Türkiye, bir tabuyu daha yıktı. 1977'deki kanlı 1 Mayıs'ta 37 kişinin hayatını kaybettiği Taksim Meydanı işçilere açıldı. Taksim'e akın eden yüzbinler meydana sığmadı. Bir iki noktadaki gerginlik dışında, kutlamalar bayram havasında geçti. Sağduyulu yaklaşım Taksim korkusunu tarihe gömdü.
Türkiye bir korkusuyla daha yüzleşti. Taksim Meydanı, 1977'de 37 kişinin hayatını kaybettiği kanlı 1 Mayıs'ın ardından 33 yıl sonra 1 Mayıs coşkusunu yaşayan emekçilerle doldu. Hükümetin izin vermesiyle yüzbinlerin Taksim Meydanı'nı doldurduğu kutlama, bayram havasında geçti. Korkulanın aksine kutlamalarda gerginliğin yok denecek kadar az olması 33 yıllık bir tabunun da yıkılmasını sağladı. Kutlamaya katılan vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren Taksim Meydanı'nı doldurmaya başladı. Kutlama alanına ulaşmak için toplanma noktalarında buluşan vatandaşlar, saatin 11.00 olmasıyla yoğun güvenlik önlemleri altında Taksim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Gruplar, meydana arama noktalarından geçerek ulaştı.
Taksim Meydanı, yıllar sonra kutlanan 1 Mayıs coşkusuna yetmedi. Saatler 12.00'yi gösterirken büyük bir kalabalık meydanı tamamen doldurdu. Bu sırada Taksim Meydanı'na ulaşmak için yollara düşen kortejin ucu henüz Harbiye'deydi. Kalabalık meydana sığmayınca vatandaşlar Taksim Gezi Parkı'nı doldurdu. Taksim Meydanı'ndaki coşkulu kutlama, 6 memur ve işçi konfederasyonu başkanının 1977'de çıkan olaylarda hayatını kaybedenleri anmak için Kazancı Yokuşu'nun başındaki 1 Mayıs anıtına karanfil bırakmasıyla başladı. Ardından işçi temsilcisi sendika ve gruplar belirlenen güzergahları kullanarak meydana ulaştı. DİSK ve KESK meydana ulaşmak için Şişli Mecidiyeköy, Türk-İş ve Kamu-Sen üyeleri Şişhane, Hak-İş ve Memur-Sen üyeleri ise Dolmabahçe güzergahını kullandı. Birçok sanatçının yanı sıra, aydın ve akademisyenler DİSK kortejinde yer aldı. Kortejin başında sanatçılarla birlikte, 1977'deki kanlı 1 Mayıs'ta hayatını kaybedenlerin yakınları da yürüdü.
Bu arada DİSK kortejinde ufak çaplı gerginlik yaşandı. 'Halk Cephesi' olarak adlandıran grup ile kortejdekiler arasında yaşanan tartışma, daha sonra yumruklaşmaya dönüştü. Kısa süreli arbede, gruptakilerin araya girmesiyle sona erdi.
Meydanda Timur Selçuk, piyanosuyla 1 Mayıs Marşı'nı seslendirdi. Selçuk'a Ruhi Su korosu eşlik etti. Günler öncesinden 1 Mayıs kutlamaları için hazırlık yapan koro 'Bekle bizi İstanbul' ve 'Bir şey yapmalı' parçalarını da söyledi. Yüzbinlerce kişi, iki işçinin 1 Mayıs bildirisini okumasının ardından olaysız bir şekilde sona erdi.
Kutlamaların ardından İstanbul Valisi Muammer Güler, 1 Mayıs'ın planlandığı gibi şenlik havasında geçtiğini söyledi. Geçmişte üzücü olayların yaşandığını hatırlatan Güler, bu yılın gelecek yıllara referans olmasını diledi.
Meydanı dolduran yüz binler içerisinde toplumun hemen her kesiminden vatandaşlar vardı. Sivil toplum örgütleri, sendikalar, gruplar ve 1 Mayıs'ı şahsen kutlamak isteyenler hazırladıkları pankart ve dövizlerle meydanı adeta bir panayır yerine çevirdi. Meydanı dolduran gruplar, bayram coşkusunu yaşarken sıkıntılarını da dile getirme fırsatı buldu. Örneğin, sinema yazarları 'Emek Sineması kapatılmasın' diye pankart açarken aralarında ünlü sanatçıların da bulunduğu sinema sektörü çalışanları da İş Yasası'nın çıkmasını talep etti.
1 Mayıs'ın en ilginç eylemcisi Almanya'dan gelen Papaz Peter Strbi oldu. Kilisenin "barış ve kardeşlik" anlamına geldiğini belirten Peter Strbi, işçilere destek vermek için Türkiye'de olduğunu söyledi.
Kutlamalar için geniş güvenlik önlemi alan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde kriz merkezi oluşturuldu. Civar illerden gelenlerle birlikte 26 bin polis görev yaptı. Polisin mesaisi sabahın erken saatlerinde başladı. Polis ekipleri ellerindeki dedektörlerle meydanda karış karış arama yaptı. Kalabalık polis ekiplerinden oluşan arama noktaları oluşturuldu. Alınan önlemler ve sağduyunun hakim olması nedeniyle polise fazla iş düşmedi. Erken saatlerde kafelerde oturan polisler renkli görüntüler oluşturdu.






