Yazarlar Sütçü varsa

Sütçü varsa…

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Önceki gün soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış litre fiyatı 4 lira 70 kuruş olarak belirlendi. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı tavsiye fiyat yüzde 46,9 artış anlamına geliyor.

Daha önceki fiyat 3 lira 20 kuruştu.

Karar 8 Aralık itibarıyla geçerli olacak.

Açıklanan fiyat üreticiyi memnun etti mi?

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Kamil Özcan’ın “Üretici için maliyetleri kurtaran bir fiyat. Yem fiyatlarının sabit kalması üreticinin önünü görmesi için son derece önemli.” sözlerinden anladığımıza göre süte gelen zam üreticileri memnun etmiş.

**

Süt sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda sektör temsilcileri geçen hafta ortak basın açıklaması yapmışlardı.

Açıklamada süt sektörünün içinde bulunduğu durum özetlenmiş ve çözüm önerilerine yer verilmişti.

Sektör temsilcilerinin verdiği bilgilerde süt sektörünün önemi ile dünyada ve Türkiye’deki durumu özetlenmiş;

Süt, hayvancılık sektörünün bütün dünyada lokomotif ürünü.

Büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi ve kırmızı et üretiminde sıkıntı yaşanmaması ancak sütün istikrarlı ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkün.

Üreticiler bir süredir başta yem olmak üzere girdi maliyetlerindeki artışı karşılamakta zorlanıyor.

2008 yılı da süt hayvancılığı için kötü bir yıldı.

Üreticiler o yıl yem fiyatlarının anormal şekilde artması, süt fiyatlarının dibe vurması üzerine damızlık hayvanlarını kesime yollamak zorunda kalmışlar ve tüm bunların sonucunda et fiyatları zirve yapmıştı.

Üretici aynı krizin tekrar yaşanmasını istemiyor.

**

Son bir yılda süt yemi fiyatı yüzde 51, besi yemi fiyatı yüzde 48, mısır silajı fiyatı yüzde 31, yonca fiyatı yüzde 29, saman fiyatı ise yüzde 15 artmış.

Üreticinin süt fiyatı hariç, hiçbir şeye müdahale edilemiyor.

Üretici de diyor ki; Enflasyonun yükselişine bir gerekçe aranıyorsa sorun sadece üretici fiyatlarında değil tüm zincirde aranmalı, çözümlere buradan başlanmalıdır.

Haklı mı?

Haklı.

Mücadele olacaksa topyekün olmalı.

**

Eldeki verilere göre üretici bir litre çiğ sütü Ekim ayı itibariyle ortalama 3 lira 2 kuruşa satmış. Bu ayda yemin kilosunu 3 lira 30 kuruşa satın almış.

Yani üretici bir litre süt satarak bir kilo yem alamıyor.

Üreticiler yemin kilosuna Ekim ayında 3 lira 30 kuruş ödemişler. 1,5 pariteye göre eline geçmesi gereken fiyat 4 lira 95 kuruş.

Bunun altındaki fiyat sürdürülebilirlikten ve üreticilerin beklentilerinden uzak.

Sektörde bu sorunlar devam ederse ne olur?

Süt üreticileri azalır, köyden şehre göç hızlanır, yabancı ülkelerin çiftçileri ithalat yoluyla finanse edilir.

**

Süt sektöründe dünya fiyatları ne durumda?

Ulusal Süt Konseyi’nin zamsız önceki 3 lira 20 kuruşluk fiyatına göre 100 litre için ele geçen brüt fiyat 25,60 Euro.

3 lira 2 kuruş net fiyata göre ele geçen fiyat ise 24,16 Euro.

Gelişmiş ülkelerde 100 litre çiğ süt fiyatları ise şöyle; Yeni Zelanda’da 38,80 Euro, ABD’de 34,46 Euro, AB’de ise ortalaması 38,00 Euro.

Bizim süt üreticilerinin istediği ortalama fiyat da bu.

Yani gelişmiş ülke üreticilerinin aldığı fiyatı istiyorlardı, aldılar.

**

Hayvancılık, toprakları geniş ve verimli olan ülkemiz için çok stratejik bir ekonomik alan.

Ülkemizde 1 milyondan fazla süt işletmesi, 250 binden fazla da besi işletmesi var.

Bu işletmelerde parasal değeri 55 milyar liradan fazla olan süt üretimi, 41 milyar liraya yakın da kırmızı et üretimi gerçekleşiyor.

Bunun derisi, sakatatı, üretilen ve sanayiye aktarılan süt ve et ürünleri, buna bağlı 7,6 milyar dolarlık ciroya sahip yem sektörü, 340 milyon dolara yakın dış ticareti, marketi, nakliyecisi, veteriner hekimi derken birçok kesim geçimini bu alandan sağlıyor.

Yani böylesine önemli bir sektörün bel kemiği süt hayvancılığı.

**

Süt üreticilerini desteklemek neden önemli?

Çünkü ‘süt üreticisi demek yerinde istihdam’ demek, ‘süt üreticisi demek milyonlarca aile’ demek, ‘süt üreticisi demek şehirlere göçün önlenmesi’ demek.

Bir ülkeyi yönetenlerin hedefi her zaman, toplumsal refah seviyesini en alt sınıftan başlayarak yükseltmek olmalı.

Ekonomik ve sosyal zenginlik ile gelişmişliğin en adil biçimi budur.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.