Beyin dalgalarıyla gelen dijital huzur

Dilber Dural
04:00, 15/06/2025, Pazar
Yeni Şafak
Beyin dalgalarıyla gelen dijital huzur
Arşiv.

Yeni medya sanatçısı ve koreograf Nora Gibson, beden, zihin ve bilinç deneyimini sinirbilim ve dijital teknolojilerle harmanlayarak sanat eserlerine dönüştürüyor. İstanbul Dijital Sanat Festivali’nde (IDAF) sergilenen interaktif çalışması “The Dream” ise izleyiciyi beyin dalgalarıyla şekillenen görsel ve işitsel bir meditasyon yolculuğuna çıkarıyor. Gibson, “Katılımcının kendi zihnini fark etmesini ve rahatlama yaşamasını amaçlıyorum” diyor. Eser, sürekli gelen e-postalar ve görevler arasında kendimize dinlenme alanı yaratıp yaratamadığımızı sorgulatıyor ve “yeniden bağlanma” fırsatı sunuyor.

Yeni medya sanatçısı ve koreograf Nora Gibson, beden-zihin ilişkisi, benlik ve bilinç deneyimini teknolojiyle harmanlayarak araştıran önemli bir isim. Dansçı kimliğiyle başlayan sanat yolculuğunu, bedenin hareketinden öteye taşıyarak sinirbilim ve yeni medya teknolojilerini bir araya getiren Gibson, sanatında sürükleyici enstalasyonlar, biyo-reaktif video ve ışık çalışmaları, koreografi ve ses tasarımına yer veriyor. Eserleri, New York, Montreal, Philadelphia ve Avusturya gibi prestijli sahnelerde sergilendi ve eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı. Ayrıca McGill Üniversitesi’nin sinirbilim laboratuvarında yaptığı çalışmalarla sanatına bilimsel bir boyut kattı.

Bu yıl “Connecting/Bağlanmak” temasıyla beşincisi düzenlenen İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), bugün Atatürk Kültür Merkezi’nde sona eriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, Türk Telekom ve PASHA Bank’ın sponsorluğuyla gerçekleşen festival, Türkiye’nin ilk uluslararası dijital sanat etkinliği olarak öne çıkıyor. Dijital sanatın önde gelen isimlerini İstanbul’da buluşturan festivalde yer alan Gibson, “The Dream” adlı eseriyle izleyiciyi nörolojik ve estetik bir yolculuğa davet ediyor. Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen bu çalışma, katılımcıların beyin dalgalarıyla gerçek zamanlı etkileşime girerek, kendi bilinç deneyimlerine dair farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Nora Gibson’la çalışmaları ve festivalde sergilenen “The Dream” isimli eserini konuştuk.

Hareket artık sadece bedende değil veride de yaşıyor

Sanatsal pratiğinizde beden, zihin ve bilinç kavramlarını sıklıkla araştırıyorsunuz. Kişisel bir deneyim miydi yoksa entelektüel bir merak mı?

İkisi birden oldu. Uzun zamandır aktif olarak meditasyon yapıyorum ve bu süreçte bilinçli deneyimin doğasına dair temel sorular sormaya başladım. Kendi zihnimi gözlemlemek, beden ile zihin arasındaki ilişkiyi ve benlik ile başkaları —hatta doğadaki nesneler— arasındaki göreli bağı sorgulamama neden oldu. Bu kişisel deneyim, entelektüel bir arayışı da tetikledi. Bu ilişkileri daha iyi anlamak ve neden bilinçli deneyimler yaşadığımızı sorgulamak amacıyla nörobilim alanında sistemli bir araştırma sürecine girdim.

Dijital sanat bağ kurma konusunda güçlü

Dijital çağda beden-zihin bağlantısı açısından nerede durduğumuzu düşünüyorsunuz? Sanat, bu kopuşu onarmaya yardımcı olabilir mi?

