Basına bu kadar özgürlük fazla bile!
00:00, 29/06/2007, CumaG: Güncelleme: 01:15, 29/06/2007, Cuma
Yeni Şafak
Basına bu kadar özgürlük fazla bile!
Yayın yasağı kararı, başlığı, 'Basın Özgürlüğü' olan bir maddeye dayandırılarak yapıldı. Basın, kendi yasasındaki bombadan hâlâ habersiz
5680 sayılı Basın Yasası kaldırılıp 5187 sayılı yasa yürürlüğe girdiğinde başta Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi olmak üzere pek çok gazeteci ve yazar, en azından hapis cezalarını para cezasına çevirme hükmü hakim kılındığı için övücü yorumlar yapmışlar, “artık demokratik ve özgürlükçü bir Basın Yasası'na kavuştuğumuz için” memnuniyetlerini dile getirmişlerdi.
Eski ceza yasasındaki 141, 142 ve 163. maddeler kaldırıldığı zaman da Türkiye'de düşünce özgürlüğü ile din ve vicdan özgürlüğü önünde artık bir engel kalmadığı sanılarak sevinç çığlıkları atılmıştı.
Ancak bu iyimser ortam çok sürmemiş, bu üç maddeden boşalan alanı fazlasıyla dolduran ve zaman zaman hatırlanan 159. madde ile, kodifiye edildiğinden beri varlığı bile farkedilmeyen 312. madde tozlu raflardan bulunup çıkarılmış, öyle bir yorumla uygulanmış ki, hatta kaldırılan maddelere bile rahmet okutmuştu.
SON TUZAK BASIN YASASI'NDAN
Sonra AB'ye uyum süreci çerçevesinde Türk Ceza Kanunu (TCK) toptan ortadan kaldırıldı, yerine yeni TCK ikame edildi. Yeni TCK, yasalaşma süreci boyunca büyük övgüler almış, kişi haklarını daha fazla öne çıkaran, liberal, özgürlükçü bir yasa olduğu savunulmuştu. 2005 Haziran'ında yasa yürürlüğe girdiğinde ise, başta 301. madde olmak üzere, önceki yasada çokça şikayet edilen maddeleri aratmayacak pek çok maddenin yasaya serpiştirildiği, önceki yasaya göre basına ve düşünceye daha ağır cezalar getirildiği farkedilip kıyametler koparılmıştı.
Şimdi de 21 Haziran'da önümüze sürülen bir yayın yasağı kararı sayesinde sadece TCK'da değil, o çok özgürlükçü sandığımız yeni basın yasasında da ne kadar 'yetenekli' maddelerin bulunduğunu farketmiş bulunuyoruz. Daha doğrusu, bu maddeyi farketmemiş olduğumuzu farkediyoruz.
Tüm gazete, televizyon ve rad-yolara 21 Haziran günü mahkemeden bir yayın yasağı kararı tebliğ edildi. Karar 5187 sayılı Basın Yasası'nın 3. maddesine bina ediliyordu. Üstelik bu madde, basının “bilgi edinme, yayma, yorumlama ve eser yaratma” hakkını düzenleyen 'Basın Özgürlüğü' başlığını taşıyan bir madde. Maddenin, kendi uzunluğunun yaklaşık 4 katı kadar yer tutan istisnalarının düzenlendiği, “Bazın özgürlüğü, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilr” hükmüne dayanan yasak kararı, yayın organlarında ne derece uygulandı bilmem ama en azından 'bazı' yayın kuruluşlarına 'yasağı ihlal'den soruşturma açıldığını biliyorum.
312. maddede hiç değilse 'alenen' kaydı bulunurken, bu maddede öyle bir tahsis de bulunmuyor. Yasağın tam olarak neyi kapsadığı, yayınlanması yasaklanan olay ve kişilerle ilgili yeni gelişmeler olduğunda da yasağın geçerli olup olmadığı, olaya yeni kişiler dahil olursa bunlardan bahsetmenin de yasak kapsamında olup olmadığı ve yasağın ne kadar süre ile geçerli olduğu belli değil. Öyle gözüküyor ki, kısıtlı sayıda gazete yasağa tek kelime yazmamak pahasına uyarken, basının önemli bir kısmı bunca belirsizlik içinde ne yapacağını şaşırmış ve yasağa pek uymamıştır.
BASIN GERÇEKTEN ÖZGÜRLÜKTEN YANA MI?
Öyle anlaşılıyor ki, yasağa uymayanlar, bu tür hukuki işlerle nasıl olsa Sorumlu Müdür'ün uğraşacağını düşünüyor ve üzerlerine alınmıyor. Haklarında açılan 'yasağı ihlal' soruşturması, bir davaya dönüşür, ya da eğer bir 'ceza' ile sonuçlanırsa bu umursamazlık sona erebilir. Soruşturmanın davaya dönüşmemesi durumunda ise, 5187 sayılı Basın Yasası bünyesinde nasıl bir bombanın barındığının anlaşılması, başka bir bahara kalacak demektir. Yayın yasağına uyanların ise, olayın bir Sorumlu Müdür tasarrufu olduğunu sandıkları, suskunluklarından belli. Başlığında 'Basın Özgürlüğü' yazan bir maddenin, nasıl basın özgürlüğünü kısıtlama kabiliyetinde olduğunu farketmeyecek kadar kendi alanına sağır ve dilsiz kalan bir sektör için “Bu kadar özgürlük bile fazla” demekten insan kendini alamıyor.
* Yeni Şafak Sorumlu Yazı İşleri Müdürü (mkahraman@yenisafak.com.tr)
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.