Düdük yutmuş gibi

04:0030/06/2026, Salı
G: 30/06/2026, Salı
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Mehmet Şeker

İndirimli ürün satan devasa marketin otomatik açılan kapısından tıka basa dolu market arabasını beraberce iterek çıkan yaşlı karı koca, ağır ağır yürüyüp temiz havaya kavuştular. Alışverişin uzun sürdüğü belliydi. İçeride fazla kalmaktan bunaldığını oflayıp puflamasıyla ve yüz ifadesiyle belli eden adam, arabayı itmekten vazgeçti. Aceleyle bir sigara yaktı, en yakındaki banka çöktü. Dumanı savurduktan sonra yanına oturduğu kişinin yüzüne baktı. O da yanına gelecek biriyle konuşmayı bekliyormuş gibi

İndirimli ürün satan devasa marketin otomatik açılan kapısından tıka basa dolu market arabasını beraberce iterek çıkan yaşlı karı koca, ağır ağır yürüyüp temiz havaya kavuştular.

Alışverişin uzun sürdüğü belliydi. İçeride fazla kalmaktan bunaldığını oflayıp puflamasıyla ve yüz ifadesiyle belli eden adam, arabayı itmekten vazgeçti. Aceleyle bir sigara yaktı, en yakındaki banka çöktü. Dumanı savurduktan sonra yanına oturduğu kişinin yüzüne baktı.

O da yanına gelecek biriyle konuşmayı bekliyormuş gibi lafa daldı.

“Yenge hanım, bey amca fabrika bacası gibi tüttürüyor maşallah.”

Yaşlı kadın eşarbını düzeltirken cevap verdi:

“Öyledir ama düdük yutmuş gibi de ötüyor durmadan. Vazgeçiremedik.”

İhtiyar üç dört nefeste sigarayı bitirdi. İzmariti yan tarafında sallanan kova gibi küllüğe bıraktı.

“Heh he…” diye güldü.

Gülerken içinden düdük sesi çıktı.

“Gıyk gıyk…”

Kadın şaka yapmıyormuş. Söylediği gerçekmiş.

Ayağa kalkarken düdük yine öttü. İleride park ettikleri arabanın yanına giderken de düdük ötmeye devam ediyordu.

“Gıyk gıyk…”

Düdük bu şekilde mi öter diye düşünmesin hiç kimse. Bugüne kadar öyle öten bir düdüğe rastlamadığını söyleyip eleştirmeyi aklından geçiren varsa, önce bir düdük yutsun.


KULEDEN BAĞIRAN ADAMLAR

“Sivri uçlu yüksek kulelerin üst kısmındaki yuvarlak balkonuna çıkan bir adam, ellerini kulaklarına dayayıp üç dört dakika boyunca bağırıyor. Etraftan insanlar koşar adımla geliyor, bahçedeki çeşmelerde ellerini, yüzlerini ve ayaklarını yıkadıktan sonra içeri giriyorlar. Sıralar hâlinde dizilip hep beraber eğiliyor, yere kapanıyor ve yine birlikte kalkıyorlar. Bu hareketi birkaç defa tekrarlıyorlar. Sonunda oturur vaziyetteyken ellerini açıp bekliyor ve iki üç dakika sonra yüzlerine sürüyorlar. Kısa süre sonra sessizce çıkıp dağılıyorlar. Dağılırken bazıları yanındakilerle tokalaşıyor.”

Bu tür ifadeleri ülkemize gelen yabancı bir kişi söylese veya yazsa, mazur görülebilir ama bu ülkenin bir vatandaşı buna benzer sözler yazınca, insan ne diyeceğini bilemiyor.


GÜLDÜREN VE ÜZEN HATALAR

Yazılar baskı öncesi kontrol edildiğinden, yazılı basında hata oranı genellikle azdır. Ancak canlı yayınlarda öyle değil.

Ekranlarda rastladığımız Türkçe yanlışlarının bazıları güldürürken üzüyor.

Birkaç örnek…

“Orada yaşamanın daha evliya olduğunu söylemiyorum.”

Doğrusu: “Orada yaşamanın daha evla olduğunu söylemiyorum.”

*

“Kalifiyeli eleman bulmak zor.”

Doğrusu: “Kalifiye eleman bulmak zor.” (Böyle bir cümle kurmadan önce “Kaliteli” kelimesinin etkisinden kurtulmayı tavsiye ederiz.)

*

“En iyi yöntem kıssasa kıssas.”

Doğrusu: “En iyi yöntem kısasa kısas.”

Kıssa ile karıştırmamak gerek.

Bir de kisas var, o ayrı. Hem de apayrı.

*

“Gemi azgıya almış…”

Doğrusu: Gemi azıya almış…

Denizde yüzen gemi ile alakası yok. Gemden bahsediliyor.

Gem, at koşumlarının önemli bir parçası. Atı yönlendirmek ve kontrol edebilmek için ağzına takılan metaldir kast edilen.

Azgı diye bir kelime mevcut değil. Askı var ama o da konuyla alakasız.

Miktar ifade eden az-çok ile de karıştırılmasın. Arka dişlere azı dişleri denir. Atın ağzındaki gem isimli demirin, bağlı olduğu kayışla en geriye çekilmesidir gemi azıya almak. Anlamı ise sözlükte şöyle tarif edilir:

Söz dinlemez olmak, kurallara uymamak ve dizginlenemez bir şekilde kendi bildiğini okuyarak kontrolden çıkmak anlamına gelen bir deyimdir.

Genellikle bir kişinin sınırları aşarak, asi bir tavır sergilemesi durumlarında kullanılır.

Aklınıza bir örnek geldiyse doğrudur. Odur.

#Aktüel
#Hayat
#Mehmet Şeker