Erkek ve kadın giyiminde başarılı çizgisiyle dikkat çeken Sabri Özel kendi ismini marka yapan sayılı işadamlarından. 1980'de marka olarak tescil ettirdiği ismiyle bugün 12 ülkeye ürün ihraç eden Sabri Özel'le markalaşmayı ve hazır giyimdeki yeni trendleri konuştuk
Sabri Özel Türkiye'de kendi ismini marka yapan birkaç işadamından biri. 1980'de tescil ettirilen marka bugün Ortadoğu'dan Avrupa ve ABD'ye kadar 12 ülkeye ihracat yapan dev bir kuruluş haline geldi. Bugün Türkiye'de birçok üretici ürünlerini yabancı bir isimle pazarlama telaşında. Özellikle tekstil sektöründe baş gösteren bu eğilime karşı her zaman yerli marka kullanılmasını savunan Sabri Özel şöyle diyor: “İşim icabı yurtdışına çok gidiyorum. Oradaki firmalar genellikle kendi isimlerini kullanıyor ve bunlar kalıcı oluyor. Dolayısıyla kendi ismini firmaya vermek bir karakteri yansıtıyor. Bu hem avantaj hem de dezavantaj. Avantaj çünkü isminizle tanınıyorsunuz. Dezavantajınız da siz gidin bir yerde yemek yiyin 1 lira hesap ödersiniz ben giderim aynı şeye 5 lira öderim. İstedik ki Türkiye'nin bir markası olsun ve ismiyle anılsın. Bu büyük cesaret isteyen bir iş. Arkasında düzgün durmanız gerekir. Her ürün sizi yansıttığı için kaliteli yapmak zorundasınız. Çoğu zaman sokakta insanlar yanıma geliyor 'Sizi çok tebrik ederim. 15 sene önce aldığım kazağı hala giyiyorum' diyor. Gömlek yine aynı şekilde. İki yıl üzerinde çalıştıktan sonra gömlek bölümünü kurdum. 'En iyi gömleği Sabri Özel yapıyor' diyorlar. Takım elbiseye de aynı şekilde. Müşteri memnuniyeti bizim için ön planda gelir. Ben ismimin de markamın da arkasındayım.”
Sık sık yurtdışında fuarlara katılan ve özellikle Avrupa'da Türkiye'deki yabancı marka merakının hoş karşılanmadığını söyleyen Sabri Özel İtalya'daki bir fuarda yaşadığı olayı şöyle anlatıyor: “Yurtdışındaki bir fuarda buradan bir üretici elinde yabancı bir markanın basılı olduğu bir poşetle dolaşıyordu. İtalyan markanın gerçek sahibi adamı çevirip sordu: 'Bizim böyle bir poşetimiz yok. Sen bunu nereden buldun?' Adam 'bu bizim markamız' deyince uğramadığı hakaret kalmadı. Buradakiler iyi bir şey yaptığını düşünüyor ama aslında rahatsızlık verici. Burada yabancı isimler konulmasından utanıyorum. Yabancı markayla mal satarak insanları bir kere kandırırsınız. Hele bunun taklit olduğu anlaşılırsa hiç inanç kalmaz. Kendi markanızı yaratın, onun arkasında durun. Bence bu insanların kendilerine güveni yok.”
İki yıl önce küresel ısınma konusunda üretime yönelik tedbirler aldıklarını söyleyen Sabri Özel şimdi de küresel ekonomik krizle baş edebilmek için çare aradıklarını söylüyor. Özel üretimde daha ince, zarif ama dayanıklı ürünlere yönelirken küresel krizle ilgili kötümser bir tahminde bulunuyor: “Bizim tetkiklerimize göre bu kriz 2011'e kadar sürecek, tekstil krizde en çok etkilenen sektörlerden biri. Eğer o zamana kadar ayakta durabilirsek büyük kardayız.” Küresel ekonomik kriz olumsuz bir faktör olarak ortada dursa da Sabri Özel ihracatını 12 ülkeye kadar genişleten ve daha da genişlemek için hazırlıklar yapan bir firma. Peki, yurtdışında daha çok hangi ülke Sabri Özel çizgisini takip ediyor, Sabri Özel imzalı ürünler daha çok hangi ülke erkeğinin ruhuna uyuyor? Özel bu soruya şöyle cevap veriyor: “12 ülkede sattığımıza göre demek çizgi beğeniliyor. Bunların arasında İran, Irak ve Suriye de var. Kültürel benzerlik açısından Kafkaslar bize daha çok uyuyor. Türkiye İtalya'dan sonra en iyi modayı yaratan ve en kaliteli malı yapan ülke. Bizim ülkemizdeki üreticilerin çoğu marka firmalara fason üretim yaptı. Baktığınız zaman Türk erkeğiyle İtalyan erkeğinin giyimi arasında fazla bir fark yok. Türkiye'nin giyim tarzı İtalyan'ınki gibi. Bunların geçmişten gelen bir giyim kültürü var. Biz batıda birçok ülkeye mal ithal ediyoruz ve hiçbir ülkeden şimdiye kadar şikâyet almadık. Ben klasik erkek ve dar kalıp çalışıyorum. Alınıp giyilecek ve modası geçmeyecek. Bizim fazla reklâmımız yok ama insanlar malımızın kalitesine güveniyor.”
Geçtiğimiz günlerde ünlü modacı Faruk Saraç hem dünyada hem de Türkiye'de erkek giyiminin kadın giyiminden farkının kalmadığını söylemişti. Bu dönüşümün sebebini sorduğumuz Sabri Özel bu tespite ilginç bir açıklama getirdi: “Çünkü dünyadaki pek çok stilist gay. Böyle olunca kıyafetleri de kendilerine göre tasarlıyor.” Kendi tasarımlarının Türk erkeğinin kültürüne ve beklentilerine uygun olduğunu söyleyen Sabri Özel 2009-2010 sezonundaki çizgilerini şöyle anlatıyor: “2009-2010'da sonbahar-kış modası üzerinde duruyoruz. Daha çok buz renkler içine hafif parlaklar ilave ediyoruz. Çalışmalarımız o yönde devam ediyor. Bayan giyiminde ise biraz daha parlak renkler var. Saks, siyah ve kırmızı zaten vazgeçilmez. Bayanlar için şeker pembeler olacak.”






