Kapitalizmin sınırsızlığına karşı Ramazan

04:007/03/2025, Cuma
G: 7/03/2025, Cuma
Mehmet Akif Soysal

Kapitalizm “kaynaklar sınırlı ancak ihtiyaçlar sınırsız” diye tanım koyarak düşünce sistematiğini kurgular. Tüketimin esas hedef olduğu bu sisteminin bireysel çıkarın maksimize edilmesi şeklinde bir diğer hedefi de vardır. Yani diğerkâmlık asla akla bile getirilmez. İşte bu tanıma temelden meydan okuyan düşünce sistemi “Ramazan” da saklıdır. Ramazanın oruç yönü kapitalist sistemin sınırsızlığına karşı itirazdır. Gün boyu hiçbir şey yemeden içmeden bile durabilen insanın esasen bir kap çorba ile

Kapitalizm “kaynaklar sınırlı ancak ihtiyaçlar sınırsız” diye tanım koyarak düşünce sistematiğini kurgular. Tüketimin esas hedef olduğu bu sisteminin bireysel çıkarın maksimize edilmesi şeklinde bir diğer hedefi de vardır. Yani diğerkâmlık asla akla bile getirilmez.

İşte bu tanıma temelden meydan okuyan düşünce sistemi “Ramazan” da saklıdır.

Ramazanın oruç yönü kapitalist sistemin sınırsızlığına karşı itirazdır.

Gün boyu hiçbir şey yemeden içmeden bile durabilen insanın esasen bir kap çorba ile bile doyabileceği ve hayatını idame edebileceği gerçeğine karşılık kapitalizmin bizlere dayattığı doyumsuzluğu Ramazan açık eder.

Tüketilen onca ürüne karşılık kapitalizmin dayattığı sonsuz tüketimin ihtiyaç gibi sunulması bireylerin tatminsizlik hissini coşturur.

İşte bu tatminsizlik sosyal sistemin temelini bombalar!

Zira eldeki ile tatmin olmayan bireylerden kurulu toplum artık her ne pahasına olursa olsun tüketebilmek için çalmaktan, haksızlık yapmaktan, arsızlık yapmaktan kendini alı koyamaz hale gelmektedir.

Bu tatminsizliğin getirdiği diğer önemli sorun ise toplumda
diğerkâmlığın ortadan kaldırılmasıdır.

Kapitalist düzende sınırsız ihtiyaçları olan birey nasıl başkasını, başkasının ihtiyaçlarını düşünsün ki? Kendinden başkasına sıra gelemez ki!

Toplumun, bireylerin, algının, ahlakın bilerek isteyerek kirletilmesi Dünya’nın kaynaklarının da hoyratça kullanılmasına ve kirletilmesine sebep oluyor. Çevre kirliliği de bu sürecin doğal sonucudur.

Ramazan bir manifestodur!

Yukarıda bahsettiğimiz sorunlara karşılık Ramazan bir manifestodur. Gören veya görmek isteyen gözlere hayatın tüketim üzerine kurulu olmadığını, pek tabii şekliyle ihtiyaçların sınırsız olmadığını uygulamasıyla beraber hem akıllara hem de gönüllere nakşeder.

Ramazan bireylerin spotları kendi üzerinden çevresine çevirmesini emreder;
zekat, sadaka ve fitre ile bireyin ve toplumun diğerkâmlığı unutmasını, es geçmesini engeller. Etrafta kendinden başka yaşam olduğunu hatırlatır.

Bireyin ihtiyaç tanımını tekrar yapmasını sağlar. Sadeliğin getirdiği huzuru hatırlatır.

Helal kazanç, helal ve ölçülü harcama, israfa meyletmeyen ihtiyaca göre tüketim ramazanın bize naklettiği, hatırlattığı diğer ana konulardır.

Sermayenin tek elde birikimine karşı zekat müessesi bir frendir.
Küresel toplam varlıkların zekat tanımına uyabilecek haliyle en az 100 Trilyon doları aşmış bölümü bile senelik 2.5 trilyon doları aşmaktadır. Bu tutar ile Dünya’da yoksulluğun ve çatışmanın kalkmasına nasıl vesile olabileceğini bir düşünsek Ramazan zekatının dünyaya ne denli büyük bir hediye olduğunu anlamamıza yeter de artar bile.

Ramazan’ın bayrama kavuşması gibi insan ömrünün de eninden sonunda hitama ereceğini, hakkıyla oruç tutanın vardığı şekliyle umulur ki bayramla şenlenecek bir sonun olabileceğini bizlere müjdeler.

Rabbim hepimizi Ramazanın manifestosunu dinlemeyi, anlamayı ve uygulamayı nasip ve müjdeyi alanlardan eylesin…

#Ramazan
#Toplum
#Mehmet Akif Soysal