Kalp yaşınızı 15 yıl geri sarın
04:00, 07/07/2026, Salı
Yeni Şafak

Muhammed Keskin
100 yaşına kadar yaşamak değil, 100 yaşına kadar sağlıklı yaşamak... Tıpta son yılların en çok konuşulan kavramlarından “longevity”, uzun ömürden çok sağlıklı yaş almayı hedefliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, uzun ve kaliteli yaşamın temelinin kalp ve damar sağlığı olduğunu belirterek, “İnsan damarlarının yaşı kadardır. Güçlü bir kalp ve esnek damarlar, dinç bir bedenin ve keskin bir zihnin en büyük teminatıdır” dedi. Keskin, doğru yaşam alışkanlıklarıyla kalp yaşını takvim yaşının 10-15 yıl gerisine çekmenin ipuçlarını verdi.
Daha uzun yaşamak kadar, o yılları sağlıklı geçirmek de günümüz tıbbının en önemli hedefleri arasında. Son yılların popüler kavramı “longevity” olarak adlandırılan sağlıklı yaşlanma yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, uzun yaşamın kronolojik yaştan çok biyolojik yaşla ilişkili olduğunu belirterek, kalp ve damar sağlığının bu süreçte belirleyici rol oynadığını söyledi.
AMAÇ ‘SAĞLIKLI’ YAŞAMAK
- Uzun ömrü niteleyen Longevity kavramının toplumda çoğu zaman yalnızca uzun yaşamak olarak algılandığını ifade eden Keskin, “Modern tıpta longevity, takvim yaşını uzatmaktan çok hücresel ve fonksiyonel kapasiteyi koruma sanatıdır. Amaç sadece daha fazla yıl yaşamak değil, o yılları yüksek yaşam kalitesiyle geçirmektir” dedi. Uzun yaşamak ile sağlıklı yaşlanmanın birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkati çeken Keskin, “Eğer ömrünüzü 90 yıla uzatıyor ancak son 20 yılınızı yatağa bağımlı geçiriyorsanız, burada sadece yaşam süreniz uzamış demektir. Longevity’nin asıl amacı sağlık süresini yaşam süresine eşitlemektir” ifadelerini kullandı.
İNSAN DAMARLARININ YAŞI KADARDIR
- Kalp ve damar sağlığının uzun yaşamın merkezinde yer aldığını belirten Keskin, “Bir kardiyolog olarak her zaman şunu söylerim; insan damarlarının yaşı kadardır. Kalp ve damar sistemi, vücuttaki tüm organların besin ve oksijen kaynağıdır. Eğer kalbiniz zayıflar veya damarlarınız tıkanırsa, organlarınıza giden kan akışı azalır. Bu durum sadece kalp krizine yol açmaz; beynin beslenmesini bozarak demansa (bunama) ve felçlere, böbreklerin beslenmesini bozarak organ yetmezliklerine neden olur. Kalp sağlığı, hem yaşam süresinin uzunluğunu (çünkü dünyada hala bir numaralı ölüm sebebi kalp damar hastalıklarıdır) hem de yaşam kalitesini doğrudan belirler. Güçlü bir kalp ve esnek damarlar, dinç bir bedenin ve keskin bir zihnin en büyük teminatıdır” diye konuştu.
GENETİK YÜZDE 25 ETKİLİ
- Uzun ve sağlıklı yaşamın büyük ölçüde kişinin yaşam tarzına bağlı olduğunu vurgulayan Keskin, “Dünyada insanların en uzun ve en sağlıklı yaşadığı ‘Blue Zones’ (Mavi Bölgeler) üzerine yapılan çalışmalar ve laboratuvar verileri, uzun yaşamın sırrının genetikten ibaret olmadığını gösteriyor. Ömür üzerinde genetiğin payı sadece yüzde 20-25 civarında; geri kalan yüzde 75 tamamen epigenetik yani yaşam tarzımızdır” ifadelerini kullandı. Keskin, sağlıklı yaş almak için düzenli hareket, Akdeniz tipi beslenme, kaliteli uyku ve güçlü sosyal ilişkilerin önemine işaret ederek, “Her gün 30-45 dakikalık tempolu yürüyüş, liften zengin beslenme, düzenli uyku ve stres yönetimi damar yapısını koruyan en önemli alışkanlıklardır” değerlendirmesinde bulundu.
HAREKET ŞART
- Biyolojik yaş ile takvim yaşının aynı olmak zorunda olmadığını belirten Keskin, “50 yaşındaki hareketsiz ve sigara kullanan bir kişinin damarları 70 yaşındaki biri kadar yaşlı olabilir. Ancak doğru beslenme, düzenli kardiyo egzersizleri ve ideal kilo yönetimiyle kalp yaşını takvim yaşının 10-15 yıl gerisine çekmek mümkündür” dedi.
Bu yanlışlara düşmeyin
* ”Bizim ailede kalp geçmişi var, ne yapsam boş”: En büyük yanılgıdır. Kötü genler birer mermidir ancak o tetiği çeken sizin yaşam tarzınızdır. Doğru alışkanlıklarla o kötü genlerin ifadesini baskılayabilirsiniz.
* ”Yaşlandıkça tansiyonun ve kolesterolün yükselmesi normaldir”: Hayır, bu yaşlanmanın değil, damar deformasyonunun bir sonucudur. Yaşlılık yüksek tansiyona mahkum olmak demek değildir.
* ”Hafta sonları ağır spor yapıyorum, hafta içindeki hareketsizliğimi telafi ederim”: Bilim buna “hafta sonu savaşçısı” diyor ve bu durum sedanter (hareketsiz) bir yaşamın getirdiği kalp risklerini sıfırlamaz; aksine kalbe ani yük bindirebilir. Hareket süreklilik arz etmelidir.
4 adımda değişimi başlatın
Muhammed Keskin, değişimi başlatmak için şunları önerdi:
* İşlenmiş gıdaları ve rafine şekeri bırakın: Şeker, damar duvarının en büyük düşmanıdır ve damarları içeriden “paslandırır”.
* Günde 10 dakika bile olsa esneme ve yürüyüş ekleyin: Hareketi hayatınızın değişmez bir rutini haline getirin.
* Akşam yemeğini erken kapatın: Yatmadan en az 3-4 saat önce yeme eylemini bitirmek, kalbinizin gece boyunca dinlenmesini ve nabzınızın düşmesini sağlar.
* Rutin kontrollerinizi ihmal etmeyin: Yılda bir kez yapacağınız basit bir kan tahlili, tansiyon takibi ve kardiyolojik muayene, gelecekte başınıza gelebilecek büyük bir felaketi erkenden engeller.

Hayat
Uzmanı açıkladı: Sıcakta fenalaşan kişiye böyle müdahale edilmeli

Hayat
Kontakt lens kullananlar dikkat: Havuz keyfi görme kaybına yol açabilir

Gündem
Türkiye bu olayı konuşuyor: 7 yaşındaki çocuğun diş tedavisi sırasında ölümü herkesi yasa boğdu
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.