İhanetlerle gelen zillet, Ebu Ubeyde’nin yaşattığı silkeleyici izzet!

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 03/11/2023, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
İhanetlerle gelen zillet, Ebu Ubeyde’nin yaşattığı silkeleyici izzet!

İsrail terör devleti, Filistin’de bir aydır katliam üstüne katliam yapıyor, gözünü kırpmadan dünyanın gözünün içine baka baka çocukları, bebekleri katlediyor.

Dünya seyrediyor.

İslâm dünyası seyrediyor.

Ama Filistin direnişinin sembol isimleri mücahitler, mücahitlerin önde gelen isimlerinden Ebu Ubeyde seyretmiyor, aksine Müslüman vakarının asaletini gösteriyor ve hepimize, bütün dünyaya insanlık dersi veriyor.


EBU UBEYDE’NİN VAKUR DURUŞU

Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde’nin İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği ve Batı Şeria’ya da yayılma istidadı gösteren katliamları karşısında dünyanın, özellikle de “İslâm dünyası” denen, varlığı ile yokluğu arasında hiçbir fark olmadığı gün ışığına çıkan Müslüman coğrafyanın halklarının hop oturup hop kalkmalarına, ölüp ölüp dirilmelerine rağmen yönetimlerinin, satılık yönetici elitlerinin sessizliğe gömülmesi karşısında yaptığı konuşma insanın tüylerini diken diken eden, yürek yakan bir konuşma. Ama alttan alta da umut vadeden, umutlarımızı diri tutan bir konuşma: Müslümanların umutlarını diri tutan sarsıcı bir konuşmanın, ürpertici katliamların, soykırım ateşinin ortasındaki bir cesuryürek komutandan gelmesi de çok manidar olsa gerek.

Şöyle diyor mazlum Filistin halkının korkusuz komutanı Ebu Ubeyde: “‘Neden İslâm ülkelerinden yardım istemekte ısrar etmiyorsunuz?’ diyorlar... Biz yardımı ancak Allah’tan isteriz, O da kimi layık görürse onu vesile kılar. Zulme sessiz kalan bilsin ki, Allah onu bu zafere layık görmemiştir.”

Ebu Ubeyde, İsrail’in bebek, çocuk, yaşlı, kadın demeden yaptığı katliamlara karşı Filistin direnişinin sembol ismi oldu. Alıntıladığım cümlelerde gözlenen vakur duruşu ve İslâm dünyasının Filistin’de işlenen cinayetler karşısında eli kolu bağlı, olup bitenleri sadece seyredişi karşısındaki asil uyarısı, çok şey ifade ediyor, çok şey söylüyor; hem Müslümanların acıklı durumları hem de Müslümanlıklarını hatırlayarak nefes alıp verdiklerinde insanın haysiyetini koruyan insanlığın onuru olduklarını gösteren tavırları hakkında.

Müslüman, sadece Müslümanların haysiyetini koruyan kişi değildir. Müslüman hem insanın hem de canlı varlığının haysiyetini, fıtratını, özünü ve özünün özgürce varoluşunu sonuna kadar koruyan yegâne insandır, şu çivisi çıkmış dünyada.


İHANETLER ZİNCİRİNİN YAŞATTIĞI ZİLLET HÂLİ

Tarihi, ihanetler zinciri olarak okumak, çok sevimsiz gelebilir. Ama şu kesin: Hayatta hiçbir şey tozpembe değil. Hele de konu, uluslararası ilişkilerse; dahası mesele, yüzyıllardır süren medeniyet, kültür ve dünya görüşü çatışmalarının söz konusu olduğu aktörler arasındaki ilişkilerse, o zaman tarihe, tarihî hâdiselere aslâ tozpembe gözlüklerle bakılamaz.

Büyük varoluşsal krizler yaşayan, kendilerine, kendi kültürlerine olan gülenlerini yitiren toplumlar, asgarî müştereklerini kolaylıkla yitirirler ve zaaflarının esiri hâline gelirler. İhanet, bu zaafların en öne çıkan örneklerinden biridir.

