
Uzman Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Özlü Uçan, dünya genelinde en sık görülen altıncı kanser türünün ağız kanseri olduğunu vurgulayarak, ancak bu konuda farkındalığın yetersiz olduğuna dikkat çekti. Dr. Uçan'a göre, ağız kanserleri tüm kanser türleri arasında en ölümcül sekizinci sırayı işgal etmekte ve bu kanser türü sessizce ilerleyebildiği için teşhis sürecinde gecikmelere neden olabilmekte. Uçan, ağrı, yüzde hissedilen ağrı, boyunda açıklanamayan şişlik gibi belirtilerin dört haftadan uzun süre devam etmesi durumunda, yutkunma güçlüğü gibi sorunlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Bu belirtilerin erken teşhis için önemli olduğunu vurgulayan Dr. Uçan, toplumda bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.

Ağız kanserleri, başlangıçta belirgin olmayan değişimler gösterip sinsice ilerleyerek, maalesef erken dönemde teşhis edilemiyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi Diş Hastanesi'nden Uzman Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Özlü Uçan, ağız kanserlerinde tanının genellikle semptomların ortaya çıkmasından sonra konulduğunu belirtiyor ve bu durumun hastalığın yüzde 60 oranında ileri evreye ulaşmasına neden olduğunu ifade ediyor.

Dr. Uçan, erken teşhisin önemini vurgulayarak, hastalığın erken aşamada teşhis edilmesi durumunda tedavinin daha kolay olduğunu ve hayatta kalma oranlarının yüksek olduğunu belirtiyor. Bu nedenle, diş hekimlerinin hastalarının risk gruplarını belirleyerek, özellikle ağız kanseri açısından yüksek risk taşıyan bireylerde farkındalık oluşturmanın büyük önem taşıdığını söylüyor.

Ağız kanserleri, direkt olarak kanser olarak başlamakla birlikte, genellikle prekanseröz lezyonların kansere dönüşmesiyle de gelişebilir.

Uzman Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Özlü Uçan, erken tanının kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, diş hekimlerine bu konuda önemli bir sorumluluk düştüğünü belirtiyor. Dr. Uçan, diş hekimlerinin ağız kanserleri ve prekanseröz lezyonları tespit edebilmeleri için yüksek bilgi düzeyine ve farkındalığa sahip olmalarının gerektiğini ifade ediyor.

Ağız kanseri riski taşıyan hastalarda farkındalık oluşturmanın ve düzenli kontrol muayenelerini gerçekleştirmenin, ağız kanseri oluşumu ve ölüm oranlarında önemli bir azalmaya neden olabileceğini belirten Dr. Uçan, bu konudaki araştırmalara dayanarak bu önlemlerin hayati öneme sahip olduğunu sözlerine ekliyor.

Bu belirtilere aman dikkat
Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Özlü Uçan, hastaların muayenesinde mutlaka kapsamlı bir oral mukoza muayenesinin yapılması gerektiğini belirterek, bu muayenenin hekimin sadece birkaç dakikasını aldığını ve ağız kanseri açısından şüpheli lezyonların tespitinde en etkili yol olduğunu ifade ediyor.

Dr. Uçan, bireylerin kendi sağlıklarına dikkat etmeleri gereken önemli belirtiler hakkında şunları söylüyor:

"Kazınamayan kırmızı veya beyaz lezyonlar, şüpheli görünen yaralar, dört haftadan uzun süren ağız, çene ve yüzde hissedilen ağrı, son zamanlarda boyunda meydana gelen açıklanamayan şişlik, üç haftadan fazla süren yutkunma güçlüğü, herhangi bir travma veya periodontal hastalık ile ilişkilendirilemeyen üç haftadan uzun süren dişlerde sallanma (mobilite) ve açıklanamayan kemik lezyonları gibi durumlar göz önünde bulundurulmalıdır."

Bu belirtilerle karşılaşıldığında, gerekli önlemlerin alınması için hekime başvurmanın önemli olduğunu vurguluyor.







