Yazarlar Helalleşme açılımı aslında kimin derdi

Helalleşme açılımı aslında kimin derdi

Ömer Lekesiz
Ömer Lekesiz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Bir parti yöneticisi değil, sıradan biri bile yalancılığı sıfatı, çarkçıbaşılığı unvanı haline getirmişse, neyi dile getirirse getirsin, hangi siyasi atağa kalkışırsa kalkışsın sözünü yele vermiş, iddiasını daha baştan kaybetmiş olur.

Nitekim helalleşme açılımına hazırlanan Kılıçdaroğlu için, daha ayakkabılarını giyemeden sonuç bu şekilde tahakkuk etmiştir.

Kılıçdaroğlu, Sol-Kemalist entelektüellerin “Bu da nereden çıktı? Helalleşme listene aldığın hususların hangisinde sen vardın ki, yaşanan her olumsuzluğu tek başına üstleniyorsun?” şeklindeki zehir zemberek sorgulamaları karşısında duraklamakla kalmadı, 28 Şubat generallerinden birinin eşinden yediği fırça ile anında çark ederek, “Biz iktidar değiliz. Olaylarda mağdur olanlar var. Roboski’ye milletvekili arkadaşlarımız gitti, mükemmel bir rapor hazırladılar. Bu bir üstlenme olayı değil. Hak ihlalleri demetinin Türkiye’ye getirdiği açmaz. Yoksa o günlerde CHP iktidarda değil ki. 28 Şubatçılar insanlar adaletle yargılanmadılar. Onların haklarını da savunacağız.” deyiverdi.

Çark etmesine sebep olan sözlerini de hatırlatalım ki, çarkçıbaşı unvanını nasıl hak ettiği bir kez daha doğru anlaşılsın: “28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp helalleşeceğiz, Roboski’yle helalleşeceğiz. Sivas, Maraş mağdurlarıyla, Diyarbakır hapishanesi mahkûmlarıyla helalleşeceğiz. Varlık vergileri altında inim inim inleyen azınlıklar, 6-7 Eylül mağdurlarıyla helalleşeceğiz.”

Kılıçdaroğlu’nun, ilk başta CHP’nin olduğu ve olmadığı meşum olayları neden ayırmadığı malumdur. Zira, bu ülkede her ne zaman insanlar zulme maruz kalmışlarsa, bu, CHP’nin iktidarına, kendisi iktidarda değilse bile onun zihniyetinin hüküm sürdüğü zamanlara denk gelmiştir ve gelmeye de devam edecektir. Bu nedenle “kötünün işi kötülük yapmaktır” hükmüne tabi olarak, aklı başında, milli şuuru yerinde olan hiç kimse CHP’den iyilik beklemez. Zira bu zikrettiğimiz hüküm esasınca zaten eşyanın tabiatına aykırıdır.

Bu durumda Kılıçdaroğlu’nun helalleşme açılımı, onun CHP seçmeninin tamamını temsil etme yetkisini haiz olmaması nedeniyle ya daha başlamadan sona erdirilecek ya da bir ileri iki geri çark etmeler eşliğinde, Amerika’da katledilen Kızılderililer’den, suikast kurbanı John F. Kennedy’den... de helallik isteme aşamasına ulaşarak, siyasi tarihin en büyük komedisi haline getirilecektir.

Kılıçdaroğlu cephesinden helalleşme açılımı böyle olduğu halde, fondaş Karar’ın kalemli tayfasının bu açılımı Kılıçdaroğlu’ndan çok daha fazla istemesini nasıl açıklamalı?

Mezkur tayfanın aile yapılarına, talim ve ahlaki terbiye bakımından geldikleri yerlere, geçmişte hizmet ettikleri kurum ve kuruluşlara, dönekliği seçmeden önceki siyasi düşüncelerine baktığımızda, kendileri adına haysiyet, şahsiyet ve kimlik esasında izahı mümkün olmayan ters bir yola girdikleri malum olduğu gibi, bu girişteki ortak nedenlerinin Başkan Erdoğan’a karşı duydukları kinden ibaret olduğu da ilgili herkesin bildiği bir husustur.

Önceden kazanılmış hâl ile, dizginsizleşmiş kin arasındaki çatışmanın giderilebilmesi, en azından savunulabilecek oranda meşrulaştırılabilir ve kendilerine yakıştırılabilir hale gelebilmesi için, Karar tayfasının siyaseten güzelleme yarışına çıktıkları, karşılıklı fayda sağlamada sözleştikleri CHP’de, göstermelik de olsa din ve millet cihetinden bir yumuşamanın gerçekleşmesine bel bağladıkları görülmektedir.

Helalleşme açılımının, Kılıçdaroğlu’nun Karar’da konuşturulmasının hemen ardından geldiğini, onun “Dindarlar beni severler” açıklamasını da burada verilen gazdan hemen sonra yaptığını hatırlayanlar, fondaş Karar’ın malum gayretinin, zikrettiğim çatışmayı -daha açık söyleyişle travmayı- giderme amacına bire bir denk denk düştüğünü fark edeceklerdir.

Karar tayfasının işleyişi itibariyle daha başlamadan yılın komedisine dönüşen helalleşme açılımını, CHP için çok önemli yol haritası, cesur ve gerekli çağrı; “Türkiye’yi yoran, yıpratan ve raf ömrü tükenmiş olan gerilimden çıkabilmek” için üstlenilmesi gereken bir sorumluluk... olarak nitelemeleri, vurguladığımız bağlamda ancak bir önem taşımakta ve “Kemal Bey’e helalleşme yolculuğunda adres önerileri” de o önemi önemsetme gösterisi adına yapılmaktadır.

Dolayısıyla Karar’daki travmalı tayfanın, helalleşme açılımını “cin şişeden çıktı, kurucu siyasetin yolu açıldı, CHP iktidar bayrağını kaptı”... şeklinde amigo usulü siyaset falcılığına dönüştürerek Kılıçdaroğlu’ndan çok çok daha fazla sahiplenmeleri, doğrudan kendi arızalarına yöneliktir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.