Türkiye Körfez’e ‘paranızı biz koruruz’ mu diyor?

04:008/04/2026, Çarşamba
G: 8/04/2026, Çarşamba
Nedret Ersanel

Savaş, siz bu satırları okurken bitse de aylarca devam etse de değişmeyecek sonuçlar üretecek… Günlük değerlendirmelerin dahi yanılabildiği zamanda sonuçlara dair sabitler üretmek nasıl mümkün oluyor? Çünkü, ABD/İsrail-İran savaşının günlük gelişmeleri ile, saha hedefleri ile, “nedenleri” farklı… Eğer savaşın jeopolitik hedefini basitçe gösterin denirse, orası Çin’dir. Ekopolitik karşılığı küresel para düzeninin yeniden inşası ise o da jeopolitikle uyumlu olmalıdır. Her iki alanda bölgemizde sert

Savaş, siz bu satırları okurken bitse de aylarca devam etse de değişmeyecek sonuçlar üretecek…

Günlük değerlendirmelerin dahi yanılabildiği zamanda sonuçlara dair sabitler üretmek nasıl mümkün oluyor? Çünkü, ABD/İsrail-İran savaşının günlük gelişmeleri ile, saha hedefleri ile, “nedenleri” farklı…

Eğer savaşın jeopolitik hedefini basitçe gösterin denirse, orası Çin’dir. Ekopolitik karşılığı küresel para düzeninin yeniden inşası ise o da jeopolitikle uyumlu olmalıdır. Her iki alanda bölgemizde sert rekabet vardır…

***

Ortadoğu’nun, özellikle Körfez ülkelerinin düzeni, yaklaşık 55 yıldır dünya düzenini belirleyecek şekilde etkiliyor. Bu nizamın İran savaşı ile uğradığı sarsıntı, günümüze kadar bölgenin atlattığı her krizden daha etkili olacak gibi görünüyor…

Kulağa biraz da klişe gibi gelen “petro-dolar sistemi” aslında ve kabaca şöyle işliyor…

Ortadoğu/Körfez, Amerika’nın enerji ihtiyacını karşılıyor, başta petrol olmak üzere gaz ile türevlerini/yan ürünlerini de kısmen göğüslüyor, mal dolar cinsinden fiyatlanıyor, üretici ülkeler bu değer üzerinden dolarlarını alıyor, karşılığında ABD onları koruyor(du). Bildiğiniz mafya tipi haraç kesmedir, sadece ölçeği büyüktür…

Tabii güvenliğin çapı kadar para miktarı da biz fakirlerin tahayyül edebileceğinin üzerindedir. Devasa miktardaki bu dolarları Körfez ülkeleri yine ABD hisselerine, varlık fonlara, finans yatırımlarına, elbette Batı menşeli silahlara yatırıyordu…

Aslında bu da ‘korumanın’ bir parçasıydı ve ABD/İngiltere, biraz da Avrupa açısından “Dolce Vita” sağlıyordu…

***

İran savaşının bu “sisteme” etkisi şöyle oldu: Trump’ın, “bunu yapmalarına şaşırdık, beklemiyorduk” dediği, Tahran’ın Körfez ülkelerine yönelik hâlâ da devam eden saldırıları kırıcı oldu; büyük korku, güvensizlik yarattı. S. Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Bahreyn, Kuveyt, nispeten Irak ciddi ekonomik zarara uğramaya başladılar. Önce enerji piyasaları/paraları tehlikeyi girdi ama ekonomik kayıp yeni ekonomik yatırımlardan turizme değin her alana yayıldı…

Asıl şok bu ülkelerin ABD tarafından korunduklarına dair inançlarında yaşandı. Mini örneği İsrail’in Katar’a saldırısında yaşanmıştı ve Washington hemen müdahale ederek hem Tel Aviv’in kulağını çekmiş (!) hem de Katar’a, “bir daha asla olmayacak” sözü vermişti. Şimdi tüm Körfez yanıyor ve ABD kalkanı düştü…

Hayal kırıklığı bölge ülkelerini kimi ayarları yeniden yapmaya teşvik etti, Amerikan güvenlik garantilerinin değeri sorgulanmaya başladı…

