Yazarlar Kürt sorunu, PKK, liberaller ve İslam-2

Kürt sorunu, PKK, liberaller ve İslâm-2

Müfit Yüksel
Müfit Yüksel Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Oysa ki, İslâm eğer, toplumları asimile eden, tektipleştirip ulus-devlete eklemleyen bir işleve sahip olsaydı, İslam tarihindeki bu kadar farklı topluluklar, bu kadar farklı etnik gruplar, mezhepler, meşrep ve tarikatları ne ile izah edecekler? İslamiyet tarihte hangi Arap olmayan toplumu asimile etti, tektipleştirdi?. Endonezya''dan, Pasifik''ten, Mağrib/Fas''a kadar tüm müslümanlaşan topluluklar Araplaştı mı? Endonezya''dan Basra Körfezi''ne kadar hangi Müslüman topluluğun ana dili Arapça?. Mezopotamya''dan Adriyatik''e kadar kaç İslam toplumu ana dil olarak Arapça''yı konuşmaktadır? Eğer İslamiyet ulus-devlet projesinde olduğu gibi, homojenleştiriciliği, tektipleştiriciliği öngörseydi; bugün, Malayca''dan Orduca''ya, Beluçça''dan Peştunca''ya, Farsça''dan Kürtçe''ye, Çağatayca''dan Anadolu Türkçesi''ne, Arnavutça''ya, bu kadar dil hayatiyetini İslam hakimiyetindeki yüzyıllar boyunca sürdürebilir miydi? Öyle olmuş olsaydı, Osmanlı Türkçesi bir imparatorluk dili, lingua franca haline gelebilir miydi? Kuzey Afrika''da milyonlarca Berberi ve Tuareg bulunabilir miydi? Ağlebiler, Tafişinler, Murabıtlar, Muvahhidler ve Beni Ahmer devletlerinin/hanedanlarının ya da Endülüs fatihi Tarik bin Ziyad''ın, Süleyman Cezulî''nin, İbnu''n-Nahvî Tevzerî''nin, İbn Tumert''in, ünlü İbn Haldun''un Berberi olduklarını bilebilir miydik? Öyle olsaydı Selahaddin Eyyubî''nin, Tâcu''l-Arifîn Şeyh Ebu''l-Vefâ''nın, Molla Cami''nin, Molla Güranî''nin, kıraat alimi Mevlana Ebu''l-Hayr Muhammed El-Cezerî''nin, Hoca Saadeddin''in, Mevlâna Hâlid-i Bağdadî''nin Kürt olduğunu nereden bilecektik? Şeyh Ahmed El-Cezeri ve Şeyh Ahmed Eş-Hânî Kürtçe şiir ve divân yazabilecek miydi?

Batıda aydınlanma düşüncesi, Fransız İhtilali etkileri ile oluşan ulus devlet anlayışı ve pratiği tümüyle pozitivist, aydınlanmacı, din karşıtı, seküler bir temele dayanmaktadır. Türkiye''de de bu projeyi dayatıp tek tip vatandaş oluşturmak isteyen kadrolar dindar kadrolar, dindar insanlar mıydı? Bu kadrolar, baskılarını daha çok dindarlara ve Müslümanlığa yöneltmediler mi? Müslümanlık on yıllarca ulus-devlet eliyle sopalanmadı mı?. Tüm bu gerçeklere karşın, Kürt sorununa ilişkin olarak, yalan, tezvirat ve telbis ile İslâm, ulus-devlet yapılanması ve uygulamalarından sorumlu tutularak sanık sandalyesine oturtulmak istenmektedir. Halbuki, İslam tektipleştirmenin, asimilasyonun değil; ürettiği ortak değerlerler ve kültürle bu coğrafya''daki, tüm bölgedeki farklı toplum kesimlerinin, çok farklı etnik grupların asırlarca barış içinde biribirini boğazlamadan, soykırım yapmadan yaşayagelmesinin garantisi olmuştur. Bu garanti/teminat kaldırıldığı takdirde coğrafyamız Yugoslavya''dan çok daha vahim trajedilere sahne olur. Kopenhag Kriterleri, Helsinki Nihai Senedi bireysel özgürlükleri, sivilleşmeyi genişletebilir, arttırabilir, ancak, toplumların, halkların barış ve huzur içinde birarada yaşayabilmesinin teminatı olan ortak duygu, inanç, insani bilinç ve kültür değerlerini üretemez. İnsanlar "Biz birbirimizin din kardeşiyiz, aynı kıbleye yöneliyoruz, aynı peygambere ve aynı kitaba inanıyoruz" diyebiliyor, fakat "Biz birbirimizin Kopenhag Kriterleri, Helsinki Nihai Senedi kardeşiyiz" diyemez.

Bir zamanlar, soğuk savaş dönemi totaliter ideolojilerinden etkilenerek, İslam tarihindeki tefrikadan, mezhep ve meşrepler arasındaki çatışma ve çelişkilerden şikayet eden, tek-tip İslam anlayışı ve tek-tip İslam yorumunda ısrar edip, tarihteki bu zenginliği ve çeşitliliği kabullenmeyen bir kısım eski radikal/siyasal İslamcılar da, bugün, demokrasi ve özgürlük adı altında her türlü ayrışmayı, çelişkiyi savunarak; İslam''ı totaliter ideolojilerle, jakoben ulus-devlet anlayışı ile özdeşleştirerek tasfiye ameliyesinde diğer bazı çevrelerle birlikte hareket etmektedirler. Liberal aydınlarla birlikte Kürt sorununda seküler dilde ısrar eden, sadece, bazı eski İslamcılar değil, bir kısım dindar ve Nurcu kökenli Kürtlerde de, Kürtlerin özgürleşmesinin, İslam''ın getirdiği ortak değer ve bağlardan ve ''ümmet'' mefhumundan tümü ile kopmaya vâbeste olduğuna ilişkin, yalana dayalı yanlış bir kanaat yaygınlaşma eğilimi göstermektedir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.