Evet, sanat bu kopuşu onarmaya yardımcı olabilir. Günlük hayatın pratik yönleri, beden, zihin, benlik ve öteki arasındaki ayrımları kurmayı kolaylaştırıyor. Ancak sanat bu sınırları eritme gücüne sahip. Bizi daha az bölünmüş, daha bütün hissettirebilir. Özellikle dijital sanat bu açıdan çok elverişli; çünkü bağ kurma konusunda güçlü bir potansiyele sahip.

Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen İstanbul Dijital Sanat Festivali’nde (IDAF) yer alan “The Dream” eserinize de değinelim istiyorum…

“The Dream”, nörobilimle olan ilgimden ve bedenimin doğal hareketlerinin estetik bir biçime nasıl dönüşebileceğini araştırmamdan doğdu. EEG sensörüyle yaptığım deneylerde, bedenimle görsel bir geri bildirim döngüsüne girdim ve bu sayede duygularımı gözlemlemeye başladım. Görselliği ben yaratıyor, onun tepkisini alıyor ve bu tepkiye yeniden tepki veriyordum. Bu süreçte sanat eserlerini meditasyon nesneleri olarak tasarlayabileceğimi fark ettim.

Sonrasında, aynı gerçek zamanlı verilere yanıt veren bir müzik sistemi programladım. Böylece “The Dream” artık sesli bir bileşene de sahip oldu. Bu işin amacı, katılımcıya belli bir bilgi vermekten çok, kendi zihnini fark etmesini sağlayacak bir estetik deneyim sunmak. İnsanların bu deneyimden sonra kendilerini daha iyi hissetmelerini, bedenlerinde bir rahatlama yaşamalarını istiyorum.

Teknoloji kullanımındaki artış yalnızlık oranlarındaki artışla bağlantılı

“The Dream” adlı eseriniz, sinirsel geri bildirimle çalışan bir görsel ve işitsel enstalasyon. Bu deneyim ne anlatıyor?

Eser, “Durmaksızın gelen e-postalar, görevler ve ekran kaydırmalar arasında, kendimize gerçekten dinlenme alanı yaratabiliyor muyuz?” sorusunu gündeme getiriyor.

“The Dream”, etkileşimli teknoloji sayesinde katılımcının beyniyle birlikte, estetik açıdan hoş ve sakin bir deneyim yaratıyor. Zihnimize özen göstermenin önemini hatırlatıyor ve bu özenin sadece kendimiz için değil, başkaları için de yaşam kalitesini artırabileceğini gösteriyor. Katılımcı, kendine zaman ayırarak başkalarına da bu dinlenme alanını açıyor. Bu bir tür “yeniden bağlanma” zamanı.

İş, gerçek zamanlı sinirsel geri bildirimle çalışan çok kanallı bir video ve ses enstalasyonu olarak tasarlandı.

Sanatın dijital dönüşümünde insan bağları

“Sürekli akan e-postalar arasında gerçekten kendimizi bulabiliyor muyuz?” diye soruyorsunuz. Sizce dijital çağda bedenimiz ve zihnimizle olan bağlantımız ne kadar samimi? Sanat, bu dikkat dağınıklığına nasıl yanıt verebilir?

Bu çok önemli bir soru. 2023 yılında ABD Sağlık Genel Kurulu, dünyada giderek yaygınlaşan bir “yalnızlık salgını” hakkında rehberlik yayınladı. Günlük teknoloji kullanımındaki artışın, yalnızlık oranlarındaki artışla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Sanat bu sorunu mucizevi bir şekilde çözemez elbette. Ancak özellikle dijital sanat, bu konuda bilinçli ve amaçlı bir şekilde kullanıldığında çok güçlü bir araç olabilir. Benim için esas soru şu: Yaptığım sanat daha fazla kopuş mu yaratıyor, yoksa daha fazla bağlantı mı kuruyor?


Annem Alev Alatlı Bayramda herkesi mutlu edecek sofralar hazırlardı
Hayat
Annem Alev Alatlı Bayramda herkesi mutlu edecek sofralar hazırlardı
Bayramın son lokması Anadolu’nun iki lezzeti
Hayat
Bayramın son lokması Anadolu’nun iki lezzeti

Başlıklar :AktüelHayatToplum
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026