından soruşturma açılınca başta sosyal medya olmak üzere çeşitli platformlarda bazı tepkilerin oluştuğunu gözlemledim. Tepkiler açılan soruşturmanın negatif etkileri olabileceği yönündeydi. Açıkçası bu refleksin arkasında yatan motivasyon tek kelime ile korkuydu. Peki neden korkuyoruz?

ABD’de mortgage krizindeki etkisi yüzünden 50 milyar dolara yakın ceza ödeyen, Londra’da FX manipülasyonuna karıştığı ispat edilen, İsviçre’de kara para aklamak suçundan soruşturma geçiren, LIBOR skandalına karışan, Avustralya’da diğer bazı bankalarla kartel oluşturduğu için dava edilen, Çin’de yolsuzluk ve rüşvet yüzünden ceza alan, CDS piyasasında rekabeti engellediği için ceza alan ve daha nice benzer suçlara karıştığı ispatlanan veya iddia edilen bir bankanın Türkiye’ye yönelik piyasa bozucu faaliyetini soruşturmaktan daha doğal ne olabilir?

Elbette söz konusu banka ile bazı kamu kurumlarının çalışmaya devam ediyor olması ayrı bir tartışma konusu. Ancak eleştirmeden önce yapılacak soruşturma neticesinde ortaya çıkacak bilgi ve belgelere göre alınacak aksiyonu da bekleyelim.

KREDİ ÇEKİP DOLAR ALINIR MI?

Geçen hafta enteresan bir gündü. Zira piyasada kulaktan kulağa bazı bankaların müşterilerine TL kredisi teklif edip o kredi ile dolar alımını tavsiye ettiği ve hatta telefonlar açtığı bilgisi dolaşmaya başladı. Elbette bir banka, müşterisine ilgili departmanları üzerinden yatırım tavsiyesinde bulunabilir. Ancak sanırım içinde KOBİ’lerin olduğu şirketleri arayıp TL kredisi teklif edip onunla da döviz alma tavsiyesinde bulunmak çok iyi niyetli bir bankacılık faaliyeti(!) olamaz. Dahası böyle bir tavsiyede bulunmayı bir kenara bırakın bunun dedikodusu bile dünyanın her yerinde soruşturmaya değer bir konudur.

PEKİ NE YAPSAYDIK?

Geçtiğimiz yıl Beyaz Saray’ın strateji belgesinde şöyle bir cümle vardı; “Ekonomi güvenliği, ulusal güvenliktir.” Yani devlet ve ilgili kurumları, ülkenin güvenliğinden birinci derecede sorumludur ki buna ekonomi de dahildir. Bu bakımdan devletin ekonomi güvenliğini de tesis etmesi aynı zaman gücünü hukuktan alan bir görevdir. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar bunun için vardır. Bu kurumlar yeri ve zamanı gelince aksiyon almak için dizayn edilmiştir. Bu bakımdan spekülatif hareketlerle ve/veya rapor hazırlayarak açık veya örtük bir şekilde ekonomi güvenliğini tehdit eden süreçleri başlatan veya devam ettiren kişi ya da kurumlarla ilgili hukuk çerçevesinde soruşturma açmanın nesi yanlış olabilir?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.