BDDK sessiz vatandaş sahipsiz

Derya Coşkun
00:0013/09/2010, Pazartesi
G: 12/09/2010, Pazar
Yeni Şafak
BDDK  sessiz vatandaş sahipsiz
BDDK sessiz vatandaş sahipsiz

Geçen yıl itibariyle 22 milyar lira kâr yapan bankacılık sektörü, başta 'Kredi kartı aidatı' olmak üzere, 'Hesap işletim ücreti' gibi isimler altında vatandaştan, yılda milyonlarca lira alıyor. Her sene yaklaşık 110 milyon hesaptan, işletim ücreti kesen ve yine yılda 45 milyon kredi kartı kullanıcısından aidat alan bankaların haksız kazançları sürerken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ise (BDDK) bu işe sessiz kalıyor.

SUNUŞ...
Günümüzde "Tüketici kral" deniyor. Ancak başta bankalar ve GSM şirketleri olmak üzere birçok sektörde bu kral, kampanya ve sözleşmelerle şamar oğlanına çevrilmiş durumda. Çünkü kral, tam olarak kendisine ne mükellefiyetler getirdiğini bilmediği sayfalarca sözleşmeleri okuyamadan imzalamak durumda kalıyor. Oysa 4077 sayılı kanunun 6. maddesi ve 5464 sayılı kanunun 24. maddesi, 'Tüketiciyle müzakere edilmeden tüketici aleyhine bir hükmün sözleşmeye konulmasını' men ediyor. Peki hangi banka veya GSM şirketi bu kurala uyuyor? Dolayısıyla uygulamada her zaman kralın bilgisi dışında hazırlanan sözleşmeler imzalanıyor. Kampanyalarla albenili yapılan sözleşmelerin sonunda problem çıktığında ise kral, karşı tarafın insafına terkediliyor. İşte 4 gün sürecek bu yazı dizimizde sözüm ona kralın düştüğü bu trajik durumlara dikkat çekiyor ve siz siz olun caf caflı kampanyalara KANMAnya, yani kanmayın diyoruz. İlgilileri ise kralın doğru bilgilendirilmesi prensibini uygulamaya davet ediyoruz.


Türkiye'de bankalar geçen yıl 22 milyar lira kâr açıkladı. Başta kredi kartı aidatı olmak üzere, hesap işletim ücretlerinden milyonlarca lira kazanan bankalar servetlerinin üzerine servet katarken, tüketici ise büyük zarar görüyor. Bugün yüzlerce kişi, bankaların kendilerinden aldığı haksız kazancın peşine düşmek için hakem heyetlerine başvuruyor

EN ÇOK ŞİKAYET ALAN KURUM

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı Aydın Ağaoğlu, BDDK'nın bu sessiz tavrına karşılık vatandaşın kaymakamlıklarda kurulan hakem heyetlerinde hakkını aradığını söyledi. Tüketiciler Birliği'nin 2009 yılı hak ihlalaleri raporunda, 2009 yılında Bankacılık ve İletişim sektörünün, şikayetlerde en başta yer aldığını hatırlatan Aağaoğlu, ihbarların da genelde kart aidatları ve tüketici kredileri üzerinde yoğunlaştığını belirtti.

ÖĞRENCİYE DE ÜYELİK AİDATI

Tüketici Birliği'ne bu noktada gelen şikayetler de her geçen gün büyüyor. Bunların içinde belli bir mesleği olup çalışan vatandaş da var, öğrenci de… Örneğin, bir öğrencinin bilgisi dışında kartının statüsü değiştiriliyor. Öğrenciye daha önce ödediği miktarın biraz daha üzerinde olmak üzere, 35 lira kart aidatı ödemesi gerektiği bildiriliyor. Üstelik daha önce “öğrenci kartı” olarak verilmiş kredi kartından aidat alınmayacağı belirtilirken, kartın statüsünün değişmesiyle 35 lira tutarında bir ücret talep ediliyor. Söz konusu bankanın yapılan alışverişlerde üye işyerlerinden belli bir kesinti yapıldığı bilgisini veren vatandaş, buna ek olarak üyelik aidatı alınmasından da şikayetçi.

