Adam sanmıştık

04:007/04/2026, Salı
G: 7/04/2026, Salı
Mehmet Şeker

Nihayet ABD’de akıllı bir adam çıktı demiştik. “Ne de olsa tacir” diye adamın söylediklerini ciddiye aldık. Kâr-zarar hesabı yaptığını düşündük. Güzel laflar ediyordu. “Ne işimiz var on binlerce kilometre uzakta? Askerlerimizin, gemilerimizin oralarda bulunmasının bize bir faydası yok. Çekeceğiz hepsini. Savaş için değil barış için çalışacağız. Dünyanın savaşa değil barışa ihtiyacı var. Bütün dünyanın jandarması olmak bize pahalıya mal oluyor. İçimize dönmeliyiz. Büyük Amerika’yı yeniden kurmalıyız.”

Nihayet ABD’de akıllı bir adam çıktı demiştik.

“Ne de olsa tacir” diye adamın söylediklerini ciddiye aldık.

Kâr-zarar hesabı yaptığını düşündük.

Güzel laflar ediyordu.

“Ne işimiz var on binlerce kilometre uzakta? Askerlerimizin, gemilerimizin oralarda bulunmasının bize bir faydası yok. Çekeceğiz hepsini. Savaş için değil barış için çalışacağız. Dünyanın savaşa değil barışa ihtiyacı var. Bütün dünyanın jandarması olmak bize pahalıya mal oluyor. İçimize dönmeliyiz. Büyük Amerika’yı yeniden kurmalıyız.”

*

İnandık bu sözlere. Sözün değeri, anlamı vardı.

Kendini barış güvercini gibi gösteriyor ve barış ödülü almak istediğini açıkça dile getiriyordu.

Nereden bilebilirdik adamın İsrail baskısına yenik düşeceğini ve söylediklerini sıcak mantı gibi yutacağını.

Hohlayıp durmak, olduğu yerde zıplamak bir işe yaramaz bu durumda.

Saçma sapan konuşmaya başlamak bile normal gibi görünür.


HER TÜRLÜ NUMARA BEKLENİR

İsrail’de sokağa çıkan halkın görüntülerini seyrettik ekranlarda.

Atlı polisler, göstericilerin üstüne sürüyordu atlarını. İtip kakıyorlar, yakalayıp otobüslerle götürüyorlardı.

İsrail’deki gösteriler, İran’dan gelen füzeler yüzünden.

Gazze bombalanırken, yakıp yıkılırken sesleri çıkmayan İsrail halkı, şimdi tepesine bombalar düşmeye başlayınca, feryada başladı.

Sokaklarda gösteriler yapılıyor. Polisler durdurmasa, Netanyahu’nun üstüne yürüyecekler.

*

Eğer gerçekten savaş karşıtı olsaydılar, Gazze yerle bir edilirken ve Gazze halkına soykırım uygulanırken bugünkü tavrı gösterirlerdi.

İsrail’in her yaptığının altında bir alicengiz oyunu aramak gerektiğini düşünen bir arkadaşımın söylediğini de yabana atmayalım.

Son yıllardaki vahşi uygulamaları sebebiyle bütün dünyada itibarı büyük zarar gören İsrail devleti, bu gösterileri planlamış da olabilir.

Bazı ülkelerde hava meydanlarında yuhalanan İsrail vatandaşları gördük.

Lokantalara alınmayan, kafelerden kovulan…

Müsabakalardan atılan İsrail ekipleri de oldu.

İsrail’in imajını toparlama gayreti olabilir; mümkündür.

“Bakın, İsrail’de herkes soykırımcı değil. Hepsini bir tutmayın. Netanyahu gibi düşünmeyen İsrailliler de var” demek için organize edilmediğinin garantisi yok hakikaten. Her türlü numara beklenebilir.


OPERASYONDA KARANLIK NOKTALAR

İran’ın düşürdüğü F-15 E uçağından kurtulan Albayı iki taraf da aramaya başladı.

Hem ABD hem İran, Albayı bulmak istiyordu.

ABD askerleri ile İran kuvvetleri karşı karşıya geldi. Çatışma yaşandı. Albay kurtarıldı.

Ama fatura ağır oldu.

ABD iki tane C-130 nakliye uçağı, iki helikopter ve bir A-10 uçağı kaybetti. İki de İHA var.

ABD’nin açıklamasına göre, iki kargo uçağı (C-130) İranlıların eline geçmesin diye patlatılmış.

*

Burada karanlık taraflar var.

O uçaklar çok sayıda asker taşıyor olmalı.

Kurtarıcı askerleri taşıyan iki C-130 uçağı düz araziye indi diyelim.

Askerler uçaktan fırlayıp Albay’ı aradılar ve buldular. Sonra?

Aynı uçaklarla dönmeleri gerekmez mi? Niye uçakları kendi elleriyle havaya uçuruyorlar?

Uçaklar havaya uçtuysa, Albay ve onu kurtaran askerler İran’dan nasıl ayrıldı?

Yoksa C-130’ları İran mı patlattı? (İran öyle oldu diye açıklama yaptı nitekim.)

Askerler yürüyerek mi döndü yoksa kendi kanatlarıyla mı uçtular?

Bu tür sorular akla geliyor, çünkü savaşta doğrular konuşulmuyor.

Ortaya atılan yalanlar, söylenen doğrulardan fazla.

Çatışma olduysa bütün İran askerleri öldü mü?


HORA DA GELİN NE DİYON?

Sarı kafanın söylediğine göre, Amerika Bulaşık Devletleri, İran’daki protestoculara Kürtlerle silah göndermiş.

Ne zaman? Savaşın hemen öncesinde. Tam da ay doğar aşar giderken.

Maksat açık ve net. Protestocular silahlanacak, isyan başlatacaklar, çatışma çıkacak, savaş ölçeğine varacak, ülkenin yönetimi devrilecek, rejim düşecek. Böylece ABD muradına erecek.

Biz de kerevetine çıkacağız.

Fakat Kürtler silahları protestoculara vermemiş, kendilerine ayırıp sahiplenmişler.

Tramp’ın Kürtler dediği kim?

Terör örgütü olsa gerek.

Koyun neylesin tuzu, bekâra verin kızı hesabı.

#ABD
#İran
#Donald Trump