Japonya'nın Kuzey Doğu bölgesi Pasifik Okyanusu açıklarında meydana gelen deprem sonrası oluşan nükleer sızıntı Japonya ve diğer ülkelerde iyotlu tuz kullanımının artmasına sebep oldu. Peki tuz gerçekten radyasyonu önlüyor mu?
Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Engin Türkmen, iyotlu tuz kullanımı kişilerde yalnızca radyasyonun etkilerini önlediğini, ancak radyasyon ışını alan kişilerde iyotlu tuz tüketiminin pek bir faydası olmadığını söylüyor. Dr. Engin Türkmen, radyasyonun etkileri ve korunma yolları ile ilgili şu bilgileri verdi:
* Radyasyon; doğada bulunan maddelerin yaymış olduğu ışınların canlılar üzerindeki olumlu ya da olumsuz etkileridir. Bu maddeler, bulundukları ortamda dışarıya doğru yaydıkları ışın ile önündeki her şeyi delip geçiyor.
* Radyasyon birimi rem olarak ölçülür. Bunun 5'in altında olması insan sağlığını çok fazla etkilemez fakat çok yoğun radyasyon (1000 rem ve üzeri) insan organizması üzerinde ani ölümlere, hamilelerde ölü doğum ve düşüklere, ani körlük ve katarakt hastalığının oluşmasına ve radyasyon yanıklarına sebep olmaktadır.
* Bir de radyasyonun bunun dışında gecikmiş etkileri vardır. Bu gecikmiş etkilere gelecek nesillerde genetik hasar olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle DNA'larda kırıklar meydana getirerek kanserler ortaya çıkıyor. İnsan organizması üzerinde en hassas hücreler kan hücreleridir. Bunlardan en çok beyaz küreler yani enfeksiyonlara karşı koyan hücreler yok oluyor. Bu da vücudumuzun bağışıklık sistemini çökertmeye yetiyor. İkinci etkilenen hücreler kırmızı hücrelerdir ve kansızlığa neden olmaktadır. Üçüncü etkilenen hücre grubu ise mide- bağırsak hücreleridir. Hücrelerin fırçamsı kenarı ve epitel dediğimiz yapılar etkileniyor ve kanlı ishallere sebep oluyor. Yumurta ve spermlerin etkilenmesi sonucu kısırlık meydana geliyor. Son olarak ciltte yanıklar meydana geliyor.
* Japonya'da oluşan felaket sonrasında radyasyon, dünyaya hem hava hem de deniz yolu ile yayılmaktadır. Radyoaktif madde, bulutlar ile atmosferin strotosfer tabakasında bulunuyor ve yağmur ile birlikte bu radyasyon aşağıya iniyor.
* İçme sularının radyoaktif maddeler ile kirlenmesi durumunda, kirlenmeden önce hazırlanmış ve paketlenmiş pet sular tüketilmelidir.
* Radyasyon riski olan yerlerde taze meyve sebzelerin kullanılmaması, bu riskin öncesinde hazırlanmış ve paketlenmiş ürünlerin kullanılması gerekir.
* Radyoaktif sular ile kirlenmemiş, temiz olduğundan emin olunan sular ile sulanmış ve üretilmiş sebze meyveler tüketilmelidir.
* Radyoaktif maddelerin hücre içindeki çekirdekte bulunan DNA'mızda kırıklara yol açıp kansere yol açacağımızı bildiğimiz için bu etkileri yok edici antioksidan beslenme tarzı gıdalar tüketilmelidir. Üzüm çekirdeği, selenyum, domates, yüksek oranda c vitamini gibi…
* Eğer vücudunuzda D vitamini eksikliği var ise D vitamini alınmalıdır.
* Kırmızı etten uzak durulmalı. Izgara şeklinde yapılan kırmızı ette bulunan nitrozaminler radyoaktivite ile birlikte kanser oluşumuna neden olur.
* Sucuk ve salam tüketilmemelidir.
* Radyasyonun yağda birikmesinden ötürü yağ tüketimi azaltılmalıdır.
* Kanseri önleyici naturel killer adı verdiğimiz hücrelerin güçlendirilip sayısı sağlıklı beslenerek arttırılmalıdır.
* Spor yapılmalıdır.
* İçme sularının ve tarım yapılan yerlerin sık sık radyasyon ölçümlerinin yapılması gerekmektedir. Aşırı radyasyon tespit edilen tarım gıdalarının imha edilmesi ve içme sularının ise tüketilmemesi gerekmektedir.
* Japonya'da oluşan deprem sonrasında radyasyonun etkilerini azalttığı söylenen potasyum iyodür tuzu piyasalarda diyet tuz adı altında satılmaktadır. Normal sofra tuzundan farklı olarak içerisinde sodyum klorür yerine potasyum iyonu bulunmaktadır. Bu da tansiyonun yükselmemesi için idealdir; ama hastada böbrek yetersizliği ve kalp yetersizliği ya da potasyum atılmasında sorun varsa kullanılmaması gerekir çünkü potasyum zehirlenmesi meydana gelebilir, bu tuzun ölçümler yapılarak verilmesi gerekir.
* Günlük yaşantımızda sofra tuzu yerine iyotlu tuz kullanılabilir. Ancak bu tuzun radyasyonun etkilerini azaltıcı bir etkisinden ziyade koruyucu bir etkisi vardır. Tuzda oluşan birtakım bileşikler sayesinde radyasyona karşı önlem alınmış oluyor, bunun haricinde bu tuzun başka bir etkisi yoktur. Eğer kişi yoğun bir radyasyona maruz kalmış ise bu tuzu tüketmesi vücutta oluşan radyasyon etkilerini ortadan kaldırmaz.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'ndan alınan bilgiye göre, iyot tabletleri, radyoaktif olmayan iyot bileşikleridir. Nükleer tehlike durumlarında ortaya çıkabilecek radyoaktif bulut içerisinde yer alan radyoaktif iyotun tiroitte tutulmasını önlemek üzere, iyot tabletlerinin en kısa süre içinde alınması gereklidir. İyot tabletlerinin, vücudun diğer radyoaktif maddelere maruz kalmasını engelleyici özelliği yoktur. Sağlık Bakanlığı da internet sitesinde yayımladığı açıklamada, düzenli tuz tüketmenin radyasyonu önlemeyeceğini anlattı. Bakanlığın açıklamasına göre yetişkin bir insanın radyasyondan korunabilmesi için tek bir seferde 3 kilogram tuz tüketmesi gerekiyor. Sağlık uzmanlarının verdiği bilgiye göre potasyum iyot içeren haplar, radyasyon zehirlenmesinin etkilerine karşı kullanılabiliyor ancak sofra tuzunda zehirlenmeyi engelleyecek kadar iyot bulunmuyor.