YARGITAY DA HÜKÜM VERDİ

Bankaların kredi kartı aidatıyla ilgili tüketicilerden aldıkları ücretlere karşılık açılan davalarda yargıtayın 3 adet örnek kararı mavcut. Bu anlamda Yargıtay'ın kararında, önceden hazırlanmış standart sözleşmelerde yer alsa dahi kart ücretlerinin tüketicilerden tahsil edilemeyeceği hükmü var. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Kanun da aynı hükmü getiriyor.

MİLYARLIK AİDAT ÜCRETİ ALINIYOR

Kredi kartı aidatının alınabilmesi için, tüketiciden hükmün yanında parafının ya da imzasının alınması gerektiğinin altını çizen Ağaoğlu, bugün 45 milyon kredi kartı kullanıcısından 30 ila 150 lira arasında değişen meblağlarda aidat ücreti alınması durumunda 3-4 milyar liranın üzerinde bir kazanç elde edildiğini açıkladı.

BANKALARIN UYANIKLIĞI

Kredi kartı aidatları normal şartlarda yıllık alınıyor. Ancak bazı bankaların, vatandaşın değmez rakamlar için hakem heyetlerine giderek zaman harcamayacağını göz önünde bulundurmaları nedeniyle aidatları 4'e 5'e bölmesi de söz konusu. Yani kurumlar, bu yolla halkı bezdirmeye çalışıyor. Bankaların, yaptığı fiyatlandırmaları, sunduğu hizmeti satın alan tüketiciyle ayrıca anlaşması gerekiyor. Bunun yanında tabi bir de tüketicinin “Ben bunu kabul ediyorum” demesi gerekir. Bütün bunların yanında bazı bankalar daha da ileri giderek, 'Kurumumuz bu sözleşmedeki şartları dilediği gibi değiştirebilir' şeklinde bir hüküm de belirtiyor. Oysa, bu konuda kesin bir kanun da mevcut: “Asla bir sözleşme tek taraflı olarak tüketici aleyhine düzenlenemez.” Bu nedenle sonradan sorun yaşamamak için tüketicilerin sözleşmeleri dikkatli okumaları büyük önem taşıyor.


Bankalar karşısında süt dökmüş kedi gibi

Tüketicilerin en çok şikâyet ettiği konulardan biri de hesaplardan alınan kart güvence bedelleri ve aile sigortası bedeli olduğunu söylemiştik. Fakat bankalar bazen öyle ileri gidiyor ki, kabul edilmeyen kredi kartlarına bile ekstre gönderip bu söz konusu bedelleri alabiliyor. İşte size çarpıcı bir örnek daha: "Birçok kredi kartımdan geçmiş dönemlerde kart aidatı alındığını öğrendiğimde hemen kartlarımı iptal ettirdim. Ancak kartlarımdan birini kaybetmiştim. Bankaya bildirdim ve yenisini göndermemelerini istedim. Fakat beni müşteri hizmetlerinden defalarca arayıp kart göndermek istediler. Kabul etmedim.

KAÇIŞ ŞANSI YOK!

Bu iptalden yaklaşık bir hafta sonra ofisime çıkarken asansörde bir kurye vardı. “Nereye çıkıyordun?” dedim, benim ismimi

veren kurye kredi kartı getirdiğini söyledi. Ben de kuryeyi asansörden bile çıkarmadan aşağı gönderdim. Yani kartı teslim almadım fakat bu olaydan 10 gün kadar sonra bu teslim almadığım ve gönderdiğim karttın hesap ekstresi geldi. Ekstrede 100 lira kart aidatı ve 37,37 lira da kart güvence sigorta bedeli görünüyor. Baktım bu böyle olmuyor. Yetkili kuruma bir dilekçe yazdım. Daha sonra da bana bu kartla ilgili bir ekstre daha geldi ve aynı şekilde benden yine kart aidat bedeli ve o sigorta bedeli talep ediliyor.