İslâm dünyası, kendine olan güvenini yitirmesine yol açan ikinci büyük medeniyet krizini iliklerine kadar yaşadığı bir zaman diliminde ihanetlerin pençesinde kıvranıyor…

Tanzimat, içeriden ihanetlerinin zirveye çıktığı, imparatorluğun pusulasını şaşırmasına ve imparatorluk gemisinin çökmesine yol açtığı bir büyük ve ürpertici yoldan çıkma hâli, ihanetler galerisidir.

Böyle zamanlarda ihanetler, sahte kurtarıcılar tarafından gerçekleştirilir. Sahte kurtarıcıların ipleri, onları kullanan kuklacıların ellerindedir.

Tanzimat’ta, Islahat’ta, Meşrûtiyetlerde ortaya çıkan ve sonrasında da devam eden Mustafa Reşit Paşa’yla başlayan paşalar zinciri, bizim ihanetler tarihimizin hiç de basite alınmaması gereken ürpertici bir tarih olduğunu gösterir. Sultan Abdülhamid döneminde hem özelde Sultan Abdülhamid aleyhine hem de genelde Osmanlı aleyhinde Avrupa’da yayın yapan toplam 95 derginin ve gazetenin olması (ki, bu bilgileri, en parlak yakın tarihçilerimizden Ali Birinci Hoca’dan ödünç alıyorum), Osmanlı’daki ihanetler zincirinin ne kadar zıvanadan çıkan boyutlar kazandığını gözler önüne sermeye yeter.


ARAPLAR, FİLİSTİN’İ SATIYORLAR!

Araplar, Filistin’i sattılar, satıyorlar el’ân…

İsrail’in kurucu cumhurbaşkanı Ben-Gurion, Ronald Zweig tarafından edite edilerek yayımlanan “Politics and Leadership in Israel” başlıklı kitabında şunu söylüyor: “Açık olmamız lazım: Kazanmamız, bizim mucizeler yaratmamızdan değil, Arap yönetimlerinin kokuşmuşluğundandır.”

Siyonizm ve Türkiye başlıklı kitabında Yaşar Kutluay şöyle bir okuma yapar bu bağlamda: “1948 baharında Arap orduları birbirine kavuşup sonuca ulaşacakları sırada kuvvetlerin hiçbir sebep yokken ric’at’a (geri çekilmeye) başlamaları, o zamanki Mısır kralı Faruk, Irak kral naibi Abdillillah, Ürdün Kralı Abdullah’ın siyonist teşkilat tarafından satın alınmasına bağlanabilir.”

Kral Abdullah’ın haremindeki kadınlardan biri, MOSSAD’ın maaşlı, bordrolu ajanı. Savaş devam ederken Kral Abdullah’ın sürekli düşmanla bir araya gelerek savaşı nasıl kaybedelim tartışmaları yaptığı biliniyor.

Bu karaktersizin böyle hareket etmesi hiç de şaşırtıcı gelmemeli. Ne de olda dedesi Osmanlı’yı arkadan vuran Şerif Hüseyin.

Ürdün devleti, İsrail’deki Filistin bölgesindeki Filistinlilerin Filistinden adım adım sürülmeleri için kurulmuş bir devlettir İngiltere tarafından.

İslâm dünyası, iki asırdır iliklerimize kadar yaşadığımız medeniyet krizinin yol açtığı boşlukta zuhûr eden ihanetler zincirine ve bağımızlığını yitirmesine rağmen güçlü karakter özellikleri sergileyen, Ebu Ubeyde gibi zillete karşı asil Müslümanca duruşu ve izzeti temsil eden sembol şahsiyetlerle hem düşmanlarının yüreklerine korku salmaya hem de toparlanıp yeniden insanlığın insanca yaşayacağı bir dünya kurmaya aday tek coğrafya olduğunu ispat ediyor.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026