Yazarlar Benim adım ne, söyle Tom Amca?

“Benim adım ne, söyle Tom Amca?”

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Tartı günü bir araya geldiklerinde, Muhammed Ali kendisinden mütemadiyen “Cassius Clay” diye söz eden Ernie Terrell’a dönüp bir kez daha “Neden adımı doğru söylemiyorsun, adamım?” diye çıkıştı.

Ali, Terrell’a “Bana vereceğin cevap seni ne kadar döveceğimi belirleyecek!” diye bağırıyordu.

Houston Astrodome’da 40 bin seyircinin izlediği Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonluğu unvan maçında, Muhammed Ali Ernie Terrell’ı sayıyla yendi. (6 Şubat 1967)

*

Maçın sıra dışı anları, özellikle Sekizinci Raunt’tan itibaren Muhammed Ali’nin her sarsıcı yumruğundan sonra Terrell’a “Söyle benim adım ne?” diye sormasıydı!

Vurdukça soruyor; sordukça da vuruyordu:

“-Benim adım ne, söyle Tom Amca?”

*

“Tom Amca” yani Harriet Beecher Stowe’un “Uncle Tom’s Cabin” (1852) adlı romanındaki sadık siyahî karakter!

Beyazların kabullenmesine pek hevesli olup bu yolda onların değerlerini benimseyen siyahlar için kullanılan hayli olumsuz “Tom Amca” tabirini, Muhammed Ali “Ernie Amca!” için seslendiriyordu.

DERİN ABD’NİN GAZABINA UĞRADI

Amerikan Kurulu Düzeni tarafından sistematik bir ayrımcılığa uğrayan, her türlü ezilen siyahların özgürlük mücadelesinde…

Ali, çok mühim ve kıymetli katkılar yaparak bir döneme damgasını vurdu!

Kimlik arayışının sonucunda Hıristiyanlığı terk etti, Müslüman oldu.

Cassius Clay iken, Muhammed Ali adını aldı…

Bundan dolayı, Amerikalıların çoğunluğunun tepkisini çekti. Derin ABD’nin gazabına uğradı…

Müslüman bir şampiyona asla tahammülleri yoktu: O dönemde, ünlü bir boks yazarı “Boksun Mafya’nın elinde olması, Silah Müslümanların elinde olmasından daha iyidir” diyordu!

BATI CEPHESİNDE ZULÜM BERDEVAM

Önceki gün, bütün zamanların en iyi boksörü Muhammed Ali’nin vefatının 4. yıldönümüydü.

Bu unutulmaz kahramanı, rahmetle andık.

Ali hayatta iken de, onsuz geçen dört yılda da Amerikan devletinin siyahlara karşı zulmü artarak sürdü.

*

Irkçı Amerikan polislerinin gaddarlığı bugün de sınır tanımıyor. Suçsuz Siyahları, hunharca öldürmeye devam ediyorlar. Son kurbanları da, Minneapolis şehrindeki George Floyd oldu.

Bu son cinayet, Amerika’nın dört bir tarafında devasa bir isyanı ateşledi: Beyaz Saray’daki zalim tayfa, günlerdir “üç buçuk atıyor!”

BAL GİBİ İTİRAF

Sarı Kovboy Trump, işte bu üç buçuk atanların en başında geliyor. Geçen Cuma, Beyaz Saray’daki sığınağa götürüldüğünü itiraf etti.

“Teftiş için gittim. Orada çok az kaldım” falan diye hikâye anlatsa da “bal gibi” itiraftır.

*

Bu arada, Trump’ın isyancılara karşı Ordu’yu sahaya sürmek istemesine, Savunma Bakanı Esper karşı çıktı. Çelişkili açıklamalar birbirini takip etti:

Washington, korona salgınından sonra Siyah İsyan konusunda da acizliğin şahikasında!

“DAHA FAZLA GADDARLIK” TEKLİFİ

Uncle Sam’in Arkansas Senatörü Cumhuriyetçi Tom Cotton’ın teklifini de unutmadan not edelim:

Cotton, protestoculara “Irak ve Afganistan’ın işgalinde kullanılan birliklerin müdahale etmesini” istedi!

“Gaddar Sarı Kovboy” da Cotton’a twitter’dan destek attı.

Yani, nedir?

Irak ve Afganistan’da; masum Müslümanları, sivilleri, kadınları, bebekleri, çocukları nasıl kasten katlettilerse…

Aynı hunharlığı; protestoculara, isyancılara da uygulayalım demek istiyorlar!

TWITTER’IN TELLERİNE KONAN KUŞLAR

İslam Düşmanı Trump’a koltuk çıkmaktan yorulmayan, hatta Katil Polis Derek Chauvin’i “ırkçılıktan sıyırmaya!” bile yeltenen Kötü Şöhret Sosyal Medya Maydanozu…

Kendisini deşifre edenlere “Kuş kadar beyinleri yok” diye (aklınca) hakaret ediyor!

En başta kuşlara hakaret ettiğini görebilmek için de; Çek Cumhuriyeti’ndeki bilim insanlarının uzun araştırmaların ardından dört yıl öncesinde ulaştığı neticeyi hatırlamak yeterlidir:

“Aptal olmakla itham edilen ötücü kuşların ve dahi papağanların beyinlerinde maymunların artı memelilerinki kadar hatta daha fazla beyin hücresi olduğu keşfedildi. Böylelikle, çok küçük bir beyinle karmaşık becerileri nasıl olup da sergileyebildikleri de ortaya çıktı.” (14 Haziran 2016)

Demek ki neymiş? İftiraya uğrayan tüm kuşlar, Truva Junior Barlas’ın “kucağından indirmediği, şu sevgili maymunundan” bile daha akıllı imiş!

*

CIA elemanı, Paralel Emre Uslanmaz’a “Bizim cemaatin şifresini daha çözen olmadı” diye tivit atan; Maklube Partisi için de teşekkürlerini sunan (11 Mayıs 2011) Full Time Amerikancı “Second Virus” Junior Barlas’tan bahsediyorum!

Kıssadan Hisse: First Virus M.Barlas; Second Virus Junior Barlas; Nineteenth Virus Covid!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.