Tüketicimizin hikâyesi burada bitmiyor tabii. Çünkü vatandaşımız bankayı BDDK'ya şikayet ettikten sonra kurumdan şikayetin bankaya iletileceğine dair cevap alıyor. Haliyle tüketici BDDK'ya soruyor; “Bankanın benden bu ücreti almasına nasıl göz yumarsınız?”


Ölmeden önceki son tercihin sorulması gibi...

Bugün bankalar birçok yerde vatandaşla kredi kartı sözleşmesi yapıyor. Öyle ki, fotoğrafta da görüldüğü üzere, bu uygulama acil servis önüne kadar getirilmiş durumda. Oysa ki, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 8. maddesi bu durumun yasak olduğuna dair açıkça hüküm veriyor: Madde 8 - Kart çıkaran kuruluşlar, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremezler. Bu kuruluşlarca genel müdürlük veya şube haricinde kredi kartı talebi toplanabilecek yerler Kurumun uygun görüşü alınarak Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği tarafından müştereken belirlenir.


Kapatılan kartların aidatları nerede?

Mağdur anlatıyor: "Bir bankanın müşterisiyken, hiç talep etmediğim halde tarafıma gönderilen birçok kredi kartım oldu. Zamanla çoğalan bu kartların hiçbir şekilde ödemesi aksamadı. Borcun tamamı günü gelince ödendi. Bu kartlarımdan birine birkaç ay önce yıllık aidat ücreti olarak 60 lira yansıtıldı. Defalarca müşteri temsilcisine bildirdim. Yetmedi, haklı müşteri hattını aradım, ayrıca yazılı olarak da dilekçe verdim. Fakat iptal edilmedi. Üstelik tarafıma da dönüş yapılmadı. Bunun üzerine de bankaya, bütün hesaplarımı ve kartlarımı iptal etmek istediğimi söyledim. Sadece bir adet kredi kartımı belirli nedenlerden dolayı kullanıma açık bıraktım. Daha önce aidat kesilen kartıma da ait taksit borcumu da kapattım. Buna rağmen, kapatmadan sonra da kartla ilgili işlem yapıldığını gördüm. Tekrar kalan borcumu kapattım. Kartım iptal edilmiş gözükmesine rağmen, aidat ücreti yine tarafıma iade edilmedi. Bütün kartlarıma ait aidat ücreti ve hesaplarıma ait işletim ücretinin tarafıma iade edilmesini istiyorum. Kendilerine yasal yollara başvuracağımı söylememe rağmen, yine sonuç alamadım. Şu anki kartımı dahi sadece belli nedenlerden dolayı iptal edemiyorum. Üstelik bu kartıma dair de türlü türlü sorunla karşılaştım. Benden istedikleri ücretin ise haddi hesabı yok."


Bunun adı kurt-kuzu hikayesi

Kart aidatına itiraz edilmesi durumunda, bankaların, halka 5464 sayılı kanunun 13. maddesini gerekçe olarak gösterdiğini belirten Tüketiciler Birliği Onur Kurulu Başkanı Aydın Ağaoğlu, “Kanunun 13. maddesinde kart aidatı alacaksın demiyor, yıllık ücret ve her türlü komisyon oranlarıyla, bunları uyguladıkları faiz gibi şeylerin aylık olarak kuruma iletilmesi gerektiği söyleniyor. Yani o madde tüketici ve banka arasında değil, BDDK ile bankaları kapsayan bir sözleşme maddesi. Bu tıpkı şuna benziyor; kuzu derenin alt kısmında su içerken, yukarıdaki kurt, 'suyumu kirletiyorsun kuzu seni yiyeceğim demiş. Kuzu da ama ben aşağıdayım nasıl senin suyunu kirletebilirim deyince, kurt, 'Olsun ben seni yemeyi kafaya koydum' demiş. Yani bankalar zaten bu aidatı almayı kafaya koymuş.”


YARIN
:
Halk kredide de nasıl 'YEN'ildi? Bankalar yasadışı ipotek masrafını nasıl tahsil ediyor? Dövize endeksli kredilere müdahale mümkün mü?