Kart kurt"tan çıktık, "Kürt kökenli kardeşlerimiz"e geldik

00:0022/11/2013, Cuma
G: 9/09/2019, Pazartesi
Mehmet Şeker

Diyarbakır''da cumartesi günkü manzara üzerine söylenmedik söz kaldığını sanmıyorum.Hepsini takip edemedim, özellikle bazı twitleri.Bir yanda olumlu görüp memnuniyetle karşılayan ve heyecan duyanlar, bir yanda kıyamet değilse bile felaket olarak görüp küfür literatürüne önemli katkıda bulunanlar.Küfürle ve sahibiyle işimiz olmaz.Onları kenarda bırakalım.Sadece hayretle karşılayıp sert eleştiride bulunanları dikkate alalım.Bütün ifadeleri harmanlayıp özetlemek gerekirse, şu çıkacaktır:Aaa, barış

Diyarbakır''da cumartesi günkü manzara üzerine söylenmedik söz kaldığını sanmıyorum.

Hepsini takip edemedim, özellikle bazı twitleri.

Bir yanda olumlu görüp memnuniyetle karşılayan ve heyecan duyanlar, bir yanda kıyamet değilse bile felaket olarak görüp küfür literatürüne önemli katkıda bulunanlar.

Küfürle ve sahibiyle işimiz olmaz.

Onları kenarda bırakalım.

Sadece hayretle karşılayıp sert eleştiride bulunanları dikkate alalım.

Bütün ifadeleri harmanlayıp özetlemek gerekirse, şu çıkacaktır:

Aaa, barış süreci dedikleri hakikaten işleyen bir mekanizmaymış!

Dahası, ''Komşularla sıfır sorun'' meğer gerçekmiş!

*

Eee, ne olacak şimdi?

Barış süreci işliyorsa ve sıfır sorun doğrultusunda hareket ediliyorsa, eleştirmekten vaz mı geçilecek?

Ne münasebet!

Aksine, daha güçlü eleştirilecek, daha şiddetli yüklenilecek.

Hiç bilmiyorsan, barış sürecine ''savaş süreci'' dersin.

Oradan başladın mı gerisi gelir.

*

Neredeyse kırk yıldır yurt dışında olan Şivan Perwer gelmiş, rahatsızlığına rağmen İbrahim Tatlıses kürsüye çıkmış...

Başbakan Tayyip Erdoğan''ın yanında Mesud Barzani.

Hepsi kolkola girmişler.

Üstelik bir Türkçe, bir Kürtçe konuşuyorlar.

Yetmezmiş gibi Başbakan ''Kürdistan'' dedi.

Gök nasıl çökmedi, yer nasıl yarılmadı hayret!

*

Bu kelimeyi kullanmasıyla ilgili soru yöneltilince de Meclis zabıtlarından Mustafa Kemal Atatürk''ün sözlerini örnek gösteriyor.

Taa 1920''lerden.

Al sana irtica!

Bundan âlâ geriye dönüş mü olur?

O kadar eskiden referans verilir mi?

Irak anayasasında da öyle geçiyormuş.

Hay aksi!

Bu da bugünden referans.

Bütün dünyanın bildiği, kabul ettiği ve kullandığı kelimeyi bizim de mi kullanmamız gerek arkadaş!

Yok mudur bizim özel şartlarımız, tüzel şartlarımız?

Yâr bana bir gerekçe medet!

*

Geçen hafta MHP Lideri Devlet Bahçeli, ''Kürt kökenli kardeşlerimiz'' ifadesi geçen bir konuşma yaptı.

Kimse şaşkınlığa düşmedi.

Geldiğimiz noktaya bakın.

Yalnız, çok rica ederim, biraz dikkatli bakın.

On beş yıl öncesine gidecek olsak, böyle bir cümle kuran kişi MHP''den ihraç edilirdi.

Gerçi bir belediye başkanı Kürtçe afiş astırdı diye daha bir ay önce MHP''den ihraç edildi ama bu durum yukarıdaki iddiayı boşa çıkarmaz.

On beş yıl önce Kürt denmezdi, denemezdi, söylenmesi bile başa bela açardı.

Onlar dağ Türkleriydi.

Karda yürürken ''kart kurt'' diye ses çıkıyormuş da o yüzden öyle isimlendirilmişler.

Artık, kim duyduysa o sesi?

Orası bilinmiyor, bir kayıt yok.

*

O sesi duyan kişi, karda yürüyenlerin ''zart zurt'' diye ses çıkardığını duysaydı ne olacaktı?

Dağdaki o adamlara Zürtler adını mı verecektik?

Doğrudan olmaz tabii.

Önce Zurtlar denir, sonra zamanla söylene söylene Zürtler''e dönüşür.

Ey aziz kardeşim, öfkeye kapılıp ardından mecburen zarar göreceğine, biraz geriye çekil de bak.

Türkiye büyüyor, güçleniyor.