Arap Baharı Batı egemenliğini tehdit mi ediyor?

Zekeriya Kurşun
Zekeriya KurşunYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 28/11/2019, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Arap Baharı Batı egemenliğini tehdit mi ediyor?
Hamid Dabashi El Cezire’de de yazdığı son yazısında “Arap Baharı geri mi, geliyor?” sorgulamasında bulundu. Ben de bu yazıyı bu başlıktan esinlenerek kaleme aldım. Dabashi,
Arap Baharı idealinin ölmediğini ileri sürerek
bu günlerde Irak, Lübnan, Kuzey Afrika’daki hareketliliği örnek göstermektedir. Yaklaşımı teorik olarak doğru olsa da
Arap Baharını sadece kendi coğrafyasının bir ideali olarak görmek doğru değildir.
Zaten İran’daki gelişmeler son zamanlarda Latin Amerika’da yaşananlar ve bir siyasi deprem fayı üzerinde imiş gibi sürekli hareket halinde olan Afrika gündemi, meselenin Arap Baharından daha büyük olduğunu göstermektedir.
Aslında
Arap Baharı, bizatihi kendi toplumlarına bir şey kazandırmamıştır. Fakat asırlardır dünya üzerine çökmüş parlak bir serap olan Batı egemenliğini bir kere daha tartışmalı hale getirmiştir
. Bu bakımdan “evet, Arap Baharı ideali ölmemiştir” demek mümkündür. Nitekim dünyaya düzen veren egemenler, Tunus’ta başlayıp, Mısır, Libya ve Yemen’de devam eden harekete önce tarihin akışının normalleşmesi gibi bakarken; hızlı bir şekilde fikir değiştirip müdahale etmeleri de bu idealin yaygınlaşma tehlikesini fark etmiş olmalarındandır. Libya’ya müdahale edenler, Mısır’da Arap Baharı sürecini geri döndürenler,
Fransa’daki sarı yelekliler hareketi
karşısında yorum yapmaktan çekinmektedirler. Zira eleştirinin Batı egemenliğinin tamamına yönelmesi endişesi bulunmaktadır. Oysa bundan kaçınmak mümkün değildir. Artık Pandora’nın kutusunun kapağı açılmıştır ve içinden çıkacakları tahmin etmek imkânsızdır.
Belki şu benzetmeyi yapmak yerinde olacaktır.
1968’de Paris’te başlayan öğrenci hareketliliği
, Batı’yı büyük ölçüde değiştirmemiş olsa da bütün dünyaya yayılarak yeni bir dalga oluşturduğu gibi;
Arap Baharı da kendi coğrafyasından çıkarak bütün dünyayı etkileme ihtimali ortaya çıkmıştır
. Zira
Batı’nın kendi coğrafyasında ve ötekileştirdiği coğrafyalarda kurduğu düzen artık dünyaya yük olmaya başlamıştır
. Batı’nın herkese refah ve mutluluk, eşitlik sağlama iddiası maalesef yoksulluğu artırmış, insanları sadece karnını doyurmaya mahkûm ederek ileri sürdüğü değerlerinden uzaklaştırmıştır. Bu durum da dinmesi mümkün olmayan bugünkü kızgınlığı ve gazabı ortaya çıkarmıştır. Toplumsal idealler ölmüş, az da olsa umut vadeden birbirine alternatif ideolojiler son bulmuştur. Kısaca
dünya yeni bir arayışın eşiğine gelmiştir
.

William Woodroof, 2000’li yılların başında I. Dünya Savaşı’na giden süreci tarif ederken kullandığı ifadeler sanki bu günü tasvir etmektedir:

“1914’te dünyanın nerdeyse tamamı Batı’ya muhtaç durumdaydı. Sadece Asya’da Japonya ve Afrika’da Liberya ve Etiyopya, Avrupa kontrolünün dışında kaldı. Batılı kararlılık, Batılı güven, Batılı düşünce yöntemleri, Batılı ekonomi, Batılı değerler ve kanunlar, Batılı iletişim sistemleri, Batılı bilim ve teknoloji, Batılı endüstri ve finans, Batılı ticaret, Batılı hastalıklar ve ilaçlar ve özellikle Batı tarzı silahlanma dünyayı değiştirmek üzere bir araya geldiler. Batılı hakimiyet altında, yaşam heyecanı kabile anlayışından ulus anlayışına, ulus anlayışından dünya sahnesi anlayışına dönüştü...” (William Woodroof, Modern Dünya Tarihi, İstanbul 2006, s. 421.)

Bu görüntü, I. ve II. Dünya savaşları felâketlerini doğurmadı mı? Aynı görüntü, insanlığı felâkete sürükleyen Leninizmi, İtalyan ve Alman Faşizmini; insanlığı bütün değerlerini ayaklar altına alan Afrika kolonyalizmini doğurmadı mı?

Felâket tellallığı yapmak istemiyorum elbette. Ama birbirine benzer sosyal olaylar her zaman aynı sonucu doğurmasa da bugün dünyanın yuvarlandığı çukur bir asır öncesini hatırlatıyor mu, diye de sormak istiyorum.

Yakın gelecekte dünya aktörlerinin değişeceğinde kuşku yoktur. Zannedildiğinin aksine
yeni aktörler gelişmiş ve dünya ekonomisine yön verebilen ülkeler değil; aksine, insani değerleri yaşatabilen ve insana değer veren aktörler olacaktır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026