Akademide Siyonist pranga
04:00, 18/09/2026, Cuma
Yeni Şafak

ABD.
Mardin Artuklu Üniversitesi ve Kadim Akademi tarafından “Akademide Siyonist Baskı Raporu” hazırlandı. Raporda, Filistin’e destek veren akademisyenlerin terfi süreçlerinde engellendiği, görevden alma, disiplin soruşturmaları ve mali baskıyla karşılaştığı anlatılıyor. Çalışmada üniversitelerde görev alan Steven Salaita, Maura Finkelstein, Cemal Kafadar ve Rosie Bsheer’in de aralarında bulunduğu akademisyenlerin yaşadığı engellemeler tek tek yer alıyor.
Dünyada Filistin’e destek veren akademisyenler, üniversitelerde çeşitli baskılarla karşılaşıyor. Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) ve Kadim Akademi iş birliğiyle hazırlanan “Akademide Siyonist Baskı Raporu”, Filistin’e Destek Platformu ve TÜGVA ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen programla kamuoyuna açıklandı. Raporda, Batı akademisinde Filistin konusunda görüş açıklayan akademisyen ve öğrencilerin karşılaştığı idari, mali, hukuki ve dijital baskılar ele alınıyor.
'FİLİSTİN İSTİSNASI' VURGUSU
Raporun giriş bölümünde, 7 Ekim 2023 sonrasında Filistin konusunda görüş açıklayan akademisyenlere yönelik baskının arttığı anlatılıyor. Çalışmada bu durum 'Filistin istisnası' kavramıyla tanımlanırken, antisemitizm tanımının Siyonisy İsrail politikalarına yönelik akademik eleştirileri sınırlandırmak için kullanıldığı öne sürülüyor.
BAĞIŞÇI BASKISI VE AKADEMİK KARİYER
Çalışmada, Filistin konusunda görüş açıklayan kişilere yönelik baskının görevden alma veya disiplin soruşturmalarıyla sınırlı olmadığı belirtiliyor. Bağışçı baskısı, akademik kadro ve terfi süreçlerine müdahale, yayınların engellenmesi, derslerin kaldırılması, sosyal medya takibi, fişleme ve işverenlere yönelik baskı gibi farklı yöntemlerin kullanıldığı anlatılıyor. Raporda, bazı üniversitelerde büyük bağışçıların, Filistin yanlısı tutum sergileyen akademisyenlerin görevde kalması veya üniversitede çalışmaya devam etmesi halinde bağışlarını çekme tehdidinde bulunduğu öne sürülüyor. Illinois Üniversitesi’nden Steven Salaita ve Muhlenberg College’den Maura Finkelstein’ın yaşadığı süreçler bu iddiaya örnek gösteriliyor. Harvard Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları Merkezi yöneticileri Cemal Kafadar ve Rosie Bsheer’in görevden ayrılması sürecinde de bağışçı baskısının etkili olduğu belirtiliyor. Çalışmada ayrıca akademik kariyerin de baskı alanlarından biri olduğu ifade ediliyor. Kadro ve terfi süreçlerinin yanı sıra maaş artışları, sözleşmeler ve iş tekliflerinin de baskı aracı olarak kullanıldığı kaydediliyor.
FİŞLEME YAPILIYOR
Raporda, baskı mekanizmasının önemli bir ayağının dijital izleme ve fişleme olduğu ifade ediliyor. The David Project başta olmak üzere bazı kuruluşların kampüslerdeki Filistin yanlısı gösteriler, konuşmacılar, öğrenci grupları ve sosyal medya faaliyetlerini takip ettiği aktarılıyor. Çalışmada, protestolara katılan kişilerin fotoğraflarının çekildiği, kimliklerinin tespit edildiği ve bazı bilgilerin çevrim içi veri tabanlarına aktarıldığı örneklerle anlatılıyor.
Rapor her yıl güncellenecek
Raporun üçüncü bölümünde akademik baskıya maruz kaldığı belirtilen çok sayıda akademisyene yer veriliyor. Listede Edward Said, Norman Finkelstein, Hannah Arendt, John Mearsheimer, Stephen Walt, Cornel West, Steven Salaita, Rabea Eghbariah, Mahmood Mamdani, Nadera Shalhoub-Kevorkian ve Joseph Massad’ın yanı sıra Cemal Kafadar ve Hatem Bazian gibi isimler bulunuyor. MAÜ’nün açıklamasına göre rapor, akademik dünyadaki gelişmeler takip edilerek her yıl güncellenip yayımlanacak.

Dünya
ABD Mahmud Abbas'a vize vermemişti: BM'den skandalı yumuşatma çabası

Gündem
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde “Gazze İçin Bilim Kafe” programı

Hayat
Van'da Gazzeli çocuklar için uçurtmalar gökyüzüne bırakıldı


