İsrail ve diplomatik baskı

Turgay Yerlikaya
Turgay YerlikayaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 28/09/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
İsrail ve diplomatik baskı

Pew Research Center’ın periyodik olarak yaptığı araştırmalara bakıldığında, İsrail’in uluslararası algısında epeyce bir kötüleşme olduğu görülmektedir. Netanyahu ve İsrail’e yönelik güven ve algının en kötü olduğu ülkelerin başında ise Türkiye gelmektedir. Türkiye’nin 7 Ekim sonrasında inşa etmeye çalıştığı Gazze diplomasisindeki öncü konumu ile paralel olan bu veri, sorunları mutlak biçimde çözmese de İsrail’e yönelik baskının artmasına vesile olmaktadır. Nitekim son dönemde İngiltere ve birçok Avrupa ülkesinin de müdahil olduğu diplomatik süreçler, İsrail’i sınırlandırma yolundaki adımların devam ettiğini göstermektedir. Tüm bu adımlar, Gazze’deki soykırım ve sistematik olarak sürdürülen insanlık dışı siyaseti engellemese de orta-uzun vadede İsrail üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Nitekim seçimler öncesinde Netanyahu’ya yönelik eleştirilere bakıldığında, İsrail’in olumsuz imajı ve uluslararası sistemden izole edilmesi gibi endişelerin önemli konu başlıkları olduğu görülmektedir.

Zamana yayılan ve tedrici biçimde tahkim edilen İsrail karşıtı bu pozisyon, BM zirvesinde de çok yoğun biçimde hissedildi. Her ne kadar Netanyahu’nun zirve konuşması bir tür propaganda alanı için ona bir alan açsa da genel eğilim bu olumsuz imajın devam ettiğini göstermektedir. Trump ile münasebetten tutun da New Jersey eyaletindeki bir askeri havaalanına inişe kadar devam eden bu eğilim, zirve konuşması esnasındaki protesto dalgası ile genişledi. MAGA’cılar içinde de çok yoğun bir tartışma konusu olan İsrail’e destek meselesi, koşulsuz şartsız İsrail desteğinin sürdürülemez olduğunu da göstermektedir.

İSTİKRAR İÇİN EN BÜYÜK TEHDİT

Daha yakından bakıldığında, zirve marjındaki görüşmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Şara başta olmak üzere birçok aktörün temas ettiği bir konu idi İsrail. Özellikle Şara’nın konuşması, İsrail’in salt Gazze sathında değil bölge açısından da ne denli büyük bir tehdit olduğunu gösteriyordu. Sadece 8 Aralık Halk Devrimi sonrasında İsrail’in Suriye’ye yüzlerce hava saldırısı yapmış olması bu tehdidin boyutlarını göstermektedir. Golan tepelerindeki işgal üzerinden ilerleyen Şara’nın konuşmasındaki İsrail’in mütecaviz tutumuna ilişkin istatistikler, bu haydut devlet pratiğinin somut göstergeleri. Peki dünyanın önünde cereyan eden sistematik bir soykırımın önlenebilmesi mümkün müydü? Neden bunca baskıya rağmen Gazze’de istenilen sonuç elde edilemedi?

Uzunca bir süredir tartıştığımız BM’nin reforme edilmesi konusu, aslında bu tür krizlerin neden engellenemediği gerçeğini de göstermektedir. Çok açık biçimde, ayrıcalıklarını sürdürmek isteyen kurucu aktörler eliyle ifsad edilen bu sistemin herhangi bir soruna çözüm olabilmesi mümkün değil. İsrail’e yönelik diplomatik baskının genişlemesine rağmen BM nezdinde herhangi bir sonuç alıcı eylemde bulunulmaması da sorunun çözümü noktasındaki beklentilere gölge düşürmektedir.

Mevcut şartlarda İsrail’i sınırlandırmanın ve izole etmenin en sahici yolu ise söz konusu baskıları artırarak İsrail’i politika değişikliğine icbar etmek. Son dönemde Batı’da siyasal eğilimlerde de karşımıza çıkan bu pratik, İsrail ile koşulsuz şartsız ilişki geliştirmenin maliyet ürettiği gerçeğini pekiştirmektedir. Bu sebeple son dönemde Batı’da giderek artan izolasyon eğilimleri, İsrail’i mutlak biçimde olmasa da sınırlandırmanın bir yolu olarak dikkat çekmektedir.

Burada bir ayrım yapmakta fayda olduğu kanaatindeyim. Netanyahu’nun seçimler öncesinde ivme kaybettiği ve Başbakanlık yarışında geriye düştüğü konuşuluyor. Netanyahu’nun diplomatik düzlemde karşı karşıya kaldığı zorlukları onun gidici olması ile birlikte değerlendirenler var. Hiç kuşkusuz bu durum önemli. Fakat Gazze’deki soykırım ya da bölgede üretilen istikrarsızlık sadece Netanyahu ile mukayyet değil. Bir siyasi aktörün ötesinde, Gazze’deki soykırım bir devletin bütün aygıtları ile dahil olduğu sistematik bir soykırım sürecidir.

Bu minvalde Uluslararası Ceza Mahkemesinde Netanyahu ve Gallant hakkındaki savaş suçlusu olması iddiasıyla çıkartılan tutuklama kararı ile Uluslararası Adalet Divanında Gazze’de soykırım işlediği gerekçesiyle Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı dava arasında önemli bir fark var. Birisi söz konusu aktörlerin savaş suçuna iştiraki ile ilgili iken diğeri bir devletin soykırımdaki dahline yönelik. Bu nedenle Netanyahu ile sınırlandırılmaması gereken soykırım gerçeğinin İsrail devleti üzerinden bir davaya konu olması takip edilmesi gereken bir durum. Türkiye’nin de müdahil olarak elindeki kanıtlarla sürece destek olduğu bu evrede, diplomasi başta olmak üzere sonuca yaklaşılmasını temin edecek bütün araçların en etkili biçimde kullanılması oldukça elzem. Tüm bu araçların İsrail’i mutlak biçimde durdurması gerçeği bir kenara zamana yayılan ve dünya kamuoyundaki İsrail algısını biçimlendiren bir etkisi olduğu bilinciyle hareket etmeliyiz.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026