Beklioğlu, gölü düzenli olarak izlediklerini belirterek, dün gölden örnek aldıklarını, mikroskopla baktıklarında bunun çok bilinen bir siyanobakter türü olan "Microcystis aeruginosa" olduğunu gördüklerini söyledi.
17:14, 18/08/2021, ÇarşambaG: Güncelleme: 17:18, 18/08/2021, Çarşamba

Görüntüler korkutmuştu: ODTÜ Eymir Gölü açıklaması

Ankara'da Eymir Gölü'nde müsilaj benzeri görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) harekete geçti. Prof. Dr. Meryem Beklioğlu, Eymir Gölü'nde müsilaj değil, siyanobakteri denilen bir tür olduğunu açıkladı.

ODTÜ Biyoloji Bölümü ve Ekosistem Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKOSAM) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meryem Beklioğlu, ​son günlerde ODTÜ Eymir Gölü'nün yüzeyinde ortaya çıkan görüntülerin bazı internet sitelerinde müsilaja benzetildiğini belirtti.
ODTÜ Biyoloji Bölümü ve Ekosistem Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKOSAM) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meryem Beklioğlu, ​son günlerde ODTÜ Eymir Gölü'nün yüzeyinde ortaya çıkan görüntülerin bazı internet sitelerinde müsilaja benzetildiğini belirtti.
Bunun müsilaj olmadığını ifade eden Beklioğlu, şu bilgileri verdi:

"Bu müsilaj değil, siyanobakteri aşırı artışı. Bunun en önemli nedenleri küresel ısınmayla, hava sıcaklıklarının aşırı artması, suyu hızlıca ısıtması ve eğer suda yeteri kadar azot ile fosfor varsa siyanobakterinin aşırı artmasına neden oluyor. Bunlar bitkisel planktonlar. Bu, dünyanın hemen hemen şu an birçok gölünde, özellikle Kuzey Yarım Küre'de şu an yaz dönemi olduğu için gözlenen bir durum. Havaların hızlı ısınması, ısı dalgalarının olması, meteorolojik olarak suyun çok durgun olması bunların yüzeye gelip, böyle yemyeşil boyanmış hale gelmesine sebep oluyor."
Bunun müsilaj olmadığını ifade eden Beklioğlu, şu bilgileri verdi:


"Bu müsilaj değil, siyanobakteri aşırı artışı. Bunun en önemli nedenleri küresel ısınmayla, hava sıcaklıklarının aşırı artması, suyu hızlıca ısıtması ve eğer suda yeteri kadar azot ile fosfor varsa siyanobakterinin aşırı artmasına neden oluyor. Bunlar bitkisel planktonlar. Bu, dünyanın hemen hemen şu an birçok gölünde, özellikle Kuzey Yarım Küre'de şu an yaz dönemi olduğu için gözlenen bir durum. Havaların hızlı ısınması, ısı dalgalarının olması, meteorolojik olarak suyun çok durgun olması bunların yüzeye gelip, böyle yemyeşil boyanmış hale gelmesine sebep oluyor."
Gazetelerdeki haberlerde siyanobakterin ilk defa görüldüğüne ilişkin ifadeler olduğunu ancak bunun zaman zaman olabildiğini dile getiren Beklioğlu, bu durumun küresel ısınmayla gelen kuraklık, aşırı ısı dalgaları ve göllerin hidrolojilerinin bozularak durgun suya dönüşmesi sonucunda birçok gölde görülebileceğini söyledi.
Gazetelerdeki haberlerde siyanobakterin ilk defa görüldüğüne ilişkin ifadeler olduğunu ancak bunun zaman zaman olabildiğini dile getiren Beklioğlu, bu durumun küresel ısınmayla gelen kuraklık, aşırı ısı dalgaları ve göllerin hidrolojilerinin bozularak durgun suya dönüşmesi sonucunda birçok gölde görülebileceğini söyledi.
"Bu koşullar devam ettiği sürece bu gölde ve ülkemizin diğer göllerde olma ihtimali yüksek"

