Yazarlar Bir derin tarih kaybı Neşesiz günler

Bir derin târih kaybı: Neşesiz günler

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi Öğün Gazete Yazarı

İklimbilimciler dünyâyı yeni buzul çağının beklediğini söylüyor. Olabilir, ama kültürel târihimiz açısından, aşağı yukarı ikibuçuk yüzyıldır zâten bir buzul çağının içindeyiz. Nitekim sosyolog Weber, modernliği "soğuk bir kutup gecesi"ne benzetiyordu.

Soğukluk insanın neşesini kaçıran bir iklimi ifâde eder. Kışlar insanı hayattan biraz daha koparır. Herkes dört gözle baharı, yani havaların yeniden ısınmasını, etrafın yeşillenip çiçeklenmesini bekler. Bahar geldiğinde içimiz de çiçeklenir sanki. Aslında bu yitirmiş olduğumuz bir duygunun geçici, çoğu kez de bir kaç hafta sonuyla sınırlı bir telâfisi gibidir. Baharda elde ettiğimizi, yazın kızgın bunaltıcı sıcaklarında kaybeder gideriz. Derken sonbaharın melânkolisi çöker üzerimize; derken kış... Hâsılı, bu hâlet-i rûhiyelerde savrulur dururuz. Bu savrulmayı bilmek bile ne kadar sıkıntı verici...

Bu insanı tabiî ki gelenekçi yapmaz ama, doğrusu geleneksel dünyâların, modern dünyâdan daha neşeli olduğunu düşünüyorum. Meselâ Batı"da Geç Orta Zamanlar, kültürel târihi îtibârıyla keşfedildikçe insanı hayrete düşürüyor. Geç Orta Zaman, 1000 yıl sürdüğünü zannettiğimiz karanlık Orta Çağ"ın şaşırtıcı derecede aydınlık son 500 yılı. Kabaca Haçlı Seferleri"nin başladığı 1000"li yıllar ile 1500"lü yıllar arasında yaşanmış; ticâretin, zanaatkârlığın ve şehirlerin canlandığı; şiiri, romansı, tiyatrosu, müziği ile çok hoş zaman bir zaman bu. Aristokrasilerin kentlileştiği ve târihsel ayrıcalıklarının keyfini belki de en hovardaca sürdükleri; köksüz ve kaybedecek bir şeyleri olmayan burjuvaların ise hayata sımsıkı tutundukları çok dinamik ve bir o kadar da şenlikli bir dünyâdan söz ediyoruz. Bu dünyâ ilk büyük darbeyi mutlakçı monarşilerden aldı. Bu bürokratik saray şamarı yerel renkleri soldurdu. Ama bitirici vuruş burjuva yüzyılı olan 19.Yüzyıl"da geldi. Bu fark, Elizabeth Çağı ile Victoria Çağı Britanya"ları arasında berrak bir şekilde gözlenir.

Burjuva olmanın ayırdedici özelliğinin neş"eyi tehlikeli bulmakla ilgili olduğunu düşünüyorum. Hesap adamı burjuva için neş"e tehlikelidir. Büyük kitlelere doğru "tulum" ve "üniforma" arasına sıkışmış hayatların ise zâten neş"esi hiç olmayacaktır. 19.Yüzyıl, cümle Romantikler, Bazarovlar, Stavroginler, Oblomovlar, Nietzsche, Schopenhauer vd; "büyük târihsel sorumluluklar", ya da melânkoli ile biten "tutkulu bireysel derin duyuşlar" adına neş"enin tahribâtını anlatır. (Neş"e yok olmasaydı Schiller onu şiirleştirip, Beethoven de besteler miydi?)

Bize gelince, bir parçası haline geldiğimiz bu târihin içinde payımızı fazlasıyla aldığımızı düşünüyorum. Bu ülkenin orta sınıfları sözüm ona "büyük târihsel sorumluluklar" ya da sözümona "bireysel derin duyuşlar" adına neşe"nin târihini elbirliğiyle yok etti. Hayatı lâikleştirip çağdaşlaştırmak ya da dinselleştirmek adına hep neş"e yasaklandı. Bunun adı derin pozitivizmdir. Derin pozitivizm zekâyı araçsallaştırıp ruhunu öldürüyor. Oysa, bugün kaynaklardan görebildiğimiz kadarıyla Osmanlı, gerek İstanbul, gerek taşrası başka bir derinliğe; mahallesi, çarşısı, mâbedi, dergâhları, kahvehâneleri ile derin bir sivil neş"e târihine sâhipti. Çok yazık ki bu kaybedildi. Bugün kaba bir bürokrasimiz, siyâset sınıfımız ve zevksiz bir plütarşimiz var. Evet ideolojiler artık çözüldü. İyi de oldu. Ama neş"esizlik bâki kaldı. Bakmayın sitcom çılgınlığına. Yapamadığımızı zekâ küpü sitcom kahramanlarından bekliyoruz. Bakmayın çılgın eğlence sektörüne. "Bütün eller havaya" çağrısı, karaoke partileri, onca cıvımalar ve yılışmalar aslında neş"esizliğin bastırılmasıdır. Her geç modern paganlık övgüsü bu derin târihin kaybını düşündürüyor. Gelin görün ki, yitirilmiş olanın geri çağrılması dâima sorunlu ve eksiklidir. Neopaganlık da eksikli paganlıktır. Orijinal paganlıktan farkı ise neş"esiz taşkınlıktır.

Neşeli bayramlar...

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.