Bugüne kadar mevcut sistem küresel çapta ekonomik, finans, ticari, askerî bir network kurmuştu. Bu şebekenin hayatta kalabilmesi için yüz milyarca dolar harcanıyordu. Körfez ülkeleri bu varlıkları gözden geçirmeye başladı. Henüz bitirmedi ama sistemin artık çalışmadığını, muhtemelen çalışmayacağını da gördüğü için alternatiflere alıcı gözüyle bakmaya başladı…

***

“Petro-dolar” sisteminin dayandığı ayaklar ya kesilmiş durumda ya da topallıyor, ABD’nin enerji ihtiyacı artık yok. Petrol veya gaz diye ayılıp-bayılmıyor çünkü kendisi net enerji ihracatçısına dönüştü. Avrupa dahil pek çok ülkeye petrol, gaz satıyor. Ukrayna örneğinde görüldüğü üzere pahalı da satıyor. Bir yandan da rakip kaynaklara, Rusya, İran gibi, ambargo uyguluyor…

İki, sağladığı güvenlik/korumu işlemiyor, İran bunları her gün dövüyor, daha önce İsrail dövüyordu, bundan sonra canı isteyen dövebilir kaygısı gittikçe güçleniyor…

Nihayet, dünyada doların yaygınlığı/gücü/varlığı açık biçimde eriyor…

İran savaşından çok önce, hatta Kovid’den bile önce dolar dışı dünya kurma girişimleri zaten pozisyon kazanıyordu. Rusya ve Çin’in başını çektiği bir seri ülke bunun üzerine yürüyor, birçoğu da dolar dışı para birimleri üzerinden alışverişlerini yapıyordu. Çok hızlı ilerlemiyordu ama bugüne kadar alınan mesafeye İran krizinin çıktıları eklendiğinde artık anlamlı bir büyüklük, başka ifadeyle dolara yönelik tehdit gürleşmiş bulunuyor…

Her defasında dolar-dışı arayışları şipşak durdurur gibi tekrarlanan “swift” sistemini aşan yollar da yavaş yavaş inşa ediliyor. Bunları kullanan ülkeler var…

Dolar ölmedi. Yaşıyor. Yaşıyor ama ‘buna yaşamak mı denir’ aşaması yaklaşıyor…

***

S. Arabistan şu an ABD’ye sattığı petrolün dört katını Çin’e satıyor. Tekil örneklere de gerek yok. Herkes biliyor ve rakamsal olarak gösterebiliyor ki, küresel enerji akışı Asya’ya kayıyor…

Haliyle bu düşünce herkesi paranın yönü ve biçimi konusunda bir tartışmaya itiyor. Tabii küresel yatırımcıları da! Bu da doğal olarak yerleşik finansal düzenlemeleri etkiliyor.

Gözümüz bir yandan İran’da nereler vurulduyu, İsrail ve Körfez ülkelerindeki yıkım nasıl olduyu “günlük kıymet” vererek izlemeli ama… Enerji düzeni ve yolları-dolar düzeni-jeopolitik düzen-yeni/alternatif güvenlik arayışlarını görmeli…

Çünkü o ihtimal güçleniyor… “Sistem dayanamayabilir”.

***

Uluslararası Enerji Ajansı’nın ‘Kara Nisan’ uyarısı boşuna değil. Türbülans yaşanıyor. Sarsıntının sebebi boşluklar. Nasıl doldurulacak? Türkiye açısından yeni dünya düzeninin riskler kadar fırsatlar ürettiğini çok yazdık. Körfez’in enerji ve parayı ne yapacağına ilişkin arayışları Türkiye’yi de kapsayabilir.

Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabine toplantısının ardından kurduğu cümle ilgi çekiciydi: “Ekonomi kurmay ekibimiz, Türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü şekilde konumlandırmak için yoğun çaba sarf ediyor”…

Bu yaklaşım boşluğun doldurulmasına dairdir. Tabii çok belirsizlik var. Blackrock’un ziyareti gibi. Bu yüzden, “alternatiflerin de kendi içinde riskleri olabilir”e bakmak gerekiyor.


#ABD
#Politika
#Nedret Ersanel