Beklioğlu, meteorolojik durgunluğun yanında suların hidrolojileriyle oynanmasının da bunda etkili olduğunu anlatarak, suyun hidrolik bekleme süresinin uzadığını, böylece sudaki azot fosfor miktarının arttığını ifade etti.
"Bu koşullar devam ettiği sürece bu gölde ve ülkemizin diğer göllerde olma ihtimali yüksek"


Beklioğlu, meteorolojik durgunluğun yanında suların hidrolojileriyle oynanmasının da bunda etkili olduğunu anlatarak, suyun hidrolik bekleme süresinin uzadığını, böylece sudaki azot fosfor miktarının arttığını ifade etti.
Siyonabakterlerin toksin yani zehirli madde içerdiğini belirten Beklioğlu, şunları kaydetti:

Siyonabakterlerin toksin yani zehirli madde içerdiğini belirten Beklioğlu, şunları kaydetti:
"Bu toksinlerin bir kısmı nörotoksin diye geçer. Sinir sistemini, hepatotoksin karaciğeri etkileyebilir. Hayvanlardan insanlara kadar çok fazla canlıya zarar verebilir ve bu açıdan da tehlikeli. İç suların, göllerin, nehirlerin bize sunduğu ekosistem hizmetleri var. Mesela içme suyu, sulama suyu, rekreasyon, balıkçılık gibi çok sayıda ekosistem hizmetleri var ama suda bu siyonabakter aşırı artışları olduğunda bu ekosistem hizmetlerini kaybediyoruz. Çünkü bu su, sulamada, içmede kullanılamaz, balıkların ölmesini tetikleyebilir. Bir de bu gördüğünüz canlıların hepsi organik madde, bunlar, mevsim normallerine döndüğünde ölmeye başlayacak, öldüğünde taze organik maddenin parçalanma işlemi başlayacak yani organiklerin inorganiğe dönüşmesi. Bu da oksijenle olan bir süreç ve sudaki oksijeni hızla azaltacağı için de ani balık ölümlerini tetikleyebilir.
"Bu toksinlerin bir kısmı nörotoksin diye geçer. Sinir sistemini, hepatotoksin karaciğeri etkileyebilir. Hayvanlardan insanlara kadar çok fazla canlıya zarar verebilir ve bu açıdan da tehlikeli. İç suların, göllerin, nehirlerin bize sunduğu ekosistem hizmetleri var. Mesela içme suyu, sulama suyu, rekreasyon, balıkçılık gibi çok sayıda ekosistem hizmetleri var ama suda bu siyonabakter aşırı artışları olduğunda bu ekosistem hizmetlerini kaybediyoruz. Çünkü bu su, sulamada, içmede kullanılamaz, balıkların ölmesini tetikleyebilir. Bir de bu gördüğünüz canlıların hepsi organik madde, bunlar, mevsim normallerine döndüğünde ölmeye başlayacak, öldüğünde taze organik maddenin parçalanma işlemi başlayacak yani organiklerin inorganiğe dönüşmesi. Bu da oksijenle olan bir süreç ve sudaki oksijeni hızla azaltacağı için de ani balık ölümlerini tetikleyebilir.
Mesela bir ay önce Burdur Gölü siyanobakter aşırı artışına maruzdu. Küçükçekmece, Büyükçekmece, Akgöl aklınıza gelecek çok fazla gölde var. En son 71 gölde, 6 kıtada, 33 ayrı ülkede yapılan araştırmada, uzun dönemli uydu verileriyle tespit edilmeye çalışılmış, göllerin son 30 yılda yüzde 68 daha fazla siyanobakteri aşırı artışına maruz kaldığını biliyoruz."
Mesela bir ay önce Burdur Gölü siyanobakter aşırı artışına maruzdu. Küçükçekmece, Büyükçekmece, Akgöl aklınıza gelecek çok fazla gölde var. En son 71 gölde, 6 kıtada, 33 ayrı ülkede yapılan araştırmada, uzun dönemli uydu verileriyle tespit edilmeye çalışılmış, göllerin son 30 yılda yüzde 68 daha fazla siyanobakteri aşırı artışına maruz kaldığını biliyoruz."
Beklioğlu, aşırı siyanobakter artışının olmaması için suyun hidrolojisiyle oynanmaması gerektiğini ve tarımdan, evsel atık sularından gelen azot fosforun kontrol edilmesi gerektiğini aktardı.
Beklioğlu, aşırı siyanobakter artışının olmaması için suyun hidrolojisiyle oynanmaması gerektiğini ve tarımdan, evsel atık sularından gelen azot fosforun kontrol edilmesi gerektiğini aktardı.
Göllerin restore edilmesi için su berraklığının artırılması ve su içi bitkilerinin büyüyeceği bir ekolojik durumun yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Beklioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
Göllerin restore edilmesi için su berraklığının artırılması ve su içi bitkilerinin büyüyeceği bir ekolojik durumun yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Beklioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Diğer bir ayrıntı ise Hükümetler Arası İklim Değişimi Paneli (IPCC) geçen hafta 6'ncı değerlendirmesini açıkladı, 2022'de tam rapor çıkacak, şimdi özetleri çıkmaya başladı. Raporda geçen en önemli şeylerden bir tanesi iç sularda kriz. Seller, taşkınlar, kuraklıklar ve heyelanlarla, su miktarı azalması ve kalitesinin bozulması sonucu da gıda güvenliği ciddi sorun olarak karşımıza çıkabilir. Yani iç sularda göller ve akarsuları kaybedersek hayat biter. Çünkü tarımdan, içme suyuna kadar her şey iç sulardan sağlanıyor yani tatlı sudan ve tatlı suyun toplam kullanılabilir miktarı 0.02. Biz 0.02'yi bu hale getiriyoruz. O yüzden artık uyanma ve önleme geçme zamanı."
"Diğer bir ayrıntı ise Hükümetler Arası İklim Değişimi Paneli (IPCC) geçen hafta 6'ncı değerlendirmesini açıkladı, 2022'de tam rapor çıkacak, şimdi özetleri çıkmaya başladı. Raporda geçen en önemli şeylerden bir tanesi iç sularda kriz. Seller, taşkınlar, kuraklıklar ve heyelanlarla, su miktarı azalması ve kalitesinin bozulması sonucu da gıda güvenliği ciddi sorun olarak karşımıza çıkabilir. Yani iç sularda göller ve akarsuları kaybedersek hayat biter. Çünkü tarımdan, içme suyuna kadar her şey iç sulardan sağlanıyor yani tatlı sudan ve tatlı suyun toplam kullanılabilir miktarı 0.02. Biz 0.02'yi bu hale getiriyoruz. O yüzden artık uyanma ve önleme geçme zamanı."
ODTÜ Eymir Gölü'nü düzenli olarak izliyor

ODTÜ olarak 1997'den beri Eymir Gölü'nü düzenli olarak izlediklerini ve her şeyi kontrol altında tuttuklarını anlatan Beklioğlu, şunları kaydetti:
ODTÜ Eymir Gölü'nü düzenli olarak izliyor


ODTÜ olarak 1997'den beri Eymir Gölü'nü düzenli olarak izlediklerini ve her şeyi kontrol altında tuttuklarını anlatan Beklioğlu, şunları kaydetti:
"ODTÜ olarak biz, önümüzdeki hafta balık stoklarına tekrar bakacağız ve dipte yaşayan ve dip çamurunu karıştırarak göle azot fosfor girmesini artıran sazan balıklarının miktarının azaltılmasını, buna 'biyomanipülasyon' deniyor, tekrar yapacağız, daha önce yapmıştık. Böylece önümüzdeki yaz da olabilecek ısı dalgalarıyla olabilecek problemin şiddetini azaltmak için azot ve fosforda nasıl daha fazla giderim yapabileceğimizin yollarını uygulamaya çalışacağız."
"ODTÜ olarak biz, önümüzdeki hafta balık stoklarına tekrar bakacağız ve dipte yaşayan ve dip çamurunu karıştırarak göle azot fosfor girmesini artıran sazan balıklarının miktarının azaltılmasını, buna 'biyomanipülasyon' deniyor, tekrar yapacağız, daha önce yapmıştık. Böylece önümüzdeki yaz da olabilecek ısı dalgalarıyla olabilecek problemin şiddetini azaltmak için azot ve fosforda nasıl daha fazla giderim yapabileceğimizin yollarını uygulamaya çalışacağız."
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026